Atılan tarihi adımla birlikte, vatandaşların günlük hayatta kullandığı resmi kimlik belgeleri yepyeni bir işlev kazanarak akıllı geçiş sistemlerinin anahtarı haline geliyor. Teknolojinin tüm imkanlarının seferber edildiği bu entegrasyon süreci, kültürel mekanlara erişimi hiç olmadığı kadar pratik ve hızlı bir boyuta taşıyacak.
Tarihi dokunun modern yazılım çözümleriyle harmanlandığı bu vizyoner altyapı seferberliği, sadece giriş kolaylığı sağlamakla kalmayıp, ziyaretçilerin gezi kalitesini de kökten değiştirecek. Kültürel hazinelerin korunması ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarılması adına kurgulanan bu bütünleşik model, Türkiye'nin turizm potansiyeline de küresel ölçekte büyük bir ivme kazandıracak.

BAKAN MEHMET NURİ ERSOY AÇIKLADI: T.C. KİMLİK KARTLARI MÜZEKART'A DÖNÜŞÜYOR
İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin tarihi atmosferinde gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, vatandaşlara büyük kolaylık sağlayacak yeni sistemin detaylarını paylaştı. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının Müzekart özelliğine kavuşturulacağını müjdeleyen Bakan Ersoy, sistemin işleyişine dair önemli ipuçları verdi. Vatandaşların e-Devlet kapısı ya da özel olarak geliştirilen mobil uygulamalar üzerinden kimlik tanımlama işlemlerini saniyeler içinde yapabileceğini belirten Ersoy, dijital kanallardan kart ücretini ödeyen herkesin sıra beklemeden, sadece nüfus cüzdanını turnikelerdeki okuyuculara göstererek doğrudan geçiş hakkı kazanacağını ifade etti.
Kültürel egemenliğin ve stratejik verilerin korunmasının dijital bağımsızlık meselesi olduğunu vurgulayan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu projenin basit bir biletleme revizyonu olmadığını, kültürel miras yönetiminde dünya çapında örnek teşkil edecek bütünleşik bir model olduğunu aktardı. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi çeken 70 müzenin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetlerin bakanlık personeliyle yürütüldüğünü hatırlatan Ersoy, 2026-2027 yıllarında kapılarını açacak 28 yeni müze ve ören yerinin de ilk andan itibaren bu sisteme entegre edileceğini sözlerine ekledi. Toplamda 216 tarihi alanı kapsayacak bu sistemde ticari alanlar, gişeler ve mağazalar tek çatı altında birleşerek ülke genelinde standart bir hizmet kalitesi sunacak.

TÜRK TELEKOM ÜST YÖNETİCİSİ EBUBEKİR ŞAHİN: KÜLTÜREL MİRASIMIZI 5G VE YAPAY ZEKA İLE GELECEĞE TAŞIYORUZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolün teknik detaylarını aktaran Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, projenin stratejik derinliğine dikkat çekti. Şirket olarak yalnızca iletişim hatları döşemediklerini, teknolojinin gücünü hayatın her alanına entegre ettiklerini belirten Ebubekir Şahin, bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve Rami Kütüphanesi başta olmak üzere 1300'ü aşkın kütüphanenin dijital şebekesini kurduklarını ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi'nin dijital dönüşümündeki tecrübelerini şimdi de açık hava müzelerine ve tarihi saraylara taşıyacaklarını aktardı.
Proje kapsamında 216 müze ve ören yerinin uçtan uca dijitalleştirileceğini duyuran Şahin, otoparklardan kafeteryalara, biletleme kanallarından mağazalara kadar her operasyonel noktanın akıllı sistemlerle donatılacağını söyledi. Tarihi mekanların fiber optik ağlar, geniş bant Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonuyla donatılacağını belirten CEO Şahin; yapay zeka destekli veri analitiği, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR), çok kanallı dijital ödeme yöntemleri ve sesli rehber sistemlerinin devreye alınacağını açıkladı. Bu hamlenin günübirlik bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, Türkiye'nin kültür turizmindeki dijital geleceğine yapılmış en büyük uzun vadeli yatırım olduğunu beyan etti.
MÜZE MAĞAZALARINDA GELENEKSEL SANATÇILARA DEV DESTEK VE KÜRESEL SATIŞ FIRSATI
Kapsamlı dijitalleşme dalgası, tarihi alanlardaki ticari işletmeleri ve hediyelik eşya dükkanlarını da tamamen yeniliyor. Yeni kurulan sistemle birlikte müze mağazalarının ürün konsepti baştan aşağı değiştirilerek tamamen yerli ve kültürel öğelere ayrılıyor. Bu alanlarda Geleneksel Türk El Sanatları, lokum, Türk kahvesi, halıcılık ve geleneksel süsleme sanatları gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan somut olmayan kültürel değerler ön plana çıkarılacak.
Mağazalarda satılacak tüm ürünler, Bakanlık tarafından resmi olarak belgelendirilmiş olan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip yerel sanatçılardan ve geleneksel el sanatları ustalarından doğrudan tedarik edilecek. Bu sayede hem asırlık üretim teknikleri korunacak hem de yerel istihdam güçlü bir şekilde desteklenmiş olacak. Ayrıca Türk Telekom’un sahip olduğu küresel pazarlama ağı ve dijital e-ticaret platformları kullanılarak, yerli ustaların elinden çıkan bu nadide ürünlerin yurt dışındaki alıcılara ulaştırılması ve dünya pazarında satışa sunulması sağlanacak.




