Çizmek onun için yaşam biçimi! Çizmek onun için yaşam biçimi!

İsrail durmadan Gazze’yi vurmaya, soykırım uygulamaya devam ediyor. Bunun yanında ifade özgürlüğü adı altında İslamofobi olgusu da artıyor. Özellikle Batı ülkelerinde Müslüman karşıtı olanlar ifade özgürlüğüne sığınarak İslam’a karşı nefret ve huzursuzluk oluşturmak için adeta gayret gösteriyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Hukukçu ve Akademisyen Prof. Dr. Ergin Ergül ise, İslamofobik söylemlerin, şiddete teşvik ettiğini belirterek kişilerin birtakım temel hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önüne engeller koyarak insan hakları sorununa yol açabildiğini vurguladı.

Kjfhlıupouyp

ULUSLARARASI SUÇLARA YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Ergin Ergül, Müslüman düşünür ve kamu hukukçusu İbn-i Haldun’un tarihte ilk defa günümüzdeki “insan hakları” kavramına karşılık gelecek şekilde “insanların hakları” kavramını kullandığını anımsatarak ayrıca adaletsizlik teşkil eden fiillerin sadece iktidar ve kamu otoritesini kullananlar tarafından işlenebileceğini ifade etti. Ergin Ergül, hukuki açıdan bakıldığında ise, İslamofobi olgusu ve sorununun uluslararası suçlara yol açabildiğine de dikkat çekti.

Şlhkşjkşljk

İSLAMOFOBİ IRKÇILIĞIN MODERN TÜRÜ OLDU

İslamofobi’yi ceza hukuku bağlamında yerine oturtabilmek için öncelikle nefret suçları olarak adlandırılan suç kategorisine değinmek gerektiğini söyleyen Ergin Ergül, tarih olarak eskilere dayanmasına rağmen, özellikle son dönemde, nefret içerikli ifadeler ve eylemlerin ulusal hukuklarda suç türü olarak düzenlendiğini dile getirdi. Prof. Dr. Ergül, bazı ülkelerin nefret suçlarını müstakil suç olarak düzenlerken; bazılarının da suçların nefret, önyargı ve huzursuzluğun işlenmesini cezanın ağırlaştırıcı sebebi olarak öngördüğünü belirtti. Ergül, “Kılık kıyafet, dili, inancı, cinsiyeti, dış görünüşü, ten rengi veya fiziki engeli gibi sebeplerden dolayı, “öteki”ne karşı duyulan önyargı, nefret suçunun temel motifi olarak karşımıza çıkıyor. İslamofobi ile Müslüman karşıtlığı, ırkçılığın yeni ve modern bir türü olduğundan, yabancı düşmanlığına karşı nefret söylem ve suçları adı altında uygulanan yaptırımların İslamofobi için de uygulanabileceği akla gelir. İslamofobik söylem ve fiiller, nefret söylem ve suçlarıyla birçok bakımdan örtüşür” diye konuştu.

Khjgkghk

BU KONUDA YETERİNCE UYGULAMA YOK

İslamofobik alanında olan uygulamalardaki problemlerden bahseden Ergül, “Sorunun yaygınlığına rağmen yargı kararlarının sayısının azlığı ve birkaç ülke ile sınırlı olması gözlerden kaçmıyor. Bu kararların verildiği ülkelerde bile adli uygulama, İslamofobik söylem ve eylemler noktasında henüz istikrarlı bir uygulamaya dönüşmedi. Çünkü kamuoyunun bakışında genel olarak İslamofobik söylem ve fiillerine karşı gösterilen hassasiyet gözlemlenmedi” ifadelerine yer verdi.

Klgşhlkjşkhli

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İSLAMOFOBİ DEĞİLDİR!

İslamofobik söylemlerin şiddete teşvik ederek kişilerin birtakım temel hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önüne engel olduğunun altını çizen Ergül, son olarak şunları kaydetti: “İslamofobik söylemler bir insan hakları sorununa yol açabilir. Diğer yandan İslamofobik eylemler, mağdurun yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı ile mülkiyet hakkı gibi bir dizi temel hak ve özgürlüğü üzerinde doğrudan etkiye neden olduğundan suç oluşturmalarının yanı sıra devletin önlemesi yükümlülüğü olan insan hakları ihlallerini de gündeme getiriyor. Hiç kuşkusuz İslamofobik söylem, nefret söylemin modern ve yaygın bir görünümüdür. Günümüzde gerek dünya çapında gerek Avrupa’da en yoğun nefret söyleminin Müslümanlara karşı görüldüğü dikkate alındığında, bu tür tanımlarda sayılan ifadelerin arasına, “İslamofobi” veya “Müslüman karşıtı” kavramlarının da eklenmesi gerekliliği inkar edilemez. İslamofobi adı altında yapılan ifade özgürlüğü, özgürlük değildir.”

Muhabir: TUBA KAYA