Hızlı gündem dur durak bilmeden devam ediyor. İnsanların neredeyse kısa soluklanmasına bile fırsat vermiyor. Sürekli çoklu suni gündemler. Neler yok ki! Yunanistan açmazı, Suriye çıkmazı, Rusya belirsizliği, FED'in korku dolu faiz artırım kararı, ülkemizde kızışmaya başlayan milletvekili seçimleri, TCMB'nın faiz indirme bilmecesi (neyse ki küçük çaplı bir gönül alma indirimi yapıldı da sözüm ona zaman kazanıldı) derken tablo uzayıp gidiyor.
Bu gelişmelerle ilgili olanlar var, ilgili olmayanlar veya olamayanlar var. Herkes mecbur mu bu gelişmeleri takip etmeye? Sanırım hiç kimsenin böyle bir zorunluluğu bulunmuyor ancak nedense bundan da kaçılmıyor.
Demem o ki çarşı pazara çıktığımızda herkesin dilinde bu gelişmeler. Sözgelimi Yunanistan'ı ele alalım. Yunanistan seçimlere girdi, yok hangi parti kazanacak, bir süre o meşgul etti gündemimizi. Syriza partisi seçimleri kazandı hükümet kurma çabaları başladı, hükümet kuruldu, zaten iktidarı ele geçirmenin bedeli kemer sıkma politikalarından uzaklaşmaktı, Avrupa Merkez Bankası ve önde gelen Avrupa Ülkeleri ile pazarlıklar başladı. Borçlar ertelensin süre kazanalım dendi, kimi karşı çıktı kimisi kabul etti derken baktık iki ay geçti.
Madem Yunanistan ile bu kadar ilgileniyoruz, sanırım şu soruya cevap vermek çok da zor olmasa gerek. Sorumuz şu; ülkemizin Yunanistan ile dış ticareti ne kadar? Hocam nereden çıktı demeyin, mademki bu kadar Yunanistan'la ilgiliyiz en azından bu soruya cevap vermek gerekir diye düşünüyorum. Her neyse ben söyleyeyim, yaklaşık 5 milyar $ civarında. Peki, ülkemizin Yunanistan'a ihracatı ne kadardır? 1,5 milyar $. Ülkemizin 2014 yılı ihracatı ne kadardır? 158 milyar $. İhracatımızın içinde Yunanistan'ın payı ne kadardır? Yaklaşık % 0,09. Hatta şunu söyleyeyim ihracatımızda ilk 20 ülke içinde bile yer almıyor. Devam edelim, Yunanistan'daki gelişmeler ülkemizin; üretim, istihdam, tasarruf, büyüklüklerimizin hangisini yakından ilgilendiriyor? Yunanistan'daki gelişmeler pazarda Hatice Hanımın filesindeki yiyecek maddelerini ne kadar etkiliyor? O zaman, Yunanistan haberlerini neden bu kadar yakından takip ediyoruz? Belki sadece dış ticarete bakmak yeterli olmayabilir ama yine de bir fikir verebilir diye düşünüyorum.
Yukarıda saydığım diğer gündem maddelerini de buna benzer analizlerle değerlendirebiliriz.
Çarşı-Pazarda esnafla konuştuğumuzda işlerin kesat olduğunu seçimi beklediklerini söylüyorlar. Neredeyse 3-5 yılımız seçimlerle geçti ve ülkemizin yapacağı sıçrama bir türlü gerçekleşemedi. Dahası yukarıda saydığım gündemler hala bizlerin gerçek enerjisini ve üretme kapasitesini olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Sürekli konuştuğumuz ekonomi, finansal sermayeyi ilgilendiren konuların etrafında dönüyor. Reel ekonomiyi ilgilendiren kısmı çok gün yüzüne çıkarılmıyor.Sürekli işsizlik rakamları konuşuluyor ama çalışanların da durumu sıkıntılı görünüyor. Esnaf mal satamıyor, üretim azalıyor, ödemeler ve yatırımlar erteleniyor, kısaca reel sektörün durumu iyi değil.
Üretim yapılacak, tasarruflarımız artacak, yatırımlar yapılacak ki istihdam artsın işsizlik azalsın ve reel sektör nefes alsın.
Kriz kendiliğinden ortaya çıkmaz, mutlaka bir adım öncesi vardır. Adımlar sıklaşıyor bizden söylemesi.
İyi haftalar.
Y. Doç. Dr. Bülent Darıcı