Yaz sezonunun tam ortasında tarladaki üretim ile market raflarındaki etiketler arasındaki makas iyice açıldı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından açıklanan son veriler, Temmuz ayında gıda fiyatlarında yaşanan dengesizlikleri ve üretici ile tüketici arasındaki fahiş farkları açıkça ortaya koydu. Açıklanan tablolara göre, üreticiden çok ucuza çıkan birçok tarım ürünü, tüketiciye ulaşana kadar katbekat zamlanarak rekor seviyelere ulaştı.
Cebini düşünen tüketicinin reyonlarda şaşkınlık yaşadığı bu dönemde, üretici ile market arasındaki uçurumun zirvesinde havuç yer aldı. Üreticide oldukça makul fiyatlara alıcı bulan havuç, tezgahta neredeyse altı katı aşan bir fiyata satılarak rekor kırdı. Elma, yeşil mercimek, kabak ve maydanoz gibi temel gıda maddeleri de aradaki katlı fiyat farkıyla dikkat çeken diğer ürünler arasında sıralandı.

MARKETTE SİVRİ BİBER ÜRETİCİDE KURU SOĞAN ZAM ŞAMPİYONU OLDU
Temmuz ayı genelinde marketlerdeki 39 farklı ürünün fiyat değişimleri incelendiğinde, yarı yarıya bir artış ve azalış dengesi gözlemlendi. Tezgahta etiketi en çok katlanan ürün yüzde 86’yı aşan zam oranıyla sivri biber olarak kaydedildi. Sivri biberi sırasıyla kuru soğan, mısırözü yağı, kuru üzüm ve patates takip etti. Öte yandan, yaz mevsiminin simge meyvesi olan karpuz ise yaklaşık yarı yarıya düşen fiyatıyla marketlerin en çok ucuzlayan ürünü oldu.

Tarla tarafında ise durum tamamen farklı bir seyir izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 52,9 oranıyla kuru soğanda yaşandı. Hasat dönemlerinin çakışması ve bölgeler arasındaki geçiş aşamasında yaşanan arz daralması, soğan fiyatlarını yukarı tırmandırdı. Aynı zamanda örtü altı seralarda üretimin sona ermesi sivri biber ve domates fiyatlarını etkilerken, bahar yağışlarının zarar verdiği patates de tarladaki zamlı ürünler arasında yerini aldı. Tarladaki en sert fiyat düşüşü ise yüzde 51,1 oranıyla havuçta gerçekleşti.

ÜRETİM BÖLGELERİNDEKİ SEZON KAYMALARI FİYATLARI DOĞRUDAN ETKİLEDİ
Tarım ürünlerindeki fiyat dalgalanmalarının arka planında mevsimsel geçişler ve iklim koşulları ana unsur olarak öne çıktı. Çukurova’da soğan hasadının tamamlanması ve İç Anadolu’da henüz yeni başlaması piyasada geçici bir ürün azlığı oluşturdu. Kıyı kesimlerdeki seraların kapanması ve yayla üretiminin henüz tam kapasiteye ulaşmaması da fiyatların yükselmesinde rol oynadı.
Buna karşılık kışlık depolamaya uygun olmayan ve hasat edildikten sonra hızla tüketilmesi gereken karpuz gibi gıdalarda, talebin zayıf kalması nedeniyle üretici fiyatlarında ciddi gerilemeler yaşandı. Yayla bölgelerindeki sebze arzının artması ancak tüketici talebinin bu hıza yetişememesi, kabak ve salatalık gibi ürünlerin tarlada ucuza kalmasına yol açtı.

MAZOT VE GÜBRE MALİYETLERİ ÜRETİCİNİN BELİNİ BÜKMEYE DEVAM EDİYOR
Tarladan sofraya gelen süreçteki fiyat farklarının yanı sıra, çiftçinin üretim yaparken karşılaştığı girdi maliyetlerindeki tırmanış da rapora yansıdı. Özellikle Temmuz ayı içerisinde akaryakıt fiyatlarında yaşanan aylık yüzde 19,4’lük sıçrama, üretim ve nakliye süreçlerini doğrudan etkiledi. Mazotun yıllık bazda yüzde 43,6 oranında zamlanması, gıda lojistiğindeki maliyet yükünü artırdı.
Tarım ilaçları, elektrik ve gübre kalemlerindeki yıllık bazda yaşanan artışlar da üreticinin omuzundaki yükü ağırlaştırdı. Amonyum nitrat ve amonyum sülfat gibi temel gübre türlerinde yıllık bazda görülen yüksek artış oranları, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor. Üretim maliyetleri geriletilmediği sürece tarladan tezgaha uzanan bu zamlı yolculuğun devam edeceği öngörülüyor.



