Üniversite sınavına sayılı günler kala sınava hazırlanan öğrencilerde korku, stres ve kaygı yaşanmaya başladı. Bu bağlamda her yıl milyonlarca genç, üniversiteye giriş kapısını aralamak için mücadele veriyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikolog Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu ise, öğrencilerin ilk önce stres, korku veya kaygı yaşayıp yaşamadıklarına bakmaları gerektiğini belirterek bu süreçte sorumluluk almanın da önemine dikkat çekti.

K Ş L J Ş H L J K Ş K H

FARKINDALIK ÇÖZÜMÜN İLK ADIMIDIR

Mehmet Şakiroğlu, öğrencilerin üniversite sınavına çalışma dönemine yönelik olarak klinik gözlemlerinden hareketle, sınav performanslarını artıracak 4 tane psikolojik stratejiden bahsetti. Sınavın kısıtlı bir zaman diliminde yapıldığını söyleyen Mehmet Şakiroğlu, bu zaman diliminin öğrenciler için çok önemli olduğunu vurgulayarak zihinsel hazırlığın büyük oranda sınav sonucunu etkilediğini aktardı. Doç. Dr. Şakiroğlu, “Korku, kaygı ve stres arasındaki farkı bilip onların performansını düşüren korku mu, kaygı mı, stres mi diye öğrencilerin farkına varması gerekiyor. Öğrenciler üniversite sınavını kazandığında meydana gelecek değişimden, ailesi, evi, arkadaşlarından ayrılmaktan korkuyorsa kesinlikle ortada bir stres vardır. Korku ise olumsuz bir senaryo üzerine oluşur. Örneğin öğrenci belli bir üniversiteyi kazanacağını bilir. Ama orada bulanan bir hocanın kişileri sürekli dersten bıraktığını öğrendiği için gitmeye korkar. Korkuyla ilgili sıkıntılar yaşayanlar, korktuğu şeyin ne olduğunu bulması lazım. Kaygı da belirsizlikten kaynaklanıyor. Bazı öğrencilerimiz sınav kaygısı yaşıyor. ‘Yüzlerce üniversite ve bölümden hangisini seçeceğim, geleceğim, mesleğim ne olacak, hangi meslekten ne kadar para kazanabilirim’ gibi büyük belirsizlikler kişilerde kaygıya neden oluyor. Dolayısıyla öğrenci; sınavla ilgili performansı, stres, korku veya kaygı da mı düşüyor sorusunun cevabını bulursa, sınavla ilgili sorunlar yüzde 50 azalacaktır. Farkındalık ve iç güdü çözümün ilk adımıdır” diye kaydetti.

HAREKETE GEÇMEK GEREKİYOR

Başarıya giden yolda şansın değil, mücadele etmenin gerekli olduğunu ileri süren Şakiroğlu, sınav sürecinde plan ve program yaparak çalışmanın öneminden bahsetti. Öğrencilerin şans eseri bir soruyu fazla yapabileceklerini dile getiren Şakiroğlu, “Ama bu sizi Türkiye’nin en önemli cerrahı yapmaz. Şans eseri hayatımızda bir şeyler gerçekleşebilir. Ancak şans profesyonel hayatta meydana gelmez. Profesyonel hayatta bütün programı kişinin kendisi yapmalı. Bunun yanında iyimserlik ve umut arasında bir fark var. Herhangi bir şeyi çok istersen olur diyorlar. Bu Türkiye’de söylenmiş en büyük yalanlardan biridir. Oysaki bizim için önemli olan şey umuttur. ‘Ben bir şeyi istiyorum ama bunun için mücadele etmem lazım’ düşüncesiyle hareket etmek gerekiyor. Uyuyarak istekte bulunamazsın. Plan ve program yapmanız önemli. İyimserlik tohumlarının yerine umut tohumlarını koymak ve aktif şekilde bir şeyler yapmak lazım” şeklinde konuştu.

K F H J K F H K J F

Diş Hekimliği Kongresi tam not aldı Diş Hekimliği Kongresi tam not aldı

SORUMLULUĞUN OLDUĞU ÖZGÜRLÜK BAŞARI GETİRİR

Özgürlük değil, sorumluluğun başarıya götürdüğünün altını çizen Şakiroğlu, öğrencilerin genelde, üniversiteyi evden ayrı kalmak, özgürlük ve mutluluk olarak gördüğünden yakındı. İnsanların sorumluluğu alınmış özgürlüğü sevdiğini, ifade eden Şakiroğlu, “Oysaki özgürlük, bizim sorumluluklarımız çerçevesinde gerçekleşen bir şeydir. O yüzden şehirden ayrılmak değil, üniversitede bir bölüm kazanarak yeni mesleğin peşinden başka bir şehre gitme düşüncesinin hakim olması gerekiyor. Sorumluluk sahibi olunması için ise seçim yapılması lazım. Bu noktada anlam verdiğimiz hedefimizin olması gerekir. O yüzden en başa hedefi koyarsak o zaman sorumluluk alırız. En başa seçimle alınan hedefi, hemen arkasına sorumluluğu koyorsak hayat bize gerçek bir özgürlük verir. Ama maalesef başa özgürlüğü koyduğumuzda her şey siliniyor” diye konuştu. Bunların yanında düşünce hatalarının da başarıya giden yolda engel olduğunu açıklayan Şakiroğlu, sözlerine son olarak şunları ekledi: “Sınavda ya yetiştiremezsem, zaten iyi bir okula gitmedim, hayatımda her şey kötü gidecek, dershaneye de gidemedim” gibi bahanler üretilebiliyor. Düşünce hataları bahanelerdir ve insanları olası bir başarızlığa hazırlar. Eğer olası bir başarızlığa hazırlanırsanız, başarısız olursunuz. Çünkü insanın zihni kurduğu senaryoyu yapmaya çalışır. Dolayısıyla düşünce hatalarının yerine hayal ve motivasyonu koymalıyız. Düşünce hatalarını bulmak ve çözmek çok önemli. Kendinizi kötü hissettiğiniz anda bir durun, o sırada beyin ekranınızdaki düşünceyi kağıda dökün. Aynı cümleyi kendinizi kötü hissetiğinizde o kağıtta görüyorsanız o cümle başarısızlık nedeniniz. Kısacası her şeyden önce ruhunuza ve kalbinize iyi gelecek meslekler seçmelisiniz.”

Muhabir: TUBA KAYA