ŞAŞILACAK ŞEY KOYUNUN KURDA GÖNÜL VERMESİDİR

 

Allah hastalığı tasa ve kederi gönül hoşluğunun hoşluğu anlaşılsın diye yarattı.  (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Sen her an ölüp diriliyorsun. Allah Resulü: Dünya bir andan ibarettir, buyurdu.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Dünya her nefeste yenilenir.Ömürsu gibi akıp gider. Beden daimilik gösterir.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Elinde ucu ateşli bir çomağı (sopa) hızla çevirsen ip gibi bir ateş çemberi görürsün. Ömür çabuk akıp gittiğinden daimi bir şekilde görünür. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Gerçek acıdır. Eğer her şey eskisi gibi güzel gitsin istiyorsan bu yolu temizle.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Su bir saman çöpünü ovaya götürür ama bir dağı götürebilir mi?(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Düşmanın dostça sözlerini tuzağın üstündeki tanelerle tuzak bil. (Düşman düşmana mevlit okumaz.)(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Düşmanın şekerini zehir, lütfunu kahır bil.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ak koyunun kurttan ürküp kaçmasına şaşılmaz, asıl hayret edilecek şey, koyunun kurda gönül bağlamasıdır. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Hayat; zıtların ahenkle uyuşma ve anlaşmasıdır. Aralarında savaş çıkması ölümdür.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Padişahların söz ve idaresi değişir, peygamberlerin söz ve mânevî idareleri değişmez. Para ve putlardan padişahların adlarını kaldırırlar. Fakat Hazret-i Muhammed'in ismi sonsuza kadar anılır. Padişahların söz ve idaresi değişir, peygamberlerin söz ve mânevî idareleri değişmez. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ahmed (övülen) ismibütün peygamberlerin adıdır. Nitekim yüz rakamı gelince doksan da yanımızda demektir. Aklın düşünce denizi ne kadar geniş, içinde ne âlemler var, malum. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Kâselerin suyun yüzünde yüzüp dolaştıkları gibi bizim maddî varlığımız da sonsuzluk denizinin dalgaları arasında dolaşır. O madde kâsesi doluncaya kadar leğen gibi su üstündedir. Dolunca batıp kaybolur. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ey atına bindiği ve sonsuzluk âleminde onunla yol aldığı halde, bindiği atı arayan süvari, kendine gel. Can bize son derece yakın olduğu için görünmez. Bu hal içi su dolu olduğu halde dışı kuru küpe benzer.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Akıl ve idrakin renklerle meşgul olduğundan o renkler nuru görmeni engelledi. Gece renkler bakıştan uzak kalınca renklerin ancak nur (ışık)la görüldüğünü anlarsın. Dışarıdaki nur güneş ve yıldızlardandır. İçerdeki ise yüce nurların; mânâ âleminin aksidir. Önce ışık sonra renk görünür. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Cesaretşüpheyi yok eder. Yılgınlık ve eziklikler suçluluğa işarettir. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Sen vakitsiz öten horoz gibisin. Başını kesmek gerekir. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ahmakların özrü dinlenmez. Ahmağın özrü kabahatinden büyüktür. Cahilin özrü ilme zehir, cahilce özür ise ilim sahiplerine zehir gibi etki eder.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Irmaklara su veren koca deniz bile çör-çöp benzeri şeyleri başının üstüde taşır.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ben her işi yerinde yaparım. Herkesin elbisesini boyuna göre keserim. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

(Hazret-i İbrahim'i ateşe atan Nemrud'un burnuna giren bir sinek, genzini ısırdıkça Nemrut başını tokmaklatıp kafası paralanarak öldü.) (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Allah'ın kazası anında basiret (görüş) kapanır. Dostu düşmandan ayıramaz olursun.(Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Ayak nerede? Korkudan bende el ayak kalmadı. Kalbim can evinden fırlayacak, sapsarı yüzümün rengini görmez misin? Yüzümün rengi içimin durumunu haber veriyor. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Renk ve koku çıngırak gibi habercidir. Atın kişnemesi atı buldurur. Eşeğin sesini kapının sesinden ayırt edesin diye her şeyin sesi o şeyi haber verir.Peygamber Efendimiz insanları birbirinden ayırmak konusunda: İnsan sözünde gizlidir, buyurdu. Yüzün rengi çoğu zaman kalbin hâlini bildirir. Bazen dudağın kıpırdamadan hâlime acıyın, kalbinizde benim için bir sevgi yeri açınız demek ister. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)

Bana öyle bir ses geldi ki el, ayak, renk, kuvvet, söz ve göz hepsini alıp götürdü. Her şeyi kırıp döken, ağaçları kökünden söken, insan, hayvan veya bitki demeden yere seren ölüm geldi. Şu sessiz ve sakin yeryüzü deprem ile sıtmaya tutulmuş gibi titrer, ruh gibi saf ve berrak su uzun müddet bir çukurda kalırsa o berrak görünüşü ile rengini kaybeder. Sarı, bulanık, acı bir hal alır. (Şerh-i Mesnevi, c.2,s.514/ c.3,s.728)