Dyt. Beyza Vural Öten, uzun süreli açlık sonrası yapılan en büyük hatanın hızlı yemek yemek olduğunu vurguluyor: "Uzun bir açlıktan sonra mideye birden yüklenmek; hazımsızlık, reflü ve tansiyon gibi sorunları beraberinde getirir. İftara mutlaka bir bardak su ve ardından hafif bir çorba ile başlayın. Beyne tokluk sinyalinin gitmesi yaklaşık 20-25 dakika sürer. Bu yüzden çorbanın ardından 5-10 dakika mola vermek, porsiyon kontrolü sağlamak adına çok kıymetlidir. Yemek sıralamanızda önce protein ve sebzeye yer verip, karbonhidrat grubunu (ekmek, pilav, makarna) en sona bırakmanızı öneriyorum."

"Sahurda Miktar Değil, İçerik Önemli"
Toplumda yaygın olan "Ne kadar çok yersem o kadar tok kalırım" düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Öten, sahurun bir kahvaltı öğünü gibi planlanması gerektiğini söylüyor:
"Tokluk sürenizi yediğiniz yemeğin miktarı değil, içeriği belirler. Sahurda hamur işi, pilav veya makarna tüketmek, metabolize olurken vücuttan çok fazla su çeker ve ertesi gün sizi daha fazla susatır. Benim önerim; sahurda mutlaka yumurta, peynir, yoğurt gibi kaliteli proteinlerin yanına ceviz, badem veya avokado gibi sağlıklı yağları eklemenizdir. Bol lifli çiğ sebzeler ise gün boyu kan şekerinizin dengede kalmasını sağlayarak halsizliği önleyecektir."
"Su Tüketiminde Yapılan Yanlışlar Şişkinlik Yapıyor"
Su içme alışkanlığının sadece iftar ve sahur vakitlerine sıkıştırılmaması gerektiğini ifade eden Dyt. Beyza Vural Öten, şu uyarılarda bulundu:
"Suyu bir anda ve çok miktarda içmek, sindirim enzimlerini seyrelterek şişkinliğe neden olur. Üstelik sahurda peş peşe içilen su, birkaç saat içinde vücudu terk eder. Suyu iftar ile sahur arasına yayarak içmeliyiz. Ayrıca unutulmamalıdır ki; içtiğiniz çay ve kahveler asla suyun yerini tutmaz, aksine vücuttan su atılımını artırır. Eğer gün içinde baş ağrısı ve kabızlık yaşıyorsanız, su tüketiminiz yetersiz demektir."





