Konya'da şimdilerde büyük bir insan kalabalığı hakim...

Özellikle üniversitelerin hinterlandında bu kalabalığı gözlemleyebiliyoruz.

Yabancı plakalıaraç sayısı plakası 42 olan araçlardan daha fazla diyebiliriz. Konya'ya yakın illerden gelen araçlar bunlar.

Türkiye'nin köklü ve marka üniversitelerinden Selçuk Üniversitesi'nde, Konya'nın ve Türkiye'nin kendinden emin adımlarla ve hızla büyüyen üniversitesi Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde, eğitimde tercih edilen ve parmakla gösterilen KTO Karatay Üniversitesi'nde, Konya'nın ilk özel üniversitelerinden biri olan Mevlana Üniversitesi'nde ve Türkiye'de ilkleri gerçekleştirmeyi hedefleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Üniversitesi'nde şimdilerde kayıt heyecanı ve kayıt yoğunluğu yaşanıyor.

2'si devlet, 3'ü özel statüde olan, hepsi birbirinden kıymetli, eğitimde kaliteyi en üst seviyede tutan, farklı branşlarda gösterdikleri başarılarla dikkat çeken üniversitelere ev sahipliği yapan Konya'da adeta şimdilerde eğitim turizmi hareketliliği yaşanıyor.

Bu kadar üniversiteye ev sahipliği yapmak, Konya'ya bazı sorumlulukları da getiriyor. Sayıları 100 bini aşan öğrencilerin büyük bir bölümü farklı şehirlerden geliyor Konya'ya...

Konya'yı şöyle göz ucuyla süzüveren öğrenci ve veliler, düzenli, tertipli, sorunları olmayan bir şehre geldikleri düşüncesini hemen kapıyor.

Konya hakikaten emsali olan şehirler içerisinde farklı bir yerde duruyor.

Ancak kronikleşmiş sorunlar da hemen kendisini hissettiriveriyor.

Örnek ulaşım...

Dönüp dolaşıp, geldiğimiz, kilitlendiğimiz, içinden bir türlü çıkamadığımız, bumerang gibi yakamıza yapışan, fırlattıkça ne kadar uzağa gitse de dönüp dolaşıp yine bizi bulan sorunumuz...

Özel araçları ile değil de uçak, hızlı tren, otobüs gibi ulaşım araçlarını tercih ederek Konya'ya gelenler, şehir içi ulaşımdaki sıkıntıları görmezden gelemiyor.

Üniversite kayıtlarının yenice başladığı bu dönemde tramvayların çalışmıyor olması bizim en büyük handikapımız oldu.

Rayları görüyorlar, Selçuk Üniversitesi Kampüsü'nün içinde dahi var olan rayların üzerinden neden tramvayların hareket etmediğini merak ediyorlar.

Anlatamazsın ki, hangi birine anlatacaksın. Ya da ne diyeceksin...

'Raylı sistemle karayolunun kesiştiği noktalarda deformasyon olmuş, onları tamir ediyorlar. Bu nedenle tramvaylar çalışmıyor'mu diyelim...

Şu sıcakta otobüsle kampüse kadar gelip, taa tepenin başında olan fakülteye gitmek için yol arayan adama bu açıklamayı yapacak olsan dövmeye kalkar. Adama söver gibi gelir.

Bu nedenle de cesaret edip kimse açıklama yapma yoluna gitmiyor...

Sorunun merkezinde ulaşım yer alınca, ufak tefek diğer problemler tamamen göz ardı ediliyor.

Dedik ya, eğitim turizmi var Konya'da diye. Haftasonunu Konya'da geçiren aileler, bu vesileyle Konya'yı gezme fırsatı buluyor.

Hayal edilenKonya ile yaşanıp, görülen Konya birçoğu için aynı olmuyor. Kimisi beğendiğini belirtiyor, kimisi de lafını hiç esirgemeden yerden yere vuruyor.

Dilin kemiği yok.E milletin ağzı da torba değil. Büzüp susturamazsınız.

Daha iyi şartlarda, daha kaliteli ulaşımı sağlamak için altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü biliyoruz ama bunu eloğlunaanlatamıyoruz.

Mesnevi'den:

“Ey surete tapan! Var git, anlamı (bulmaya) çalış. Çünkü anlam, suret bedeni üzerinde kanat gibidir.”