SALDIRGAN VE ŞİDDET DAVRANIŞLARI  -OKULÖNCESİ KURUMLARDAKİ ÇOCUKLARDA-

Okul öncesi ve ilkokul döneminin çok önemli olduğunu hemen hemen her konuşmamda ve yazılarımda belirtirim. Bu iki dönemde de yani hem okul öncesi eğitimde hem de ilk okulda önemli olan, okul, çevre, şartlar, imkanlar vs lerin önemi olsa da daha önemli olan bu yaş çocukların eğitiminde öğretmen faktörüdür.  Anne ve babanın çocuk yetiştirmede tutum ve davranışları ne kadar önemliyse, okul öncesi öğretmenlerimizin tutum ve davranışları da o kadar önemlidir.

Öğretmen bu kadar önemliyken, özellikle de okul öncesi eğitimin çocukların; fiziksel, ruhsal, zihinsel gelişimlerinde çok önemli bir yeri varken; zaman zaman anne ve babaları üzen durumlarla karşılaşabilinmektedir. Tabii ki tüm eğitim camiasındaki bilinçli ve fedakar öğretmenlerimizi kastetmiyorum. Bilinçli ve fedakar okulöncesi öğretmenlerimiz, onlara teslim ettiğimiz fidanlardan karakter sahibi ve kişiliği olumlu gelişmiş güçlü çınarlar yetiştirmek istiyorlarsa (ki her öğretmen gibi eminim istiyorlardır) biraz daha dikkatli olabilirlermiş gibi geliyor bana.

Amacım herhangi bir öğretmeni ya da anne-babayı hedef almak ya da kınamak değil. Bu haddim de değil. Ancak bazı eksiklikleri görüyorsak bunları dile getirmek de bizim boynumuzun borcu, en başta bir eğitmen, öğretmen daha da önemlisi bilinçli bir vatansever olarak.

Konumuza dönecek olursak, bu hafta 4-5 yaş çocuklarının bir çoğunun okul öncesi eğitimde sıkça karşılaştıkları bir problemden bahsedeceğim. Bu durumdan çocuklar olduğu kadar anne-babalar da muzdarip durumda. SALDIRGAN – ŞİDDET İÇEREN DAVRANIŞLAR!

Neden bazı çocuklar saldırgan davranışlar ve şiddet göstermezken bazı çocuklar bu davranışları gösterirler? Bu sorunun cevabında kalıtımsal faktörlerden daha ziyade anne babanın çocuğa karşı izledikleri eğitim, öğrenme, çocuğa yaklaşım tarzı ve en önemlisi de model olmalarından kaynaklandığı görülmektedir.

Yukarıda da kısaca değinmeye çalıştığım gibi, birçok değişik sebebi var olabilecek şiddet içeren davranışları engellemek için anne ve babaların dikkat edebilecekleri bazı önemli noktalar vardır:

  • Katı bir disiplin anlayışından uzak durarak çocuğun kendini uygun bir şekilde ortaya koymasına izin vermesi,       
  • Aile içinde demokratik bir düzen kurularak dengeli bir bağımsızlık modeli sağlaması, 
  • Anne-babanın çocuğa saldırganlık modeli olmadan, kendi karşılarına çıkan problemleri şiddet içermeyen yollarla çözmesi, 
  • Çocuğun uyması gereken kuralların ve içinde bulunduğu sınırların kendinin algılamasına uygun bir şekilde anlatılması, 
  • Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmesi, başarabileceği kadar görev veya sorumlulukların başlatılması ve  bitirmesinin sağlanması, 
  • Çocukla ilgilenip onunla iletişim kurularak ve kaliteli zaman geçirip gerektiği ölçüde kontrol edilmesi ve çocuğun büyüyen potansiyeline ulaşmasında yardımcı olunması, 
  • Öncelikle çocuğu iyi tanıyarak kapasitesine uygun beklenti içine girilmesi ve ihtiyaç duyduğu gereksinimlerinin sağlanması 
  • Çocuğa, şiddet içeren davranışının dezavantajları gösterilip, bu yolla isteklerini elde edemeyeceğini, tam aksine istediği şeyleri kaybettiğini görmesi ve yaşaması, 
  • Çocuğun izlediği televizyon programlarının kendi yaşına uygun olmasına ve  içeriğinde olumlu karakterlerin yer almasına  dikkat edilmesi gerekmektedir. 

Peki çocuklarda ki şiddet içeren davranışları değiştirebilmek için neler yapılabilir? Bir anne baba çocuğunun olumsuz davranışlarını nasıl değiştirir? Nasıl düzeltir?

İlk olarak bakmamız gereken, sorun davranışı mı? Kişiliği mi? Sorularının cevabıdır. Örnek vermem gerekirse, “Ali açgözlüdür” cümlesi Ali'nin kişiliğini; “Ali başkalarının tabağından yiyecek alıyor” şeklinde bir tanımlamamız varsa bu Ali'nin davranış ını gösterir.

Biz eğitimle ve psikolojik süreçlerle davranışları değiştirebiliriz. Bu nedenle Ali'nin olumsuz davranışını kaldırmada izlenecek yolları ele alalım:

1. Olumsuz davranışın tanımı yapılmalıdır 

Sorun tanımlanıp davranış basit basamaklara indirgenmelidir. Böylece amacımız belli olur. 

Davranıştaki problem Nedir (Kime göre problem öğretmene göre mi aile ye göre mi?)

Örneğin, Ali,  yaramaz bir çocuktur.

Peki yaramazlık nedir? (Bu soruya yapılan davranışın yaramazlık olup olmadığının algılanmasında, öğretmen farklı bir cevap verebilecekken, anne ya da baba başka bir cevap verebilir.) 

2. Her bir basamağın eğitimine geçilmeden önce, çocuktan ne yapması istendiği açıkça KISA ve NET ifadelerle söylenmelidir.

Örneğin, evde koşmanı istemiyorum. (Neden, Alternatif çözüm)

    Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan bir tanesi,  çocuğa ne yapması istendiği model olunarak (bizzat yaparak) gösterilmelidir. Yani burada asıl iş çocuğun anne ve babasına düşmektedir. Unutmamalısınız ki sevgili anne ve babalar çocuklarınız sizlerin davranışlarınızı tahmin edebileceğinizden çok daha fazla gözlemliyor,  bu davranışları içselleştiriyorlar ve normalleştiriyorlar.

-Olumsuz davranışın oluşum zamanı , sıklığı veya süresi saptanmalıdır. Örneğin, kreşte arkadaşının boğazını sıkıyor. Bu davranışı ne zamanlarda yapıyor. Örneğin onu oyuna almadıklarında mı?,  kaç kere tekrarlanıyor davranış? Ve davranış ne kadar sürüyor?

BURADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUS OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİNİN  YA DA ANNE-BABANIN ÇOCUKLARI TAKİP EDEBİLMESİDİR. Bu yapılabilirse çocuklarda ki olumsuz davranışların düzeltilmesi için Rehber Öğretmenlere geri dönüt sağlanabilir.

3. Olumsuz davranışın öncesinde ne olduğuna bakılmalıdır. Nedeni nedir? 

Örneğin, çocuğun arkadaşına vurması davranışını ele alalım. Bu davranışın birçok nedeni olabilir. Örneğin, kıskanma, ilgi çekme gibi nedenlerle olabilir.

4. Olumsuz davranış sırasında ne olduğuna bakılmalıdır. Kim? Nasıl tepki veriyor?

BURADA YİNE HEM OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİNİN KREŞTE GEÇİRİLEN SÜREDE ÖĞRENCİLERİ İYİ GÖZLEMLEMESİ HEM DE ANNE YA DA BABANIN EVDE ÇOCUĞUNU GÖZLEMLEMESİ GEREKMEKTEDİR.

5. Olumsuz davranış sonrasında ne olduğuna bakılmalıdır.

Burada anlatmak istediğimiz, anne ya da babanın ya da kreşteki öğretmenin çocuğun olumsuz davranışı sonrasında, “Her zaman  aynı tepkiyi mi verdiğidir?”

6. İstenen olumlu davranış gerçekleştiğinde çocuk ödüllendiriliyor mu?

Bu diğer önemli bir nokta, hem kreşlerde (biz bu yazımızda 4-5 yaş çocuklarını baz alarak yazdığımız için, kreş diyorum) çalışan personel ya da okul öncesi öğretmenleri hem de anne ve babalar, çocukların olumlu davranışlarını pekiştirebilmeli yani ödüllendirmelidir.

Kreşlerde ya da ana okullarında, yanlış davranışa ceza verilmekte ancak genel olarak olumlu davranışa ödüllendirme daha az yapılmaktadır.

Sevgili Okul öncesi Öğretmenleri ve anne-babalar; unutmamalıdır ki, İLK ZAMANLAR DAVRANIŞIN ŞİDDETİ (Kötüye gitmesi) ARTACAK SONRA İYİLEŞECEKTİR. Bu noktayı da gözden kaçırmamanız gerekmektedir. Ben doğru davranıyorum çocuğuma ancak olumsuz davranışları daha arttı deyip, doğru davranış şekliniz değiştirmemelisiniz.

Ödüllendirme de önemlidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: 

“Çocuğunuzu başını derde sokmadığı için ödüllendirmeyin ancak doğru davranış sergilediğinde ödüllendirin.”

Peki bu ödüller nasıl olmalı?  Simgesel ödüller,  Sözel ödüller,  Etkinlik ödülleri gibi ödüller olabilir.

Sevgili anne-babalar bilmelisiniz ki çocuklarınız sizin kendi aranızda konuşmalarınızdan ya da çocuklarınızla iletişiminizden model alarak öğrenir. Bu nedenle; Çocuğunuzla Konuşurken Olumlu Kelimeler Kullanmaya dikkat edin.

Son bulmasını istediğiniz davranışı tekrarlamayın. Örneğin: “Ona derhal sıraya geç!” yerine, “Lütfen sırana geç” demelisiniz.  Böylece farkında olmadan dahi, OLUMSUZ KELİMELER ÖĞRETMEMİŞ OLURSUNUZ.

İstenmeyen davranışların bir bedeli de elbette olmalı ( tepkinin bedeli ), ancak bu bedel, acımasız cezalar şeklinde olmamalıdır. Örneğin,  odasına yollayın, kazanmış olduğu haklarında kısıntı yapın ya da anlaşma yoluna gidin. Ama asla kurallarınızdan ödün verip sözünüzden dönmeyin! 


Son olarak, öğretmen olarak ya da anne-baba olarak; çocuklarımız, bizlerin aynaları olan masumlardır! bunu unutmayalım!

 

İLETİŞİM: Twitter:  @mayolcu_   ve    facebook.com/mehmetalperyolcu