Türkiye denilince akla gelen şeylerin başında trafik sorunu gelmekte. Türkiye'nin birçok ilinde yaşayan insanlarımız gerek kendi ekonomik durumlarıyla gerekse de bankalardan aldığı kredilerle araba sahibi olmakta ve bu durumda toplu taşımacılığa olan rağbeti azaltmakta ve insanların rahat bir şekilde gideceği yere gidebilmesi için kullandığı arabaların çokluğu trafik sorununa neden olmaktadır. Türkiye'nin trafik sorunun yaşandığı illere bakarsak son zamanlarda bu sorunu yaşayan illerden biriside, manevi havasıyla huzur kenti olan Konya. Ramazan ayının başlaması ve günümüze kadar gelen süreçte Konyada daha da artan trafik sorunu, araç sahiplerine büyük zorluklar yaşatmakta. Özellikle sabah işe giderken ve akşam iş çıkışı aşırı bir şekilde artan trafik, neredeyse araç sahiplerini kontak kapatacak seviyeye getirmekte ve sıcakların artmasıyla da sürücüleri bunaltmakta. İşinden yorgun bir şekilde çıkan vatandaşlar birde bu yoğun trafiğe girerek iyice yorulmakta ve bunun sonucunda havanın sıcaklığı ile beraber sinirlenmekte ve sürücüler arasında sürtüşmeler çıkmaktadır. Bunlar dışında belediyenin yapmış olduğu tramvay hattı çalışması da başladığı günden beri trafiği alt üst etmekte. Geçen günlerde görmüş olduğum bir olayı anlatmak istiyorum. Bir yere gitmek için arabamla dışarıya çıktım. Ara yollardan caddeye doğru çıkmak isterken yol kenarlarına parkedilmiş arabaların çokluğu dikkatimi çekti. Dikkatimi çekmekle kalmadı birde bu kadar arabanın yolu nekadar çok işgal ettiği beni düşündürdü. Daha sonra merkeze doğru giderken trafiğin yavaş yavaş arttığını farkettim. Kule tarafından merkeze ve merkezden kule tarafına doğru öyle bir trafik vardı ki iğne atsan yere düşmeyecek tarzdaydı. Sürücüler art arda kornalara basıyordu. Bunun sonucunda korno sesine dayanamayan kimi sürücüler araçlarından inerek arkasındaki aracın sürücüsüne 'trafik gitmiyor işte ne basıyorsun kornoya' diyerek kızmakta olduğunu ve bunun sonucunda aracından inen diğer sürücününde cevap vermesiyle küfürleşmelerin başladığını ve insanlar arasında kavgaya sebep olduğunu gördüm. Bu durumlarda bir müslümanı bir müslümana kırdırmakta ve olmayacak şeylerden ötürü insanların yaralanmasına neden olmakta ve kalp kırmakta. Bu yaşanan sürtüşmeler, küfürler ve kavgaların yanında trafiğin yoğun olduğu saatlerde evime yetişeyim derken aceleci davranan ve insanları düşünmeyerek kullandıkları araçların önüne araçlarıyla saygısız bir şekilde sinyal vermeden şerit değiştiren insanların yaşatmış olduğu kazalarda göze batan diğer unsurlardan. Bunu yapan insanlarda kimi ailelerin canına kastetmekte kimilerinin yaralanmalarına sebep olmakta yani maddi ve manevi zarara uğratmaktadır. İnsanların yaralanmasına ve canına kastetmek yerine aceleci insanların gideceği yere biraz daha geç gitmeyi düşünmesi bu tür olayları azaltacağını düşünüyorum. Bunlar dışında da belediyelerin yaptığı yollar ve aldığı önlemlerinde yetersiz olduğu diğer önemli etken olarak görülüyor. Şöyle bir dışarı çıkıp trafiği gözlemlersek belediyeleri yetersiz kaldığını anlayabileceğimizi düşünüyorum. Bu ve buna benzer sorunlara kim önlem alır bilmem ama biran önce trafiğin düzenli birşekilde akması için yapılacak çalışmaların düzenlenmesi iyi olacak. Çünkü böyle giderse insanlar birbirlerini kavga ederek yaralamaya ve kazalara ortam hazırlamaya devam edeceklerdir. Yanılmayın! Trafik kazaları asla kazayla olmaz.