Doktora eğitimi için gittiği İtalya sonrası Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nde başladığı iş hayatını Araştırma Görevlisi ve Yapay Zekâ Danışmanı olarak devam ettiren Dr. Rıdvan Salih Kuzu, yapmış olduğu birçok özverili çalışmayla ülkesini temsil ediyor. Aslen Konyalı olan ve ‘tarımsal alanların uydu görüntüsü ve yapay zeka ile izlenmesi’ alanında yapmış olduğu araştırmalarda Konya’daki uzman ve çiftçilerle görüşmelerini sürdüren Kuzu’nun ilerideki hedefi ise bilgi birikimini daha etkin bir şekilde Türkiye ve Konya özelinde çiftçilerin yararlanacağı ürün ve hizmetlere dönüştürmek.

Sizleri tanıyabilir miyiz?

Rıdvan Salih Kuzu. 1987 Karapınar doğumluyum. Lise eğitimimi Meram Fen Lisesi’nde, üniversiteyi ise Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladım. Şu anda Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nde bilimsel araştırmacı olarak çalışıyorum. Araştırma konum, tarım, orman ve yerleşim alanlarının uydu görüntüleri ve yapay zekâ kullanılarak izlenmesi üzerine. Türkiye’den 2017 yılında yurt dışında doktora yapmak için ayrılmıştım; son üç yıldır Almanya, Münih’te yaşıyorum.

Rıdvan 1

Farklı bir ülkede yaşamanın zorlukları neler olmuştu?

Yurtdışında ilk yaşadığım yer İtalya, Roma’ydı. İlk başta en büyük zorluk İtalyanca bilmemek oldu. Çünkü turistik yerler dışında yerel halkın yabancı dil bilme oranı çok düşük. Tüm resmi işler, günlük yaşam, İtalyanca bilmiyorsanız bir yerde tıkanıyor. Dil öğrendikçe bu zorluğu zamanla aştım.

İtalya’da Türk nüfusu yoğun değil ve ilk gittiğimde tanıdığım birileri yoktu.  Bence bir Türk’ün başka bir Türk’e yapacağı en büyük yardım, gittiği ülkede her ortamda iyi intiba bırakacak şekilde yaşamak çünkü gittiğiniz ülkede karşılaştığınız herkes, daha önce karşılaştığı Türklerden referansla, zihninde bir ‘Türk’ profili oluşturuyor. Örneğin, yurtdışındaki yaşayacağınz ilk sorunlardan birisi, ev sahiplerinin yabancılara güvenemediği için size ev vermemesi olabiliyor. Fakat İtalya’daki ev sahibimizin çok iyi anlaştığı Türk arkadaşları olmuş geçmişte, o sebeple Türkleri çok seviyordu ve evini bize kiralamayı kabul etti. İtalya’da yaşadığımız süre boyunca da her konuda yardımımıza koştu. 

Bayram, tatil değil! Bayram, tatil değil!

Kültürel ve sosyal düzeyde yalnızlık duygusuyla karşı karşıya kaldığınız oluyor mu?

İnsan anadilini konuşmadığı bir yerde, çok iyi arkadaşlıklar kursa bile, zaman zaman bu yalnızlık duygusunu hissedebiliyor. Ama bunun ciddi bir olumsuzluk olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda, Avusturyalı Yazar Thomas Bernhard’ın İspanya’da geçirdiği süreyi özetlemek için kullandığı çok sevdiğim bir demeci var: ‘Bir işi ilerletmenin en önemli noktası dilini bilmediğin bir ülkede olmaktır. Böylece sürekli insanların hoş şeyler söylediğini zannederiz. Sadece önemli, felsefi düşünceleri konuştuklarını zannederiz. Dili anladığınız zaman saçma sapan konuştuklarını da görürsünüz. Bu açıdan İspanya'daki saçmalıklar benim için felsefi oluyor.’ Ben de aynı şekilde, bir ölçüye kadar yalnızlığın, kişinin kendini keşfetmesine ya da gerçekleştirmek istediği şeylere daha verimli konsantre olmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum.

Rıdvan 3

İşiniz koşulları ve sektörünüz, bulunduğunuz ülkede ve Türkiye’de ne gibi farklılıklar gösteriyor?

İş hayatımın yarısı Türkiye’de diğer yarısı da yurtdışında geçtiği için bu soruya objektif bir yerden bakabileceğimi düşünüyorum. Türkiye’de kalifiye bir mühendis olsanız dahi çalışma şartları Almanya ve İtalya’nın gerisinde, ne yazık ki. İş ve özel yaşam dengesini kurmak Türkiye’de daha zor oluyor, mesai saatleri dışında da telefondan, mesajlaşma yoluyla ya da başka kanallardan iletişime açık olmanız bekleniyor. Yöneticinizin ya da patronunuzun sizden iş ve uzmanlık tanımınız dışında işler istemesi, çok yadırganmayan bir durum olabiliyor. Umarım zamanla Türkiye’deki bu iş kültürü de dönüşüme uğrar ve çalışanlar lehine iyileşme gösterir.

Şu anda olan Türkiye'nin kaçılması gereken ve yurt dışının ne pahasına olursa olsun gidilmesi gereken bir yer olduğu algısı var; bu ne derece doğru buluyor musunuz?

Tabii ki Türkiye kaçılması gereken bir yer değil. Fakat ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile vatandaşlarının dış dünyaya dönüklüğü arasında pozitif bir ilişki var. Doğu- Batı fark etmeksizin yurtdışına gitmek, oradaki eğitim ve iş hayatına dahil olmak, farklı kültür ve yaşamlara dair tecrübe edinmek, arkadaşlıklar kurmak, hem kişinin kendisine hem çevresindekilere bir zenginlik katıyor. Tarih boyunca da komşu halklarla daha yoğun etkileşimde olan medeniyetlerin daha hızlı gelişim gösterdiğine şahit oluyoruz. O yüzden Türkiye’den gitmeyi “kaçış” ya da “terk ediş” gibi negatif ifadelerle tanımlamak yerine, bunu teşvik etmenin daha doğru olduğu kanaatindeyim. Fakat bu etkileşimin sağlıklı olması için Türk vatandaşı, yabancı fark etmesizin kalifiye kişilerin de Türkiye’ye gelmesini teşvik edici politikaların üretilmesi gerekiyor.

Rıdvan 4

İş konusunda ya da sosyal alanda Konya’yla hala bağlantılarınız var mı; bu bağlantıları nasıl kuruyorsunuz?

Konya ile derin bir bağım var. En önemlisi tüm ailem, akrabalarım ve bazı yakın arkadaşlarım Konya’da yaşıyor. İş konusunda ise araştırma konum olan ‘tarımsal alanların uydu görüntüsü ve yapay zeka ile izlenmesi’ üzerine zaman zaman çiftçilerin görüş ve önerilerine başvurmam gerekiyor. Tabii ki böyle durumlarda ilk yaptığım şey Konya’daki bir uzmana danışmak oluyor. İleride bilgi birikimimi daha etkin bir şekilde Türkiye ve Konya özelinde çiftçilerin yararlanacağı ürün ve hizmetlere dönüştürmeyi arzu ederim.

Yurt dışına giderken hedefiniz neydi; hedefleriniz doğrultusunda çalışmalara devam ettiğinizi düşünüyor musunuz?

En önemli hedeflerimden birisi mesleki uzmanlığımı yapay zeka ve termal/kızılötesi görüntü işleme alanlarında ilerletmekti, şu an bu doğrultuda da çalışma fırsatı bulmuş durumdayım.

Konya’ya bir vefa borcunuz olduğunu düşünüyor musunuz; bunu nasıl ödüyorsunuz?

Şuanki bilimsel araştırma alanımda, tarım ve orman alanlarının geniş ölçekte ve uzun vadede izlenmesine ve iyileştirilmesine ve korunmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, bu birikimi bir gün Konya çiftçisinin yararına sunmak en önemli arzularımdan birisi. Fakat bunu bir borç olarak gördüğüm için değil, ülkemi sevdiğim için yapmak isterim.    

Rıdvan 6

Konya’yı özellikle ailemi ve arkadaşlarımı özlüyorum. Her yıl en az bir kez ailemi ziyaret etmek için Konya’ya ve Karapınar’a geliyorum. Konya yemekleri de özellikle etliekmek ve bamya çorbası, en çok özlediğim şeyler arasında. Bu sebeple Konya ziyaretlerimi her zaman iple çekiyorum.

Teşekkür ediyoruz.

Rıdvan 7

MUSTAFA ARSLAN 

Editör: Birkan Bakay