Köylere Hizmet Götürme Birlikleri, dertlerine çare olmak yerine, köylüleri mağdur ediyor.
Köylere hizmet götürmek amacıyla çeşitli ihaleler yapılıyor ancak masrafın bir kısmı köylüden karşılanıyor.
İstenen ücret ise zaten zor şartlarda hayatını idame ettiren köylüyü kara kara düşündürüyor.
Ücreti vermeyen veya veremeyecek durumda olan köylüye ise senet imzalatıldığı, tarlasının, evinin veya eşyasının sattırıldığı iddia ediliyor.
İddialar doğruysa, “Hizmetin karşılığı para oluyor!”
Son aylarda Ilgın köylüsü de benzer sorundan dert yanıyor.
Ilgın İlçesi'ne bağlı Avdan ve Çobankaya köylerine altyapı hizmeti götüren Köylere Hizmet Götürme Birliği, hizmet karşılığında, toplam bütçenin yüzde 25'ini (62 bin TL) köylüden tahsil etmesi sıkıntılara yol açtı...
“Kanalizasyon yapmak köylünün mü işi, devletin mi?” diyen köylüler, mağduriyetlerini şu şekilde dile getiriyor: “Bizim aylık bir gelirimiz yok. Borcu harmana bırakın diyoruz. Ancak bu istek gözardı ediliyor. Köylünün evraklarını imzalamıyorlar. Hizmet vermiyorlar borcu olana. Bu nerede görülmüştür. Mahalli idareciler halkına hizmet üretir. Mevcut hizmetten mahrum etmez.”
Durumu iyi olan köylüler talep edilen 600 TL'yi öderken, kıtkanaat geçinmeye çalışanlar ise “Parayı nasıl öderim” derdine düşmüş durumda.
Çünkü iddiaya göre köy muhtarı İbrahim Öz, bugün yarın icra takibine başlayacağını söylüyor.
Şikayetlerini dile getiren köylülerin ifadelerine göre köy muhtarı İbrahim Öz de birliğin üyesi. Üyesi olması sebebiyle muhtar köylüden parayı almak için her türlü işgüzarlığı yaptığı ileri sürülüyor.
İddialara göre, borcunu ödemeyenlerin evraklarını imzalamıyor. Evrakları imzalamak için müteahhite senet vermelerini istiyor. 'Evrakları imzala' diye İl Genel Meclisi'nden talimat gelmesine rağmen, imzalamamakta direniyor. Hatta övünerek, “ Borcu üzerinize alın imzalayayım” dediğini de aktarıyor.
Evrakları muhtar tarafından imzalanmadığı için de köylüler destekleme programına başvuramıyor. Başvuramadığı için de desteklerden mahrum kalıyor.
Muhtar Öz'ün, “Borcu öde” şeklinde köylüye baskı yapmasında birliğin üyesi olması ileri sürülüyor. İddianın ise gerçek olma olasılığı da yüksek. Çünkü köylü parayı ödemezse borcu birlik ödeyecek. Dolayısıyla borcu ödememek için köylünün üzerinde yoğun bir baskı oluşturmanın derdinde...
Köylülerin anlattığına göre Kaymakam da muhtarın yanında. İddiaya göre, konuyla ilgili kendisini ziyarete gelen köylülere Ilgın Kaymakamı Mehmet Öz, “evini sat borcunu öde” gibi ifadeler kullanmış...
Kaymakam'ın açıklamalarına baktığımızda kaçamak cevaplar verdiği açık. Çünkü köylülerin durduk yere, bir kaymakam hakkında böyle ağır iddialarda bulunması çok da mantıklı gelmiyor.
Eğer böyle bir ifade kullandıysa, Kaymakamlık makamına yakışmıyor.
Köylülerden dilekçe isteyeceğinize, “Borcunuzu ödemezseniz evraklarınızı imzalamam. Bugün yarın icra işlemi başlatacağım” sözleriyle köylüleri tehdit eden Muhtar İbrahim Öz, hakkında soruşturma açsaydınız daha iyi olurdu.
Çünkü bir muhtarın, “evrakları imzalamam” gibi lüksü yoktur. Kaymakam olarak da sizin bir muhtarın bu gibi hareketlerine görmezden gelmek gibi lüksünüz yoktur.
Üstelik bu olay yeni değil, birkaç aydır devam etmektedir. Göreviniz, köylüden dilekçe istemeniz yanında köylünün iddialarına da kulak vermenizdir. Sizin ilçenizde bir köy muhtarı, İl Genel Meclisi'ne bile kafa tutuyorsa, oturup bir düşünmeniz gerekiyor!...
Ayrıca köylülerin aktardığı bir iddia daha var; İlk atama kararnamesiyle Kaymakam Mehmet Öz'ün Ilgın'dan gönderileceği.
Gidip gitmeyeceğini bilemeyiz, ancak Kaymakam, köylünün mağduriyetini gidermekle yükümlü olduğunu unutmamalıdır...
Hem köylünün, hem muhtarın hem de kaymakamın açıklamalarına baktığımız da şöyle bir durum ortaya çıkıyor;
Köylü mağdur,
Muhtar para,
Kaymakam ise dilekçe derdinde!