Sosyal medya üzerinden yayılan yüksek kazanç vaatli ilanlar, ekonomik güçlük yaşayan bireyler için her geçen gün daha tehlikeli bir tuzağa dönüşüyor. Şüpheli şahısların finansal hesapları kiralama yöntemiyle yürüttüğü dolandırıcılık faaliyetleri, banka bilgilerini teslim eden kişilerin hayatını bütünüyle karartabiliyor. Geçirdiği talihsiz bir iş kazasının ardından malulen emekli olan Nejat Yazıcı, borçlarını ödeyebilmek amacıyla kabul ettiği bir teklif yüzünden kendisini devasa bir hukuk mücadelesinin ortasında buldu. İstanbul merkezli dijital ticaret yaptığını iddia eden kişilerle temas kuran Yazıcı, finansal bilgilerini teslim ettiği andan itibaren hayatının en zorlu dönemine adım attı. Kendisine taahhüt edilen ödemeleri alamayan ve durumdan şüphelenerek hesaplarını kapattırmaya çalışan mağdur vatandaş, kısa süre içerisinde emekli maaşına konulan bloke ile gerçeklerle yüzleşti.
Açılan onlarca soruşturma kapsamında kolluk kuvvetlerine sürekli ifade vermek zorunda kalan Yazıcı, sadece 17 gün gibi kısa bir zaman diliminde hesapları üzerinden yüzlerce kişinin mağdur edildiğini öğrendi. Yapılan incelemelerin ardından hukuki süreçler hızla ilerlerken, banka bilgilerini üçüncü şahıslarla paylaşan vatandaş hakkında tam 97 farklı dava dosyası hazırlandı. Yaşanan bu olay, kişisel finansal bilgilerin başkalarına devredilmesinin doğuracağı adli sonuçların büyüklüğünü net bir şekilde kanıtlıyor. Mağduriyetin büyüklüğü karşısında hukuk mücadelesi başlatan Yazıcı, cezaevi süreciyle de karşı karşıya kalarak özgürlüğünden oldu.
Yıllarca Süren Cezaevi Süreci Ve Maddi Kayıplar
Banka bilgilerinin yasa dışı faaliyetlerde kullanılması nedeniyle yargılanan Yazıcı, yaklaşık 30 ay boyunca cezaevinde kaldı. Yapılan ilk yargılamalarda toplam cezası 45 yıla yaklaşan mağdur vatandaş, kanuni haklarını kullanarak ve hukuki itirazlarını sürdürerek ceza süresini 17 yıla kadar düşürmeyi başardı. Sonuçlanan 17 ayrı dosyanın 11 tanesinde infaz aşamasında bozma kararı çıkarken, 6 dosyada ise ret kararı verildi. Yargılama süreci devam eden ve henüz başlamamış onlarca dosya bulunması, mağduriyetin boyutunu daha da derinleştiriyor. Bu süreçte ailesinin finansal desteğiyle mağdur olan kişilerin zararlarını tanzim etmeye çalışan aile, tam anlamıyla ekonomik bir çöküş yaşadı.
Oğullarının düştüğü bu zor durumdan kurtulması için tüm imkanlarını seferber eden aile, adli süreç boyunca yaklaşık 4.000.000 TL tutarında bir maddi kayba uğradı. Mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla aile bireyleri bankalardan yüksek miktarlarda krediler çekti ve haftanın 5 günü farklı illerdeki adliyelere giderek hukuk mücadelesine katkı sağladı. Aile, asıl suçlu olan organize çete üyelerinin yakalanmasını ve bu tür tuzaklara düşen kişilerin daha fazla mağdur olmamasını talep ediyor. Yaşanan kayıplar, yalnızca hürriyeti kısıtlamakla kalmayıp ailelerin tüm birikimlerini de yok edebiliyor.
Şebekelerin Finansal Hesapları Kullanma Stratejisi
Organize dolandırıcılık şebekeleri, yasadışı yollarla elde ettikleri paraların izini kaybettirmek için doğrudan kendi isimlerine kayıtlı hesapları kullanmaktan kaçınıyor. Bunun yerine, ekonomik açıdan zor durumda olan, iş arayan ya da kısa yoldan para kazanmak isteyen bireylerin hesaplarını hedef alıyorlar. Şebeke üyeleri, mağdurlardan topladıkları yüksek tutarlı paraları bu kiralık hesaplara aktarıyor ve ardından parayı çok hızlı bir şekilde farklı hesaplara veya kripto varlıklara transfer ediyor. Böylece suç gelirinin kaynağı gizlenirken, adli makamlar nezdinde tüm sorumluluk hesabını kiralayan kişilerin üzerinde kalıyor.
Kişisel bilgilerini paylaşan bireyler, sistemde paranı geçtiği ana adres olarak göründüğü için doğrudan birinci derecede şüpheli konumuna yükseliyor. Hesap sahibinin organizasyondan haberinin olmadığını veya kandırıldığını beyan etmesi, adli süreçlerde cezai sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaya yetmiyor. Her bir mağdurun yaptığı ayrı şikayet, bağımsız bir suç dosyası olarak işleme alındığı için kişilerin karşılaştığı ceza miktarları katlanarak artıyor. Ayrıca bu tür soruşturmalarda hesaplara konulan bloke kararları nedeniyle kişilerin yasal maaşlarına ve tüm birikimlerine erişimleri bütünüyle engelleniyor.
Bilgi Güvenliğini Korumak İçin Alınması Gereken Önlemler
Emniyet birimleri ve finans uzmanları, son yıllarda artış gösteren IBAN kiralama dolandırıcılığına karşı vatandaşları düzenli olarak uyarmaya devam ediyor. Sosyal medya platformlarında veya mesajlaşma uygulamalarında yer alan zahmetsiz gelir ilanlarına kesinlikle itibar edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Hiçbir gerekçe ile banka hesabı, kredi kartı, internet bankacılığı şifresi veya IBAN bilgileri üçüncü şahıslara devredilmemeli ya da kullanımına sunulmamalıdır. Bir başkasının adına gelen parayı kendi hesabından çekip iletme teklifleri, doğrudan bir suç organizasyonunun parçası olunması anlamı taşıyor.
Finansal güvenliği sağlamak adına, hesaba kaynağı bilinmeyen bir para transferi gerçekleştiğinde vakit kaybetmeksizin ilgili banka ile iletişime geçilmelidir. Tanımsız kişilerden gelen şüpheli transferler derhal yetkililere bildirilmeli ve paranın kullanımı engellenmelidir. Herhangi bir aşamada şüpheli bir iş veya kazanç teklifi ile karşılaşılması halinde kolluk kuvvetlerine başvurulması hayati önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, kısa vadeli küçük kazanç vaatleri, kişilerin tüm hayatını karartabilecek devasa hukuki ve maddi sorumluluklar getirmektedir.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




