YARAMAZLIK YAPAN ÇOCUKLA NASIL BAŞ EDERSİNİZ?

Rehberlik servisine gelen öğretmen ve annelerin en büyük sıkıntılarından biri yaramaz çocukla nasıl baş edebileceğini bilememek. Saldırgan, sinirli, kırıcı davranışları olan çocukları anlamak ve bu davranışları kalıcı hale gelmeden yani çok geç olmadan değiştirmek için onlara yardımcı olabilmek büyük bir önem taşıyor.

Bu nedenle bu haftaki köşe yazımda aşırı derecede yaramazlık yapan çocuklara yaklaşım tarzlarını ele alacağım. Çocuğun neden bu davranışlara başvurduğuna değineceğim. 

Çocuklar neden yaramazlık yapar? 

Bunu nereye kadar normal kabul etmek, ne zaman psikolog desteği almak gerekir, çocuğu cezalandırmak doğru mu? 


Çocuklarda yaramazlığın nedenleri?

Yıllardır, gözlemlerimiz, yaptığımız vaka çalışmaları ve danışan ebeveynler yaptığımız çalışmalardan çıkardığımız sonuç; çocukların yaramazlık yapma sebeplerinin başında ailenin davranışlarının tutarsız olması gelmektedir. Çocuğa istenilmeyen bir davranış yaptığında kızılır, fakat bunun çocuğun karakterinden dolayı olduğu düşünülür. Aslında çocuğun karakterinin oluşmasında ailenin çok büyük önemi vardır. Ailenin tutumu yanlış olduğu için, çocukta istenmeyen davranışlar görülür.

Yaramazlık dediğimiz bazı davranışlar, çocuğun saldırgan olduğu davranışlardır. Kırıp dökme, vurma, itme gibi davranışlar, çocuğun dışarıya yönelttiği saldırganlıktır. Bir de anne baba ve çocuk arasında güvensizlik sorunu, çocuğun saldırgan davranmasına yol açabilir. Çocuk küçükken, anne ve babayla güvenli bir bağlanma yaşayamamıştır, bu sorun gelişim dönemlerinde de ilerleyerek görülür.

Çalışan anne babalar, genelde çocuklarını kreşe gönderirler. Çocuklar 'okula gelmek istemiyorum, yemek yemek istemiyorum' gibi davranışlar sergilerler. Bundan dolayı özellikle anneler, çocuğa negatif ilgi göstermeye başlar. 'Sen neden böyle yapıyorsun, beni üzüyorsun' şeklinde gösterilen negatif ilgi, çocuk pozitif ilgiyi göremediği için almak istediği bir ilgi haline gelir. Negatif de olsa ilgi görmek için davranışını devam ettirir.

Peki hangi durumlarda çocuk daha yaramaz olabilir?

Ebeveynden biri çocuğun yanında değilse, uzak bir iş yerinde çalışıyorsa, yurt dışındaysa veya ebeveynlerden biri eve sürekli geç geldiği için çocuk onu çok fazla görmüyorsa yaramazlık yapabilir.

Ayrı olan ailelerde anneanne, babaanne gibi bazı yetişkinlerin olmamasının da çocukları kötü etkileyebilir. Çocuk kendini yalnız hisseder ve bunu da dışarıya karşı bir saldırı olarak ortaya çıkarabilir. Ya da tam tersi içeriye karşı saldırı olarak tırnak yeme, parmak emme gibi davranışlarla gösterebilir.

Özellikle boşanmış çiftlerde, çocuk ebeveyninden birini daha az gördüğü için ilgi çekmeye çalışarak yaramazlık yapar. 

Evde baskıcı tutum sergileyen ailelerde de çocuklar yaramazlık yapmaya daha meyilli olur.

Yaramazlık yapan çocukla nasıl konuşmak gerekir?

6 yaş üzeri çocuklarla büyük bir yetişkinmiş gibi konuşma, açıklama yapma şansınız var. Ama daha küçükken ne kadar açık anlatırsanız anlatın, çocuklar için bazı şeyler çok soyut kalır.

Bu durumda çocuklara hikayeler anlatmak iletişimi kolaylaştırır ve daha çabuk anlamalarını sağlar. Mesela, yaramazlık yapan bir çocuğun baş rolde olduğu bir hikaye uydurabilirsiniz. Bu hikayenin sonuçlarını da çocuğa anlatıp ona yaramazlık olarak kabul edilen davranışları yapmaması gerektiğini hikaye üzerinden ulaştırabilirsiniz. Hiçbir zaman onun yaptığı davranışı direkt olarak “Senin yaptığın bu davranış çok yanlış” şeklinde anlatmamalısınız. Hikayedeki çocuğun yaptıklarının sonucunda mutlu olmadığını göstererek çocuğunuza dolaylı yoldan anlatmak daha iyidir.

Ülkemizde her geçen yıl önceki yıllara göre düzelme görsek de maalesef şöyle bir algı var. “El kadar çocuk anlamaz, o bu lafın ne olduğunu bilmez, oturup konuşsak ne fayda verir ki anlamıyor” gibi düşünceler, ebeveynlerde ve öğretmenlerde zaman zaman görülüyor. Çocukların hiçbir şeyi anlamadığını düşünmek o kadar yanlıştır ki... Çocuklar her şeyi duyarlar ve unutmazlar. Onlara her şeyi net ve basit bir dille anlatmak, kafalarında soru işareti bırakmamak gerekir. Ancak bu sabır ve bir fidan yetiştirme bilincinde olan ebeveynler ve öğretmenler tarafından gerçekleştirilebilir. Ve maalesef bazı ebeveynlerin çocuklarına ayıracak bu kadar zamanı olamamaktadır. Televizyonun karşısında saatlerce oturulabilir ancak çocuğa iki kelam laf etmek zul gelmektedir. Eeee, sonra küçük yavrucak ne yapsın? Kendisiyle ilgilenilmesi için olmadık şeyler yapmaktadır. Çünkü yaramazlık yaptığında ebeveynleri ona kızsa bile en azından ilgilenmiş, onu var saymış olmaktadırlar.

Önemli bir konu da, çocuklarda yaramazlığın hangi noktaya kadar normal kabul edilebileceği konusudur.

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin yaramazlık olarak algıladı davranışların çoğu aslında çocukların yaşlarının gereği gibi davranmalarından kaynaklanabileceği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Çocuklarınız sürekli olarak bir şeyleri keşfetmeye çalışıyorlar. Anne ve babaların ya da öğretmenlerin daha geniş bir ifadeyle biz yetişkinlerin yaramazlık diye nitelendirdiği davranışlar, çocukların belirli yaş dönemleri için çok normal sayılmaktadır ve bunu kabul etmek gerekir.

ilk eğitimin ailede verildiğini unutmamak çok önemli. Lafa geldiği zaman bunu her ebeveyn söylüyor ancak uygulamada maalesef çocuklarıyla ilgilenmiyorlar. Normal şartlar altında, 4-6 yaş arası çocuklar toplumsal kuralları öğrenmeye başlarlar. 6 yaşından sonra da okula başlamaktadırlar. Okul dönemi başladığı yılları takip eden zamanda yaramazlık dediğimiz davranışların 4-6 yaş arası döneme göre azalmış olması beklenir. Eğer bu dönemde azalmazsa, yardıma başvurulabilir. Çocuk yaramazlığa devam ediyorsa, genellikle ailede bir takım sorunlar vardır. Çocukla ve onun davranışlarıyla baş edemiyordur. Büyük ihtimalle tutarsız davranış sergiliyordur aile.

Yaramazlık yapan çocuğu cezalandırmak doğru mu?

Ceza ile, dayak ile davranış kazandırılabilseydi afedersiniz ama eşekler alim olurdu. Çocuğa hiçbir zaman ceza uygulanmaması gerekir. Ceza eğitimde negatif etken olduğu için, cezanın sonuçlarının da negatif olur. Ayrıca, ebeveynlerin 'Bunu yaptığın için şunu yapamayacaksın' gibi çocuğa yaptığı davranışın sonrasında bir ceza uygulanacağı mesajı vermesi, olumlu bir sonuç yaratmaz. 

Yapılması gereken sabırla, tekrar ve tekrar ve tekrar çocukla konuşmaktır. Davranışı öncesinde çocuğa yaptığının istenmeyen ve kötü davranışlar olduğu anlatılmalıdır. Örneğin, çocuk bir şeyi kırdığında bunu yaptığı için çok sevdiği programı izleyemeyeceğini önceden bilirse, seçimi kendisi yapacak ve programı izlemek istiyorsa bir şeyi kırmayacak. Davranışı yaptıktan sonra ceza vermek, hiçbir şey elde etmenizi sağlamaz. Davranışı yaptıktan sonra da yine sabırla ve onun seviyesine eğilerek ve tekrar ve tekrar ve tekrar yargılamadan, özbenliğini zedelemeden, özgüvenini sarsmadan konuşmak gerekir.

Yaramazlığın yol açtığı ne gibi davranış bozuklukları vardır?

Çocuğun yaramazlık yapmasının arkasından psikolojik sorunlar gelebilir. Çocuk negatif ilgiden sonra bir haz arayışına girer, aslında yaramazlık ile ilgi çekse de haz duygusunun eksik kalabilir. Bu da bağlandığı ebeveynlerden birinin eksik olması ya da ev içinde bir şekilde kendini iyi hissetmemesinden kaynaklanabilir.

Bir başka problemde çocuğun parmağını emmesi, tırnak yemesi, cinsel organıyla oynamısıdr.

İşte bu noktada çocukların en önemli haz noktası, 1 yaşına kadar normal sayılan, bazen 3 yaşına kadar devam eden, ancak daha ileriki yaşlarda sürmesinin sağlıksız olduğu parmak emme davranışıdır.

Çocuk tırnak yemeye hatta mastürbasyon yapmaya da başlayabilir. Çocuğun cinsel organını keşfettikten ve haz aldığını fark etmesinden sonra bunu devam ettirmesi, çocukta bir şeylerin eksik olduğunun, çocuğun bu eksikliği gidermeye çalıştığının bir göstergesidir. Buna özellikle anne babadan birinin olmaması ve özlem duygusu neden olabilir.

4-6 yaştan sonra çocuğunuzda yaramazlık belirtileri devam ediyorsa kesinlikle uzmana başvurmalısınız. Uzman, önce çocuğunuzla birlikte sizi aile olarak dinleyecek, sonra sizinle ebeveynleri olarak ayrıca çalışacak, en son yine çocuğunuzla birlikte sizi dinleyecek ve çözüm üretmeye çalışacaktır.

Eğer aile çok tutarsızsa, çocuğu istediği gibi davranması konusunda serbest bırakıyorsa, ailenin tutumunu değiştirmesi istenir.

Bu durumda ailenin yapması gereken, gün içinde çocuğa neler yapacağını açık ve net şekilde anlatmaktır. Hangi davranışı yaptığında sonucunda ne olacağını çocuğa önceden söyleyerek, ona seçim hakkı tanıması gerekir. Böylece çocuk hem kararını verecek hem de sorumluluk alarak kendisini yetişkin gibi hissedecektir. Yaramaz davranışlarından bu sayede sıyrılması, takdir edildikçe yetişkin gibi davranması gözlenecektir.