Yaz aylarında 100-150 dönümlük arazisinde biçerdöveri ile çiftçilik yapan; sezon bitiminde ise dekorasyon işlerine devam eden 45 yaşındaki Akçaöz, bu arazinin yaklaşık 200 bin metrekaresini ise hayır için ekiyor. Ektiği yeşil nohutları, yoldan geçenlerle paylaşan Akçaöz, ilgilendiği iki farklı meslek grubuyla ilgili şunları söyledi: “Yaz aylarında kendi köyümde ve Akören ilçesinde biçerdöver çalıştırıyorum. Sezon bitiminde yani eylül, ekim aylarından itibaren ise dekorasyon işlerime devam ediyorum. Profesyonel boyutta olmasa da küçük çapta çiftçilikle uğraşıyorum.”

‘BAZILARI HAYRAT NE DEMEK BİLMİYOR AMA CANI ÇEKEN BURADAN YESİN’
Her yıl kendi imkanlarıyla yaklaşık 150 dönüm kadar arsayı eken Akçaöz, hayrat için ektiği yerdeki tohum, mazot ve diğer tüm üretim masraflarını da cebinden karşılıyor. Bu süreçte kimseden destek almadığını ifade eden Akçaöz, yalnızca ailesiyle birlikte sahada çalıştığını belirtti. 8 yıldır aralıksız olarak her sezon hayır için nohut ekip bunu dağıttığını aktaran Akçaöz, hayrat nohut fikrinin doğuşunu ve geleneğe dönüşünü şu sözlerle ifade etti: “Hayrat nohut ekme fikri, köyümüzdeki bir olaydan doğdu: Bazıları ‘hayrat’ ne demek, onu bile bilmiyor. Bizim köyün yaklaşık yüzde 50’si nohut ekimi yapar. Bir gün köylümüz olan bir ailenin konuşmasına denk geldim. Kadın eşine yaş nohut istediğini söylemiş ve eşi de köyde bir sürü akrabası ve tanıdığı olmasına rağmen istemekten çekindiği için nohutu nereden bulacağını bilememiş. Bu duruma şahit olunca kendi kendime, ‘Bundan sonra bir alanı hayrat nohut ekimine ayırmam icap ediyor’ diyerek bir karar aldım.”

‘BİLENLER GELİYOR, BİLMEYENLERE DE BİZ İKRAM EDİYORUZ’
Hayır için ekilen arazide ‘Rahmetli Şükrü ve Şerife Gökdemir’ çiftinin ismi de yer alıyor. Akçaöz, ismi yer alan merhum kişilerin, arazi sahibi olan ve aynı zamanda eşinin babaannesi ve dedesi olduğunu ifade etti. Arazinin ekimi için merhum Şükrü ve Şerife Gökdemir çiftinin diğer çocuklarının da rızasıyla ekim yaptığını söyleyen Akçaöz, “Merhum babaanne ve dedemizin diğer evlatlarına kira ödemeyi teklif ettim ancak ata malı olduğu için kabul etmediler. Bu yüzden alanın girişindeki tabelada da onların ismi yer alıyor. Yaklaşık 2 bin metrekarelik bu alana ektiğimiz nohudun yaklaşık yüzde 80’i toplanıp tükeniyor. Yoldan geçenler, bilenler, tabelayı görse de görmese de girip topluyor; bilmeyenleri ise durdurup ikram ediyoruz. Hatta ektiğimiz ilk dönemlerde karşı köyde bir şenlik vardı, gelen vatandaşlar buraya da uğrayıp öyle gidiyorlardı ve bu da bizim çok hoşumuza gitmişti.” diye konuştu. Tarlanın kapısının herkese açık olduğunu ve hayratın amacına ulaştığını vurgulayan Akçaöz, vatandaşların hayratı görenlerin güzel tepkiler vererek, dualar aldığını ifade etti.




