Üreticilere destek! Çoban çantası ve binlerce fide dağıtıldı…
Üreticilere destek! Çoban çantası ve binlerce fide dağıtıldı…
İçeriği Görüntüle

Akaryakıt piyasasında uzun süredir devam eden fiyat hareketliliği eylül ayının ilk haftası itibarıyla yeni bir rekora imza attı. Yaz aylarında motorin için uygulanan geçici vergi muafiyetinin sona erdirilmesi ve uluslararası petrol piyasalarındaki yukarı yönlü dalgalanmalar pompa fiyatlarını doğrudan etkiledi. Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde motorinin litresi 90 TL barajını aşarken İstanbul genelinde de bu sınırın hemen altında seyrediyor. Son ayarlamalarla birlikte sürücülerin ve ticari işletmelerin depolarını doldurma maliyetleri ciddi oranda katlandı.

Küresel piyasalardaki ham petrol artışının yanı sıra yerel vergi takvimindeki değişiklikler benzin ve motorin gruplarında peş peşe fiyat artışlarını beraberinde getirdi. Yaşanan son zamların ardından özellikle motorin kullanan ağır vasıta, otobüs ve nakliye araçlarının işletim giderlerinde radikal artışlar yaşandı. İstanbul’un Avrupa Yakası’nda motorinin litresi 89,89 TL seviyesine yükselirken Anadolu Yakası’nda 89,76 TL olarak kayıtlara geçti. Başkent Ankara’da litre fiyatı 90,02 TL seviyesine ulaşırken İzmir’de ise 90,29 TL seviyesine kadar tırmandı.

Akaryakıt Fiyatlarındaki Yükseliş Depo Maliyetlerini Katladı

Yılın ilk günlerinde İstanbul Avrupa Yakası'nda 54,46 TL seviyesinde olan motorin litresi, yılın ilk dokuz ayında yaklaşık 35,43 TL artış gösterdi. Bu durum bireysel binek araç kullanıcılarından dev lojistik filolarına kadar herkesin bütçesini doğrudan sarstı. standart 50 litrelik bir motorin deposunu doldurmanın maliyeti ortalama 4 bin 500 TL seviyesine dayandı. Yılın başındaki rakamlarla kıyaslandığında depo başına düşen ek maliyet küçümsenmeyecek bir seviyeye ulaştı.

Vergi politikalarındaki dönemsel güncellemeler de bu artış grafiğinde önemli bir rol oynadı. Ağustos ayı ortasında yürürlüğe giren özel düzenlemeyle motorindeki ÖTV geçici olarak sıfırlanmış ve tüketici bir nebze olsun rahatlatılmıştı. Ancak eylül ayı itibarıyla bu uygulamanın kademeli olarak sona erdirilmesi ve yeni vergi dilimlerinin devreye alınmasıyla birlikte fiyat artışları kaçınılmaz hale geldi. Gelecek aylarda uygulanması planlanan yeni vergi güncellemeleri nedeniyle akaryakıt üzerindeki maliyet baskısının sürmesi bekleniyor.

Lojistik Ve Tedarik Zinciri Alanında Yeni Maliyet Dönemi

Motorin fiyatlarının bu seviyelere ulaşması yalnızca bireysel araç sahiplerinin ulaşım bütçesini ilgilendiren bir gelişme olmaktan çıktı. Türkiye’de şehirler arası yük taşımacılığı, kent içi dağıtım ağları, kargo ve lojistik operasyonlarının neredeyse tamamı motorinle çalışan araçlarla gerçekleştiriliyor. Taşımacılık sektöründe toplam giderlerin en büyük kısmını oluşturan yakıt maliyetlerindeki bu sıçrama, navlun fiyatlarının ve nakliye ücretlerinin yeniden belirlenmesine neden oluyor.

Tarladan toplanan tarımsal ürünlerin hallere taşınması, fabrikalarda üretilen malların depolara aktarılması ve son aşamada perakende satış noktalarına ulaştırılması süreçlerinin tamamında motorin temel girdi konumunda bulunuyor. Nakliye maliyetlerindeki her artış, taşınan ürünün niteliği ne olursa olsun birim fiyat üzerine ek yük getiriyor. Nakliyeciler ve lojistik firmaları artan giderleri karşılayabilmek adına hizmet tarifelerinde düzenlemeye gitmek zorunda kalıyor.

Tarımsal Üretim Ve Sanayi Sektöründe Yakıt Çıkmazı

Yakıt fiyatlarındaki artışın en ağır hissedildiği alanlardan biri de hiç şüphesiz tarım sektörü oluyor. Çiftçilerin ekim, dikim, sulama ve hasat dönemlerinde kullandığı traktörler ile biçerdöverler yüksek miktarda motorin tüketiyor. Üretim döneminin tam ortasında ya da hasat sonrasında yaşanan bu sert fiyat artışları çiftçinin tarladaki maliyetini doğrudan yukarı çekiyor. Gübre ve tohum gibi diğer girdilerin yanına eklenen yüksek yakıt maliyeti, üreticinin kar marjını daraltırken üretim kararlarını da olumsuz etkiliyor.

Sanayi ve üretim tesislerinde kullanılan jeneratörler, iş makineleri ve ağır sanayi ekipmanları da akaryakıt artışından payını alıyor. Hammaddelerin fabrikalara gelişi ve işlenmiş ürünlerin pazara sunulması aşamasındaki tüm lojistik operasyonlar sanayicinin maliyet tablolarına yansıyor. Üretim çarklarının dönmesi için gerekli olan temel enerji ve ulaşım giderlerinin yükselmesi, yerli üretimin küresel pazardaki rekabet gücünü de zora sokuyor.

Beklenen Enflasyon Baskısı Ve Fiyat Etiketlerine Yansımalar

Sektör temsilcileri ve ekonomi uzmanları, motorindeki bu fiyat değişimlerinin genel fiyatlar genel seviyesi üzerindeki dolaylı etkilerine dikkat çekiyor. Akaryakıt zamları sadece benzinlikteki sayaçta kalmayıp birkaç haftalık gecikmeyle gıda, perakende, dayanıklı tüketim maddeleri ve hizmet sektöründeki fiyat etiketlerine yansıyor. Ulaşım gideri artan her ürün, raf fiyatı belirlenirken bu ek yükü tüketiciye yansıtmak durumunda kalıyor.

Diğer taraftan, piyasadaki fiyatlama davranışlarının da bu beklentiler doğrultusunda şekillendiği gözlemleniyor. İşletmeler, önümüzdeki dönemde gelmesi muhtemel yeni zamları ve artan işletme giderlerini öngörerek ürünlerine şimdiden zam yapma eğilimi gösterebiliyor. Bu durum henüz maliyet tam olarak gerçekleşmeden bile perakende fiyatların yükselmesine yol açabiliyor. Yılın son çeyreğinde enerji fiyatlarındaki küresel seyir ve vergi takvimindeki gelişmeler enflasyon patikası açısından belirleyici bir unsur olmaya devam edecek.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım