OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ' DEN HAZIR CEVAPLAR

Tek parti yönetimini protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel “Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu'da efsanevi bir kahraman gibi tanındı. 1927 Akseki doğumlu, Ahmet Hamdi Akseki gibi ilim adamlarının yetiştiği bir ailedendir. Milliyetçi-muhafazakar düşüncenin önemli yazarlarından biridir. Hitabeti ve espirütüel yaklaşımı ile fikirlerinden daha çok hatırları ile dikkatleri çeken bir yazar, mütefekkir! Gönüllerde yer edinen mücahid ve dava adamıdır.

Serdengeçti deyince herkesin aklına şüphesiz hazır cevaplılığı gelir. Son zamanlarda pek az cinsten bulunan, fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz, inandığı gibi yaşamaya çalışan, dava adamlarından, adam gibi adamlardandır.

Sağ cenahın mühim mütefekkirlerinden  değerli sahsiyet, din, iman, kur'an demenin yasak oldugu bir devirde hizmet eden bir avuç sahabe yurekli güzel insandan  biridir.

Geçen hafta hayatından ve fıkralarından bir demet sunmuştum. Fazlasıyla rağbet gördü... İlginize teşekkür ediyorum. Ayrıca Dr. Mustafa Güçlü Bey'e de! Çünkü rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti'yi  HİSDER'de bize bir buçuk saat anlatmıştı da hem biz doymamıştık hem de o anlata anlata bitirememişti. Kendisiyle yakından tanışma fırsatı bulmuş, doktor olması dolayısıyla da Konya'da, hastanede üç ay bizatihi kendisiyle ilgilenmiş, yakından tanıma fırsatı bulmuştu.  Yine Salih Sedat Ersöz Bey'e de teşekkür ediyorum. Bir hazır cevabını telefonda bize nakletti. Onunla başlayalım!

Hiç kimseden çekmedim, şu iki İsmetten çektiğim kadar! Birisi zürriyetimi yok etti, birisi de hürriyetimi! (İsmet'in biri eşi, diğeri de o dönemin başbakanıdır.)  Hazır cevaplara devam edelim!

Parkinson

Rahmetli parkinson hastalığından muzdarip hasta yatağında yatarken, Alpaslan Türkeş Serdengeçti'yi ziyaret eder. Hasbihalin sonunda sayın Türkeş, gördüğünüz gibi hastalık bizi iyice esir aldı ama çok üzülmüyorum, zira çok havalı bir araba markası gibi bir hastalığım var! Parkinson bence çok şaşalı bir hastalık!
forumankebut.net - GÜLÜNÇ HAKİKATLER(OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ)

Çocuk mu Yetiştiriyoruz, Köpek mi?

Yine Serdengeçti'nin üç defa tekrar tekrar basılan, o zamanlar dillere destan olan 1. sayısında bir makalenin başlığı şöyledir:
"Çocuklarımız her hafta radyoda Ayşe Ablanın başkanlığı altında kopiller gibi hep bir ağızdan havlatılıyor!.. Bu ne rezalet! İnsan mı yetiştiriyoruz, köpek mi?"
Tek Yüzlü Hakikat, İki Yüzlü Para

Serdengeçti'nin ilk sayısında şöyle bir ilân var: Muhterem okuyucularımız: Serdengeçti, bin bir müşkülât içinde çıkabildi. Günlerce kapı kapı, matbaa matbaa, şehir şehir dolaştık. Karşılaştığımız zorlukları yazsak koskoca bir kitap olur. Çok şükür Allahın yardımıyla şimdi çıkmış bulunuyoruz. Bir sürü acı hakikatler var! Bunları behemehal söylememiz, yazmamız icap ediyor. Bildiğimizi, gördüğümüzü cesaretle söyleyeceğiz. Bize bu yolda, hak ve hakikat yolunda yardım ediniz. Serdengeçti'ye abone olunuz... Ne yazıktır ki tek yüzlü hakikatin meydana çıkması için bile, şu ikiyüzlü lanet paraya ihtiyaç var.

Marko Paşa Kimmiş?
Bir zamanlar çok sürüm yapan ve dedikodulara sebep olan komünist Sabahaddin Ali tarafından Marko Paşa isminde bir gazete çıkarılıyordu. Serdengeçti ona şu başlıkla ağır bir cevap vermiş, mahkemelik olmuşlardı:
"Marko Paşa, adından da anlaşılacağı üzere Türk değildir. Sovyet üniforması giymiş bir Rus emir eridir."

Sağ mısın Sol mu?

Serdengeçti'ye takılmaktan zevk alan bir arkadaşı onun damarına bastı:
"Sen, dedi, sağ mısın, sol musun?!" cevap: "Yaşadıkça sağım."

Türkiye'yi Karıştıran Adam

Ömrünün sonlarına doğru parkinson hastalığına yakalanmıştır. Kendisini ziyarete gelen bir grup öğrenciyle çay içerken, titreyen elleri yüzünden çayını karıştırmakta zorlanınca "bir zamanlar Türkiye'yi karıştırırdım. şimdi bir bardak çayı karıştıramıyorum." demiştir aksiyon adamı!

Komünizm neymiş?

Necip Fazıl, Serdengeçti ve Nazım ayni koğuştadır. Necip Fazıl dertlidir. Bir oraya bir buraya volta atar, sigara üstüne sigara yakar durur, Serdengeçti gayet neşelidir.Nazım ise tuttuğuna komünizmi anlatır durur. Bir gün yine Nazım birine komünizmi anlatırken, Serdengeçti yanına yaklaşır derki:
- Üstat bu komünizm nedir?
Nazım kendinden gayet emin der ki;
- Elini sol cebime at!
Bizimkisi hemen atar, Nazım der ki;
- Ne buldun?
- İki 25 kuruş der.
Nazım birini al der, Serdengeçti alır, Nazım, gururla;
-İşte komünizm budur, der.

Bizimkisi alışır. Her gün elini Nazım'ın cebine el atar, ne çıkarsa yarısını alır. Bir gün Nazım'a 50 lira gelir. Bizimki  sormadan hemen elini Nazım'ın cebine el atar ve yarısını almak ister. Nazım hemen müdahale eder;
-Hop hop ne oluyor? der.
   Serdengeçti;
  -Üstat yarısı benim değimliydi? der. Nazım;
- O kadar da uzun boylu değil! der. Serdengeçti orada taşı gediğine koyar.

  -İste! komünizm dedikleri 25 kuruşluk bir şeymiş

Suç Aleti

Malatya suikastı soruşturması kapsamında Osman Yüksel'in bürosu basılır. Polis eller havaya der. Osman Yüksel denileni yapar. Polis ceplerini aramaya başlar. Gömlek ceplerinden çul, çaput benzeri şeyler çıkar. Pantolon ceplerinelini daldırır elini polis! Elini soktuğu cep tamamen deliktir ve polisin eli aşağıya gittikçe gitmektedir. Bunun üzerine Osman Yüksel Serdengeçti espriyi patlatır;
- Memur bey, biraz daha aşağıya inerseniz, suç aletini bulacaksınız!

İlk şaşkınlıktan sonra orada bulunanlar dakikalarca süren gülme krizine girerler!

Osman Yüksel, Necip Fazıl, Osman Bölükbaşı gibi insanlar az yetişirler. Ama yaşarken kıymetlerini bilmek lazımdır! Hele yaşarken cehennem azabı yaşatıp, öldürmeyelim. Allah gani gani rahmet etsin. Selam ve dualarımızla!

 

                                                                       [email protected]

                                                                       Kültür Dünyamızdan

                                                                      Muhammed ACIYAN