Son yıllarda yaşanan felaketler ve doğal afetler, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, seller ve orman yangınları gibi olaylar, insanların iklim değişikliği konusundaki endişelerini daha da derinleştiriyor. Bu bağlamda, iklim değişikliği dünyanın en önemli sorunlarından biri haline geldi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ise, dünya nüfusunun dünyanın kaldırabileceğinden çok daha fazla olduğuna dikkat çekerek kuraklığa neden olan en büyük sorunlardan birisinin nüfusun artması olduğunu vurguladı.

Normal bir ölüm olmayabilir Normal bir ölüm olmayabilir

M N B C V M V B M N B V M

ATMOSFERE ZARAR VERİYORUZ

Prof. Dr. Levent Kurnaz, 1923 yılında kişi başına düşen su miktarının yılda 8 bin metreküp olduğunu anımsatarak günümüzde bu miktarın giderek düştüğünü kaydetti. Bunun nüfusun yükselmesinden kaynaklandığını dile getiren Levent Kurnaz, “Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan ciddi bir yağış azalmasını eklediğimizde kişi başına düşen su miktarının azalması kaçınılmaz. Afrika’da çatlamış topraklar, ölmüş hayvan görüntüleri yaklaşık 600 metreküp suyun kişi başına düşmesinden kaynaklanıyor. O nedenle bizim suyumuza çok iyi bakmamız ve ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerekiyor. Her geçen gün biraz daha fazla kömür, petrol ve doğal gaz yakıyoruz. Bundan dolayı atmosfere karbondioksit çıkıyor. Atmosfere yaklaşık 200 senedir büyük bir yoğunlukla yaydığımız karbondioksitin sonuçları ise bize iklim değişikliği olarak geri dönüyor” diye söyledi.

DÜNYA NÜFUSU ÇOK FAZLA

İnsan nüfusunun dünyanın kaldırabileceğinin çok üstünde olduğunu belirten Levent Kurnaz, dünyada 2-4 milyar arasında insan olsaydı küresel iklim problemlerinin üstesinden gelmenin daha da kolaylaşacağına dikkat çekti. Alınması gereken birincil önlemin nüfus artışını durdurmak ve ona göre strateji belirlemek olduğunu kaydeden Kurnaz, “Bunun yanında enerji sistemlerimizi olabildiğince hızlı bir şekilde yenilenebilir enerjiye kaydırmalıyız. Dolayısıyla iklim krizini önlemek için bir taraftan nüfus artışını dizginlemek diğer yandan ise yenilenebilir enerjiyi daha fazla üretmek gerekiyor” diye konuştu.

H G D J H J H G J G M V

KÖMÜR VE DOĞAL GAZ İKLİME ZARAR VERİYOR

Özel sektörde olanların hâlâ kömür ve doğal gazdan çıkmadıklarını aktaran Prof. Dr. Kurnaz, “Hatta bu yoldan devletten güzel paralar kazanabiliyorlar. Dolayısıyla herkes halinden memnun. O nedenle insanları kömür ve doğal gaz sektöründen çıkartmak kolay olmuyor. Bu noktada devletin, ‘ben kömür ve doğal gazı desteklemeyeceğim’ demesi yeterli. Çünkü bu iki sektör devlet desteklediği için var olabiliyor. Devletin güneş ve rüzgardan enerji sağlamak için verdiği para, kömür ve doğal gazla kıyaslandığında çok daha düşük” dedi.

“ELİMDE 100 LİRA OLSA KURAKLIKLA MÜCADELE ETMEYE HARCARIM!”

Küresel iklim krizi devam ederse, Türkiye’nin bu konuda en fazla zarar görecek bölgelerden biri olan Akdeniz Havzasında bulunduğunu vurgulayan Kurnaz, son olarak şunları söyledi: “İklim değiştiği zaman bizim başımıza gerçekten büyük felaketler gelecek. Böyle giderse tarımdaki üretim düşüşü artacak, göç yollarının üzerinde bulunmamızın zararı fazla olacak ve doğal felaketler yaşanacak. Bütün bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ben devlet olsam, elimde 100 lira para bulunsa paranın 80 lirasını çölleşme ve kuraklıkla mücadeleye, 20 lirayı da yenilenebilir enerji kaynakları için harcarım. Ama ne yazık ki Türkiye şu anda bu 100 lirayı başka şeylere harcıyor.”

H G F H C X N B V

Muhabir: TUBA KAYA