Evet, evet yanlış duymadınız. Bizim hiçbir suçumuz yok. Küresel ısınmada hiçbir suçumuz yok. Tüm suç Uzaylıların!

Uzaydan gelerek dev uzay gemilerindeki dev motorları sayesinde oldu bütün bunlar. Dev uzay gemilerindeki motorlar, uzay gemilerini taşımak için çok çalıştılar. Ee çok çalışınca tabiî ki de çok ısındılar. Isınan motorlar, soğutma mekanizmalarıyla soğutulmaya çalışsalar da sadece motoru soğutabildiler. Ama dünyamızı tüm güçleriyle ısıtmaya devam ettiler. Bekli de dünyayı ısıtabilmek için dev ısıtıcılar kurdular dünyamıza, sırf bize inat.

Yeryüzü ısındıkça insanlardaki psikolojik değişimler arttı. Bırakın birbirimizi tanımayı kendimizi tanıyamaz hale geldik.

Yeryüzünde akan kanda, yapılan işkencelerde, edilen küfürlerde, kırılan kalplerde, kavgalarımızda, boşanmalarımızın artmasında, kuruyan ağaçlarımız ve sularımızda, ozon tabakasının delinmesinde, sevgilerimizin menfaat sevgisine dönüşmesinde, düşünmeden hareket etmemizde, elektrik, su, telefon, doğalgaz faturalarının fazla gelmesinde, işimizi kaybetmemizde, nezaketimizi yitirmemizde, birbirimize verdiğimiz değeri kaybetmemizde, ferasetimizi kaybetmemizde, beşeri ilişkilerimizin zayıflamasında, kısaca her şeyin tek suçlusu uzaylılar. Hatta hak etmeyen insanların hak etmedikleri terfiler var ya işte onların bile tek suçlusu uzaylılar. İnanın bizim hiçbir suçumuz yok.

Bekli de kasıtlı yaptılar bunu. Dünyamızdaki güzellikleri kıskandılar. Yemyeşil ağaçlarımızı, hani her strese girdiğimizde stresimizi atmak için yanı başına oturduğumuz tatlı nağmeleriyle akan akarsularımızı, Allah'ın bize verdiği o muhteşem nimetleri kıskandılar.  Birbirimizle olan samimi, sıcacık, anlayışlı ilişkimizi kıskandılar! Karşılıksız yaptığımız yardımlaşmalarımızı kıskandılar. Hatta fakir bulamadılar dünyada. Zenginlerimiz Allah'ın verdiği mallardan, hiç düşünmeden fakirlerin hakkını seve seve verdiler. Mutlu ve huzur dolu yaşantımızı kıskandılar. Baktılar ki biz insanoğlu, bir birimize çok bağlıyız, birbirimizi hiç kırmıyoruz, sırf bağımızı koparmak için ısıttılar dünyamızı. Bizi bizden ayırmak için yaptılar bütün bunları. Birbiriyle yardımlaşan eşlerin cilveli nağmelerini kıskandılar. Gül kokan umutlarımızı kıskandılar. Yaradan'ımıza olan bağlılığımızı kıskandılar.

Ve başladılar dünyamızı ısıtmaya. Onlar ısıttıkça bir bir yok oldu tüm değerlerimiz, değer verdiklerimiz. Her şeyimizi kaybetmeye başladık. Psikolojimiz alt üst oldu. Kaybettiğimiz değerlerin hangi birini sayayım ki? Uzaylıların suçlarını say say bitiremedim, kaybettiklerimizi nasıl sayabilirim ki?

Değer verdiklerimizi sırasıyla kaybediyoruz, ya günün birinde kendimizi de kaybedersek? Yusuf'un düştüğü kuyunun dibi vardı, kurtarıldı. Uzaylıların itemediği ama kürsel ısınmanın etkisiyle bozulan psikolojimizin verdiği destekle bizim kendi kendimizi ittiğimiz benlik kuyusunun dibi kaç metredir ki acaba? Yusuf'u kurtaran kervan benlik kuyusu yakınlarından da geçer mi acaba?

Yok, yok böyle olmayacak. Uzaylılar bütün sırlarını açığa çıkardığım için odamı ısıtıp psikolojimi bozmaya çalışıyorlar. Yazdırmıyorlar bana. Ben yazarsam sizler de öğrenip mücadele edeceksiniz ya sizinle görevlendirilen uzaylınızla. Aklıma yazacak bir şeyler gelmiyor artık. Bari burada bitireyim. Ne diyeyim yazamayışımın tek suçlusu gene UZAYLILAR.