GELENEKSEL ZANAATLAR FOTOĞRAF SERGİSİYLE HAYAT BULDU
TYB Konya Şubesi’nin düzenli olarak gerçekleştirdiği haftalık kültür programları kapsamında D. Mehmet Doğan Kütüphanesi anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Hakan Bahçeci’nin koordinasyonunda organize edilen program, "Kadim Şehrin Kadim Meslekleri" isimli fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Grup F4 üyeleri Hakan Bahçeci, Kerim Arı, Cengiz Teksoy ve Muzaffer Temel’in imzasını taşıyan eserler; Konya’nın unutulmaya yüz tutan geleneksel mesleklerini ve bu meslekleri yaşatan ustaları sanatseverlerle buluşturarak büyük beğeni topladı.

REHA BİLİR İLE FOTOĞRAFTA SANAT VE GELECEK ÜZERİNE SÖYLEŞİ
Serginin ardından ünlü fotoğraf sanatçısı Reha Bilir "Sanat Nedir?" başlıklı söyleşisiyle katılımcılara seslendi. Sanatın özgün ve öznel yapısına vurgu yapan Bilir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sanatın bilimsel yönlerden en belirgin farkı subjektif olmasıdır. Bilimde 2 kere 2 her yerde 4’tür. Bu değişmez. Ama sanatta 2 kere 2 her zaman 4 etmiyor. Çünkü benim güzel bulduğum sizin kültürel, ailesel ya da toplumsal birikimlerinize, aldığınız eğitime göre farklılık gösterebilir. Sizin güzel dediğinizi bir başkası beğenmemiş olabilir ya da sizin hiç beğenmediğinizi bir başkası yüksek paralar ödeyerek bir sanat eseri diye koleksiyonuna katabilir."

SANATIN TEMEL İLKELERİ VE TEKNOLOJİK DEĞİŞİM
Bir eserin sanatsal değer kazanması için gerekli kriterleri aktaran Bilir, mimesis ve katarsisin önemine değinerek şunları kaydetti: "Sanatın iki önemli şartı vardır. Birincisi mimesis, yani sanat eserindeki ögenin aslından daha başka bir şeyi veya duyguyu tanımlamasıdır. Tel örgü artık sadece bir tel örgü değil, esaretin simgesidir; krizantem sadece bir çiçek değil, umudun veya sevginin simgesidir. İkincisi katartik etki, yani izleyicide estetik bir coşku uyandırmasıdır. Baktığınız zaman ‘Ben her gün buradan geçiyorum ama hiç böyle görmemiştim, bunu nasıl fark etmiş?’ dedirtmesi gerekir. Sadece hoşa giden veya bir yarışmada ödül alan kareyi kopyalamak sanat değil, kopyadır." Gelecekteki teknolojik gelişmelerin sanata yansımasını da değerlendiren ünlü sanatçı, "Gelecekte belki fotoğraf makinelerini bile taşımayacağız; baktığımız ve gözümüzü kırptığımız anda görüntüyü kaydeden teknolojilere doğru gidiyoruz. Önemli olan teknolojinin kendisi değil, o teknolojiyi yönlendiren fikirdir." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

İLGİYLE İZLENEN SUNUMLAR VE PLAKET TÖRENİ
Söyleşinin ardından Sille Sanat Sarayı üyeleri tarafından hazırlanan farklı temalardaki fotoğraf sunumları izleyicilere görsel bir şölen sundu. Ahmet Bozkurt "Alpin Çiçekleri", Fatma Gökmen "Cengiz Aytmatov Eserinden Yansımalar", Gülten Yıldız "Yılkı Atları", Emine Altındağ "Benim Gözümden Benin" ve Yasemin Bilgi ise "Siyah Beyaz Yaşamlar" başlıklı çalışmalarıyla salondakilerden tam not aldı. Etkinlik; Prof. Dr. Ahmet Çaycı, Dr. Kâmil Uğurlu, Hasip Şenalp, Prof. Dr. Oktay Sarı, Prof. Dr. Murat Ak ve Atilla Yaramış tarafından sanatçılara katılım beratı ile semazen figürlü plaket takdim edilmesinin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




