Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Nisan 2026 dış ticaret verileri ile yılın ilk üç ayını kapsayan işgücü girdi endeksleri yayımlandı. Açıklanan son raporlar, Türkiye ekonomisinin hem üretim ve istihdam cephesinde hem de uluslararası ticaret pazarında hareketli bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Nisan ayında ihracat hızla tırmanıp dış ticaret açığını eritirken, iş dünyasında çalışanların kazançları ve işverenin maliyetleri önemli ölçüde yönünü yukarı çevirdi.
İHRACATTA NİSAN BEREKETİNİN AYRINTILARI
Genel ticaret sistemi verilerine göre, Türkiye'nin ihracatı Nisan ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 gibi ciddi bir sıçrama gerçekleştirerek 25 milyar 408 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde ithalatımız ise daha sakin bir seyir izleyerek yüzde 3,1 oranında arttı ve 33 milyar 909 milyon dolar oldu. Yılın ilk dört ayını kapsayan Ocak-Nisan dönemine bakıldığında ise toplam ihracat yüzde 3,0 artışla 88 milyar 665 milyon dolara, ithalat ise yüzde 4,3 yükselişle 125 milyar 803 milyon dolara ulaştı. Özel ticaret sistemi kayıtlarına göre de Nisan ayında ihracat yüzde 23,5 artarak 23 milyar 287 milyon dolar, ithalat yüzde 5,8 artışla 32 milyar 239 milyon dolar oldu. Özel ticaret sisteminde dört aylık ihracat ise 81 milyar 309 milyon dolar, ithalat 119 milyar 194 milyon dolar olarak hesaplandı.
DIŞ TİCARET AÇIĞI HIZLA GERİLEDİ
İhracattaki bu güçlü yükseliş, ülkenin en büyük ekonomik sorunlarından biri olan dış ticaret açığına da merhem oldu. Genel ticaret sistemine göre, Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29,8 gibi büyük bir düşüş göstererek 12 milyar 112 milyon dolardan 8 milyar 500 milyon dolara kadar geriledi. Bu olumlu gelişme sayesinde, ihraç ettiğimiz ürünlerin ithal ettiğimiz ürünleri karşılama oranı yüzde 63,2 seviyesinden yüzde 74,9'a tırmandı. Özel ticaret sisteminde de Nisan ayı açığı yüzde 22,9 azalarak 8 milyar 952 milyon dolara indi ve karşılama oranı yüzde 72,2'ye çıktı. Ancak dört aylık kümülatif döneme bakıldığında genel ticaret sistemindeki açık yüzde 7,3 artarak 37 milyar 137 milyon dolara ulaştı ve karşılama oranı yüzde 70,5'e geriledi. Özel ticaret sisteminde ise dört aylık açık yüzde 8,2 artışla 37 milyar 886 milyon dolar oldu ve karşılama oranı yüzde 68,2 şeklinde gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre de Nisan ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 11,6 artarken ithalat yüzde 3,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise yıllık bazda ihracatın yüzde 18,5 arttığı, ithalatın yüzde 0,4 azaldığı görüldü.
ALTIN VE ENERJİ HARİÇ TABLO DAHA DA NETLEŞTİ
Ekonominin genel gidişatını daha net görmek adına, dünyadaki fiyat dalgalanmalarından çok çabuk etkilenen enerji ve altın harcamaları dışarıda bırakıldığında ortaya çok daha olumlu bir tablo çıktı. Enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda, ihracatımız Nisan ayında yüzde 23,6 artışla 19 milyar 228 milyon dolardan 23 bilyar 760 milyon dolara fırladı. İthalat ise yüzde 3,3 artarak 26 milyar 245 milyon dolara yükseldi. Bu iki kalem hariç bırakıldığında dış ticaret açığı sadece 2 milyar 486 milyon dolar olurken, toplam ticaret hacmi 50 milyar 5 milyon dolara ulaştı. Enerji ve altın dışındaki ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 90,5 gibi rekor bir seviyeye yaklaştı.
İMALAT SANAYİNİN İHRACATTAKİ GÜCÜ VE TEKNOLOJİ PAYI
Türkiye'nin dış satımında üretimin ve fabrikaların gücü bir kez daha tescillendi. Nisan ayında yapılan toplam ihracatın yüzde 94,2'sini imalat sanayi ürünleri oluşturdu. Bu büyük pastada tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2 olurken, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 1,8 pay alabildi. Ocak-Nisan döneminde de imalat sanayinin payı yüzde 93,6, tarımın yüzde 3,9, madenciliğin ise yüzde 1,7 oldu. İthalat tarafında ise fabrikaların hammadde olarak kullandığı ara malları yüzde 71,1 ile aslan payını alırken, sermaye malları yüzde 13,8 ve tüketim malları yüzde 14,7 paya sahip oldu. Dört aylık ithalatta ara malları yüzde 71,3, sermaye malları yüzde 14,0 ve tüketim malları yüzde 14,2 pay aldı. Teknoloji düzeyine göre incelendiğinde ise, Nisan ayında imalat sanayi ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 3,6 olurken, dört aylık dönemde bu oran yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. İthal edilen imalat sanayi ürünlerinde ise yüksek teknolojinin payı Nisan ayında yüzde 11,7, ilk dört ayda yüzde 12,0 oldu. İmalat sanayinin toplam ithalattaki payı ise Nisan ayında yüzde 78,5, Ocak-Nisan döneminde yüzde 79,5 olarak hesaplandı.
EN ÇOK TİCARET YAPILAN ÜLKELER DEĞİŞMEDİ
Türkiye'nin dünya pazarında en fazla bağ kurduğu ülkeler listesinde liderler yine yerini korudu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke 2 milyar 113 milyon dolar ile Almanya oldu. Almanya'yı sırasıyla 1 milyar 591 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 453 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 357 milyon dolar ile İtalya ve 1 milyar 39 milyon dolar ile İspanya izledi. İlk 5 ülkenin toplam ihracatımızdaki payı yüzde 29,7 oldu. Dört aylık toplamda da Almanya 7 milyar 564 milyon dolarla liderliğini sürdürürken, peşinden ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa geldi ve ilk 5 ülkenin payı yüzde 30,3 oldu. İthalatta ise ilk sırayı 4 milyar 476 milyon dolar ile Çin aldı. Çin'in ardından 4 milyar 425 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 2 milyar 361 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 850 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 342 milyon dolarla İtalya geldi. İlk 5 ülkenin ithalattaki payı yüzde 42,6 oldu. Dört aylık dönemde de Çin 17 milyar 643 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu, Almanya, ABD ve İsviçre onu takip etti; bu ülkelerin toplam payı yüzde 41,5 olarak gerçekleşti.
İSTİHDAMDA TİCARET VE HİZMET SEKTÖRÜ ÖNE ÇIKTI
Yılın ilk çeyreğine ait işgücü verileri, piyasadaki istihdam dengelerinin değiştiğini gösterdi. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 arttı. Ancak bu artış tüm sektörlere eşit dağılmadı; sanayi sektöründe istihdam yüzde 3,2 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 3,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 3,1 artış kaydedildi. Çeyreklik bazda, yani bir önceki üç aya göre bakıldığında ise toplam istihdam yüzde 0,2 arttı. Bu dönemde sanayide yüzde 0,6 ve inşaatta yüzde 0,3 istihdam düşüşü görülürken, ticaret ve hizmet sektöründe yüzde 0,8'lik bir artış yaşandı.
FABRİKALARDA ÇALIŞMA SAATLERİ AZALDI
Yılın ilk çeyreğinde çalışanların iş başında geçirdiği süreleri gösteren çalışılan saat endeksi, yıllık bazda toplamda yüzde 1,7 azalış gösterdi. Sektörel kırılımlara bakıldığında sanayideki çalışma saatleri yüzde 5,1, inşaat sektöründe yüzde 4,8 gibi ciddi oranlarda geriledi. Buna karşın ticaret ve hizmet sektörlerinde çalışılan saatler yüzde 0,8 oranında yukarı çıktı. Bir önceki çeyreğe göre kıyaslandığında ise toplam çalışılan saat yüzde 0,7 azaldı. Bu çeyreklik düşüşte sanayi sektörü yüzde 2,0, inşaat sektörü yüzde 4,8 gerileme ile başı çekerken, ticaret-hizmet sektörü yüzde 0,8'lik artış trendini korudu.
BRÜT ÜCRETLER VE MAAŞLARDA YILLIK YÜZDE 37 ARTIŞ
İşgücü piyasasının çalışanlar açısından en sevindirici, işverenler açısından ise en çok maliyet yaratan kalemi olan brüt ücret ve maaşlarda büyük bir yükseliş görüldü. Toplam brüt ücret-maaş endeksi, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 37,0 oranında arttı. Maaş artışlarında liderliği yüzde 39,0'luk yükselişle ticaret-hizmet sektörü alırken, onu yüzde 34,7 ile sanayi ve yüzde 33,5 ile inşaat sektörü takip etti. Çeyreklik bazda bakıldığında da maaşların bir önceki döneme göre ortalamada yüzde 10,3 arttığı görüldü. Üç aylık dönemde brüt ücretler sanayide yüzde 11,1, inşaatta yüzde 6,8 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 10,4 yükseldi.
İŞVERENİN SAATLİK MALİYETLERİ YÜZDE 41 YÜKSELDİ
Çalışan ücretlerindeki artış ve çalışma saatlerindeki düşüş, doğal olarak işverenlerin saat başına katlandığı maliyetleri dikkate değer oranda yukarı çekti. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, yıllık bazda yüzde 41,4 artış gösterdi. Saatlik maliyet artışı sanayide yüzde 43,0, inşaatta yüzde 42,3 ve ticaret-hizmette yüzde 40,3 olarak kayıtlara geçti. İşverenin çalışanına ödediği net parayı ifade eden saatlik kazanç endeksi ise yıllık yüzde 39,4 arttı. Bu kazanç artışı sanayide yüzde 42,0, inşaatta yüzde 40,3 ve ticaret-hizmette yüzde 37,8 oldu. Vergiler ve sigorta primleri gibi kalemleri içeren saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti ise yıllık bazda yüzde 51,4 gibi çok yüksek bir oranda artarak işverenin yükünü ağırlaştırdı. Kazanç dışı maliyetler sanayide yüzde 48,2, inşaatta yüzde 51,4 ve ticaret-hizmette yüzde 53,6 yükseldi.
Son olarak, bir önceki çeyreğe göre yapılan değerlendirmede saatlik işgücü maliyetinin yüzde 12,5 arttığı tespit edildi. Bu çeyreklik artış sanayide yüzde 13,9, inşaatta yüzde 13,7 ve ticaret-hizmette yüzde 11,3 oldu. Saatlik kazanç endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 11,1 artarken (sanayi yüzde 13,3, inşaat yüzde 12,2, ticaret-hizmet yüzde 9,5), kazanç dışı maliyetler ise çeyreklik bazda yüzde 19,5 yükseldi. Çeyreklik kazanç dışı maliyet artışları sanayide yüzde 16,8, inşaatta yüzde 20,5 ve ticaret-hizmette yüzde 20,9 şeklinde gerçekleşti.




