Sonbahardan çıkıp, kışa doğru yol alıyoruz. Her ne kadar bugünlerde havaların normal bir seyri olmasa da iyiden iyiye soğuk kendini hissettirmeye başladı. Havaların kapalı ve soğuk olmasıyla birlikte benim de içimi bir karamsarlık kaplar. Bilmiyorum neden? 'Bu tip havalar sana kötü günleri mi çağrıştırıyor?' derseniz asla. Öyle bir durum da yok. Herhalde psikolojik bir durum olsa gerek.
Soğuk geçen günlerin, kapalı havaların vazgeçilmez tadı ise sıcak bir ortamda yorgana bürünüp mışıl mışıl uyumak. İnanın tecrübeyle sabit, belki sizler de bu tadı tatmışsınızdır, tadı gerçekten başka oluyor. İnsanın herhangi bir iş yapası da gelmiyor. Buna bir çare gerek. Çare kestirmeden havalar ısınıncaya kadar hiçbir iş yapmamak, evimize çekilip, yan gelip yatmak.
Tabii bu, işin şaka boyutu. Çalışmak zorunda olanlar, eve ekmek götürmek derdiyle koşturanlar, söz gelimi ifademin dışındalar. Onların, 'bir hafta kendime tatil vereyim, çalışmayayım' demeye hakları yok. Karınca misali sıcaklarda çalışayım, birikim yapayım, kışın yatarım da diyemezler. Ne zamanki işten emekli olurlar veya çalışmalarına gerek kalmaz, ondan sonra tatili hak ederler.
Biz gazetecilerin de doğru düzgün tatili yoktur. Gazeteci tatilde bile haber yapar, izlenimde bulunur. Zira gazetecinin her anı haberle iç içedir. Hayatın olağan akışı devam ettiği müddetçe de bu durum böyle devam eder. Çok şükür, halimizden memnunuz. Şahsi olarak bir şikayetim de yok. Yeter ki Hâlık, sağlık, sıhhat versin, biz çalışmaya razıyız.
Mesleğimiz gereği sürekli toplumun içerisinde olduğumuz için insanlar ne yapıyor, nelerle meşgul oluyor sürekli gözlem yapma imkanımız oluyor. Takdir ettiğim, 'helal olsun' dediğim insanlar çıkıyor bazen karşıma. Kimler mi onlar? Yaşı olmuş 60. Ama hâlâ çalışıyor, ekmeğini çıkarmanın gayreti içerisinde koşturuyor, alın teri döküyor. İşte bu insanların eli öpülür, hakkı fazlasıyla verilir.
Bir yanda da yetişen yeni nesil var. Nasıl yetişmek akıl sır erdirmek zor. Okula verirsin çocuğu, okulla pek ilgisi olmaz, aklı bir karış havadadır. 'Tamam, anlaşıldı, bu okumayacak' dersin, bir ustanın yanına işe verirsin, 'hiç değilse evladım zanaat sahibi oluverir' temennisinde bulunursun, sonuç yine hüsran yine hüsran.
Konu nereden nereye geldi. Soğuk ve kapalı geçen havaların bendenizdeki karamsarlıktan dem vurdum, yeni neslin tembelliğinde sözü bağladık. Hülasa, siz en iyisi Allah sağlık, sıhhat verdiği nispette çalışın, çabalayın, yağmur, çamur demeden tabii. Hem bu dünyada rahatlığı ne yapacaksınız, baki olan ahiretteki rahatlığı arzulayın.