TARİHİN SIFIR NOKTALARINDAN BİRİNDE HEYECAN VEREN KEŞİFLER
Konya'nın Çumra ilçesinde bulunan ve Neolitik çağda yaklaşık 8 bin insanın bir arada yaşadığı Çatalhöyük, insanlık tarihinin en köklü yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bölgede 1961 yılından bu yana aralıksız sürdürülen arkeolojik kazılar, binlerce yıllık geçmişe ışık tutan görkemli buluntularla dünya gündemini meşgul etmeye devam ediyor. İnsanlığın ilk mimari ve sosyal yaşam izlerini barındıran bu kadim mekândan çıkarılan 322 parça eser, "Çatalhöyük'ün Saklı Mirası" temasıyla 24 Temmuz’dan itibaren Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlanıyor.

İLK KEZ GÜN YÜZÜNE ÇIKAN EŞSİZ ESERLER
Sergi kapsamında, tarihte ilk defa sergilenecek olan çok özel parçalar ziyaretçileri adeta zaman yolculuğuna çıkaracak. Önden bakıldığında ayı veya kedi figürünü, yandan bakıldığında ise insan yüzünü andıran boyalı ve gözlerine obsidyen yerleştirilmiş "Obsidyen Gözlü Baş" etkinliğin en dikkat çekici eserleri arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra, yetişkin bir erkeğin mezarında bulunan, gücü ve statüyü simgelediği değerlendirilen mermer topuz başı da ilk kez görücüye çıkıyor. İki tarafında insan yüzü figürü barındıran ve ritüel amaçlı kullanıldığı tahmin edilen seramik "Çift Yüzlü Kap" ise Neolitik dönemin estetik anlayışını gözler önüne seriyor.

BİNLERCE YILLIK ZANAAT VE DEFİN RİTÜELLERİ
Çatalhöyük insanının defin geleneklerini ve el zanaatlarını aktaran buluntular arasında en duygusal olanı, bebek mezarlarına konulan ve toprağa bıraktığı izlerden tespit edilen örgü sepetler oluşturuyor. Bitkisel liflerin incelikle işlendiğini gösteren bu sepet izleri, dönemin insanlarının matem ve defin süreçlerindeki özenini simgeliyor. Sergi ayrıca, ABD’den ülkemize iadesi sağlanan tarihi heykelcik ile mermer bilezikler, yılan iskeleti ve deniz kabuğundan yapılmış kolyeler, hayvan kemiğinden tasarlanan saç tokaları ve dokuma araçlarıyla Neolitik çağ insanının sadece hayatta kalmadığını, estetiğe de büyük önem verdiğini kanıtlıyor.





