Geçen hafta 31 Temmuz gecesi Adana'nın Pozantı ilçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırı neticesinde iki vatan evladı şehit oldu. Şehitlerden birisi İsa İPEK, Adana'nın Karaisalı ilçesinden, diğeri ise Serdar KAZAR, Bingöl'ün Genç ilçesinden. Birisi Kürt kökenli, birisi Çukurova'nın Yörük obasından, iki vatan evladı. Her ikisi de silahlarının son kurşununa kadar vatan hainleriyle savaşıyorlar. Hayatlarını ve canlarını feda edip son nefeslerinde bile Türk ile Kürt'ün ayrılmaz bir kardeş olduğu göstererek şehadet şerbetini içip bu dünyadan ayrılıyorlar. Ne asil bir duygu! Bayrağımızın göğsünde yer aldığı, şerefle giydiği üniformalarının altında birisi Bingöllü diğeri Adana'lı iki meslektaş bizler derin uykumuzda iken vatan yolunda şehit oldular.
Aynı harmanda mahsülümüzü kaldırmış, aynı ayazda üşümüş, aynı pınarlardan sular içmiş, aynı kıbleye yönelmiş, aynı Haccın yolcusu olmuş bu toprakların sakinleri Türkler ve Kürtler et ile tırnak misali birbirlerinden ayrılmaz, tarihin derinliklerine uzanan kardeşlik bağlarıyla birbirlerine bağlıdırlar. Bir çok dostum vardır. Eşlerin birisi Türk, birisi Kürt kökenlidir; bu kardeşlerimizin çocuklarının hangisi Türk oldu hangisi Kürt oldu diye birbirinden ayıramazsınız. İki ırk birleşmiş birbiriyle can olmuş, canan olmuş yoldaş olmuştur. Ama ne var ki bu ayrılığı kaşıyıp körükleyen, bu bereketli topraklarda millet ve devlet varlığımızın gelişmesini istemeyen, ülkemizin kalkınmasından rahatsızlık duyan ucu İsrail'e ve Ermeniler çıkan uzantıları vardır. Bizim hep krizlerle boğuşmamızı kavgaların bir türlü bitirmeyip, tüm enerjimizi birbirimizle mücadeleyle geçirmemiz isteniyor. Aslında bu savaş bu topraklarda Osmanlı gibi güçlü bir İslam ülkesinin bir daha ayağa kalkamaması için başımıza örülen bir çorabın hayata geçirilmesidir.
Rabbimiz Kur'an'ı Kerimde: "İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tвğut (bвtıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şьphe yok ki şeytanın kurduğu dьzen zayıftır." (Nisa, 76) buyurarak hayatın İman ve Küfür yolunda bir mücadeleden ibaret olduğunu ancak bu mücadelede Şeytanın kurduğu düzenin zayıf olduğu bildirilmiştir. Savaşlarda Allah'ın tarafında olanların kazanacağını Yüce Rabbimiz şöyle ilan ediyor:"Kim Allah'ı, Resыlьnь ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) ьstьn gelecek olanlar şьphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 56)
Bizler Kur'an'a tabi olur, Hz Muhammed Mustafa'nın yolunda gidersek; İyiliği topluma hakim kılma, kötülükten insanları vazgeçirme görevimizi ifa edersek Rabbimiz bu milleti koruyacaktır. Hz Ebubekir halife olduğu zaman Cuma Namazı hutbesine çıkar Allah'a hamd ettikten sonra şu ayeti okur: Ey iman edenler! Siz kendinizi dьzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar vermez.(Maide,5/105) Daha sonra bu ayetin Müslümanların nemelazımcı bir anlayışa kapı aralayacak şekilde yorumlamaya başladıklarını gördüğünü söyleyerek onları Hz Peygamberin şu hadisiyle uyarmıştır: "Siz bu вyeti gayesinin dışına taşırıyor ve yanlış yorumluyorsunuz. Ben Resыlllah (asv)'ın 'İnsanlar bir kцtьlьğь gцrьp de onu engellemezlerse, Allah'ın onlara genel bir azap gцndermesi yakındır.' buyurduğunu duydum." (Tirmizî, tefsir, 6; Ebû Dâvûd, Melahım, 27; İbn Mâce, Fiten, 17)
Bizler dinimizi en güzel bir biçimde yaşamalı ve etrafımızdaki insanlara da İslam'ın güzelliklerini anlatmakla mükellefiz. Çünkü aynı gemide yaşayan insanlarız. Bu güzelim memleket yanarsa hep birlikte içerisinde kül oluruz. Yıllar yılı dinini yaşayan öğrencileri biz irticacı, yobaz gördük. Gençlerin dinden uzak yaşadıkları ölçüde onları uygar ve çağdaş kabul ettik. Bünyelerinde din harcı olmadığı için Allah korkusu taşımadan masum insanları öldürmeye başladılar. Kurtuluş Savaşında bu millet Türküyle Kürdüyle el ele verip emperyalistleri, işgalcileri nasıl yurdumuzdan çıkardıysa onların nesilleri olan bizler de işgalcilere ait içimizde kültür, yaşam biçimi ve değerler adına ne varsa hayatımızdan, yüreğimizden çıkarıp atabilmeyi, yeniden İslam kültürü ve değerleriyle tanışıp bu topraklarda barışı, sevgiyi ve hoşgörüyü egemen kılmalıyız. Rabbim bizleri İman kardeşliğinin gölgesinde aynı inanç ve amaç uğrunda kenetlenen Müslümanlardan eylesin.