Milyonlarca çalışanın merakla beklediği yeni yıl maaş düzenlemesi dönemi yaklaşırken, ekonomi yönetiminin ve iş dünyasının gözü yıl sonuna doğru yapılacak kritik toplantılara çevrildi. Aralık ayında bir araya gelecek olan karar vericiler, doğrudan 7 milyondan fazla emekçinin gelir seviyesini belirleyecek kararı açıklayacak. Ancak alınacak bu karar sadece fabrikalarda, ofislerde ya da hizmet sektöründe ter döken vatandaşların aylık gelirini değiştirmekle kalmayacak. Ülkedeki sosyal güvenlik çarklarının neredeyse tamamı asgari ücretin taban ve tavan rakamlarına bağlı olduğu için toplumun çok daha geniş bir kesimi bu değişimden doğrudan etkilenecek.
Sosyal güvenlik mevzuatına göre hazırlanan pek çok destek, tazminat ve prim ödemesi doğrudan doğruya açıklanacak yeni rakam üzerinden hesaplanıyor. Ocak ayının gelmesiyle birlikte işsiz kalan vatandaşlara ödenen maaşlardan hastalandığı için çalışamayanlara verilen rapor ödeneklerine kadar geniş bir yelpazede rakamlar güncellenecek. Bunun yanı sıra geleceğini güvence altına almak isteyen vatandaşların ödediği isteğe bağlı sigorta primleri, bireysel emeklilik sistemine sağlanan katkılar ve geçmiş hizmetleri saydırma maliyetleri de tamamen değişecek. Dolayısıyla yıl sonunda açıklanacak tek bir oran, iş hayatındaki dengeleri pek çok farklı kulvarda birden sarsacak.
Masa Üzerindeki Zam Oranları Ve Muhtemel Rakamlar
Ekonomi çevrelerinde yeni dönemin ücret tablosu oluşturulurken yıl boyunca gerçekleşen tüketici fiyat endeksi verileri ile gelecek dönemin hedefleri temel ölçüt olarak kabul ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda yılın ilk 9 aylık döneminde gerçekleşen tüketici fiyat artışı yüzde 24,32 seviyesine ulaştı. Güncellenen ekonomi programında ise 2026 yıl sonu için öngörülen enflasyon hedefi yüzde 28,4 olarak kayıtlara geçti. Bu veriler ışığında yapılan ilk senaryolara göre yüzde 25 oranında bir artış yapılması halinde net ödeme 35.094 TL, brüt ödeme ise 41.287 TL seviyesine yükselecek.
Ekonomi yönetiminin resmi tahminleri paralelinde yüzde 28,4 oranında bir artış sağlanması durumunda net tutar 36.049 TL seviyesine çıkarken, brüt ücret 42.411 TL düzeyine ulaşacak. Bu seçenekte herhangi bir teşvik indirimi uygulanmadığı takdirde bir çalışanın işverene toplam maliyeti 52.483 TL olarak hesaplanıyor. Masada değerlendirilen diğer senaryolarda ise yüzde 30 artış durumunda net ücretin 36.498 TL, yüzde 35 artış halinde ise net ödemenin 37.902 TL seviyelerine gelmesi öngörülüyor. Enflasyon rakamlarına ek olarak çalışan kesimin alım gücünü korumak adına refah payı eklenmesi ihtimali gerçekleşirse net ücretin 38.000 TL sınırını aşacağı tahmin ediliyor.
Karar Masasının Çalışma Mantığı Ve Görüşme Süreci
Ücrettin belirlenmesi sürecinde yasal olarak yetkili olan kurul; işçi temsilcileri, işveren heyeti ve devlet yetkililerinden oluşan 15 kişilik bir heyetten meydana geliyor. Her kesimin 5 üye ile temsil edildiği bu kurul, yılın son ayında birkaç defa bir araya gelerek ekonomik parametreleri detaylı biçimde ele alıyor. Görüşmeler neticesinde varılan mutabakat veya oy çoklığı ile alınan karar Resmi Gazete üzerinden duyurularak yürürlüğe giriyor. Taraflar arasındaki pazarlıklarda işçi cephesi genellikle alım gücündeki kayıpların telafisini ve ek refah payını vurgularken, işveren tarafı ise üretim maliyetlerindeki artışı ve küresel rekabet şartlarını öne çıkarıyor.
Hükümet yetkilileri ise bir yandan enflasyonla mücadele hedeflerini korumayı amaçlarken diğer yandan istihdam piyasasındaki dengeleri muhafaza etmeye çalışıyor. Kurulun yürüttüğü müzakerelerde sadece geçim endeksleri değil, sanayi üretimindeki durum ve piyasanın genel dengeleri de masaya yatırılıyor. Yapılacak her bir yüzdelik artışın piyasadaki tüm sektörlere ve kamu maliyesine doğrudan etkileri titizlikle analiz ediliyor. Tamamlanan toplantıların ardından ortaya çıkan nihai rakam, ocak ayının ilk gününden itibaren geçerli olmak üzere resmiyet kazanıyor.
Çalışanların Hesaplarına Doğrudan Yansıyacak Sosyal Destekler
Belirlenecek yeni tutar, çalışma hayatındaki en alt gelir seviyesini çizmenin ötesinde sosyal güvenlik sistemindeki hemen her kalemin alt ve üst sınırlarını yeniden tanımlıyor. İşini kaybeden vatandaşlara belirli sürelerle sağlanan işsizlik ödeneği brüt tutar üzerinden hesaplandığı için en düşük ve en yüksek işsizlik maaşı doğrudan yükseliyor. Sağlık sorunları nedeniyle işe gidemeyen çalışanlara ödenen geçici iş göremezlik tazminatlarının taban fiyatı da yeni dönemin brüt ücretine paralel olarak artış gösteriyor.
Anne olan çalışanların doğum izni süresince aldığı geçici iş göremezlik ödemeleri ile doğum sonrasında yarı zamanlı çalışma modelini seçen ebeveynlere verilen devlet katkıları da yeni oran oranında yukarı çekiliyor. Bununla birlikte işten ayrılma durumunda ödenen kıdem tazminatının taban miktarı ile ihbar tazminatı hesaplamalarında esas alınan temel tutarlar tamamen güncelleniyor. Çalışanların emeklilik dönemlerinde elde edecekleri gelirleri ve tazminat haklarını doğrudan etkileyen bu parametreler, yeni yılın ilk gününden itibaren geçerli olmak üzere yenileniyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım





