Uzmanlar, “Soykırım ve şiddet ortamında çocuklar küçük savaşçılardır” dedi Dünyanın var oluşundan itibaren savaşlar hayatın bir gerçeği oldu. Ancak bu savaşlardan en çok çocuklar hasar alıyor. Özellikle son 7 aydır Gazze’ye soykırım uygulayan İsrail’in saldırılarından dolayı bombardıman altındaki masum çocuklar savaşın soğuk travmasının etkisinden çıkamadı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan uzmanlar ise, ebeveynlerin çocuklarına korkuyu önceden anlatmaları gerektiğinden bahsederek bu noktada aile varlığının önemli olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

YAŞ GRUPLARINA GÖRE KORKU VE ACI DEĞİŞİYOR

Konya’nın yerel markası! Konya’nın yerel markası!

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, savaşın, insanın eliyle oluşan bir afet olarak tanımlandığını belirterek travmanın da ötesinde daha yaygın ve insanın kontrolü dışına çıktığı bir durum olan savaşların çocuklardaki sarsıntı etkisinin çok daha fazla olduğunu vurguladı. Özellikle çocukların önceden alıştıkları temel ihtiyaçlarını, güven ve korunma ihtiyaçlarını karşılayamadıkları zaman savaştan daha fazla manevi hasar aldıklarını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Dolayısıyla çocuklara bir şey hissettirmedikçe, beş duyularına hitap etmedikçe onlar için savaş çok anlamlı değildir. Çocuk; anneye ve babaya bakar. Onlar rahatsa sıkıntı yoktur. Ama soğukta kalırlarsa, üşürlerse veya acı çekerlerse çocuklarda travma etkisi çok fazla derin ve kalıcı olur. Savaşın travma etkisi genellikle yaş grubuna göre değişir. 0-6 yaş grubundaki çocuklar ile 12 yaş üstü olanlar savaştan farklı bir biçimde etkilenirler. Savaş sırasında çocuklar için önemli olan aileleriyle birlikte olmalarıdır. Ama anne-baba kaybolursa çocuklarda çok büyük bir korku oluşur. Çocuklar savaşı doğru anlamlandırabilirse belirsizlik ve kaygı ortadan kalkıyor. Sonuç olarak dayanıklılık güçleri artıyor” diye konuştu.

Dr. Melek Gözde Luş

ÖNCELİK HAYATTA KALMAK

Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Melek Gözde Luş, savaş gibi, yetişkinlerin bile dehşete düştüğü ve oldukça kötü etkilendiği şiddet ortamında çocukların daha fazla hasar aldığını söyledi. Dr. Gözde Luş, “Çocukların temiz suya ulaşamadığı, açlık ve susuzlukla mücadele ettiği, özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik fiziksel olarak sağlıklı olmaları, hayatta kalmaları gerekir. Bunun yanında yetişkinlerde olduğu gibi çocukların da ruhsal dünyasında olan savaş oldukça önemli. 5 yaş altındaki çocuklarda, şiddet içerikli herhangi bir olayda huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, yemek yemeyi reddetme gibi birtakım olumsuz belirtiler görülebilir” diye kaydetti.

Ayşen Laçinel

ÇOCUKLARA KORKU ANLATILMALI

Savaş travmasına karşı yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Uzman Psikolojik Danışman Ayşen Laçinel ise savaşların herkes üzerinde yıkıcı bir etkisi olduğunu ancak çocukların içinde daha büyük yaralar bıraktığının altını çizdi. Laçinel, sözlerine son olarak şunları ekledi: “Çocuklar savaştan fazla yara alır. Çünkü kendi kendilerine yetmeyi henüz öğreniyorlar. Bu yüzden onların korkuyu yönetebilmelerini sağlamak gerekiyor. Hayatın bazı gerçekleri var. Savaş da bu dünyanın gerçeklerinden biri olarak çocukların karşısına çıkıyor. Dolayısıyla savaşı yok sayamayız. Bununla birlikte her korku ve tehditte olduğu gibi çocukların da bu korkuyu yaşamalarını ve öğrenmelerine izin verilmesi gerekiyor. Çocukları ilk önce anlamak sonrasında onlara korkuyu anlatmak lazım. Evlatlarımızı korkulardan ve tehditlerden, bunlar yokmuş gibi dışlamak yanlış bir yaklaşım olur. Çocukların sorularını cevaplamak gerekiyor. Ancak sonrasında bu konuları onlara sürekli işlememek de lazım. Önce aile gerçeği anlamalı, sonra çocuğuna anlatmalı ve sonrasında hayatı normalleştirmeli.”

Muhabir: TUBA KAYA