Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabtan bir kişiyi askeri bir bölüğe komutan tayin edip gazaya göndermişti. Bu zat bölüğe her namaz kıldırışında (ikinci rekatta) İhlas suresini okuyarak kıraatını bitirirdi. Dönüşte, komutanın namazı İhlas suresi ile bitirmeyi adet edinmiş olduğunu Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme haber verdiler. O da: Niçin böyle yaptığını ona sorunuz! buyurdu. Sordular.

 İhlâs suresi, Rahman’ın sıfatlarını ihtiva ediyor. Bu sebeple ben onu okumayı severim, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber: Allah Teala’nın da onu sevdiğini kendisine müjdeleyiniz! buyurdu. (Buhari, Tevhid 1; Müslim, Salatü’l müsafirin 263. Ayrıca bk. Nesai, İftitah 69)

            İhlas suresi, Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamber’e gelip Bizi kendisine kulluk yapmaya çağırdığın Rabbini bize tanıt demeleri üzerine nazil olmuştur. Meali şöyledir:

De ki: O Allah’dır, birdir.

Allah sameddir, (hiçbir varlığa muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır).

Doğurmamış ve doğurulmamıştır.

Hiçbir şey de O’na denk olmamıştır (eşi ve benzeri yoktur).

Güzel dinimizin baş inanç ilkesi olan tevhid, Allah’ın birliği esası, en özlü şekilde bu surede anlatılmaktadır. Bu sebeple bu surenin bir adı da Tevhid suresidir. Allah Teala, ilahlık sıfatlarıyla bu surede ve bir de Ayetül kürsi’de olduğu gibi hiçbir yerde anlatılmış değildir. İhlas suresinin Kuran-ı Kerim’in üçte birine denk olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Bunun yorumunda âlimlerimiz farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Kimi Kuran’ın muhtevası üç kısımdan oluşur: Kıssalar, ahkam ve Allah’ın sıfatları. Bu sure Allah’ın sıfatlarını ihtiva ettiği için Kurân-ı Kerim’in üçte biri sayılır demiştir. Kimi de, Bütünüyle Kuranı Kerim, Allah Teala’nın zatını, isim ve sıfatlarını, fiil ve âdetlerini tanıtır. Bu sure ise, Allah’ı takdis ve tenzihe tahsis edilmiştir. Bu açıdan Kuran’ın üçte biri sayılır görüşündedir. Sevap bakımından üçte birine denk olup olmadığı da bu tartışmalar arasındadır.

Hadisimizde ismi bildirilmeyen komutanın, kıldırdığı her namazın ikinci rekatinde İhlas suresini okuması, şikayet konusu yapılınca Hz. Peygamber, öncelikle bu hareketinin sebebini kendisinden sormak gerektiğini belirtmiş ve sordurmuştur. Komutanın, ne namazı kısa tutmak ne başka sure bilmemek ne de daha başka herhangi bir sebepten dolayı değil, sırf surenin muhtevasına duyduğu sevgi ve muhabbetten, yani Allah bilincinden dolayı hep bu sureyi okuduğu anlaşılınca da, onun bu tavrının, Allah Teala tarafından sevildiğinin işareti olduğunu ilân etmiş ve Allah Teala’nın da onu sevdiğini kendisine müjdeleyin! buyurmuştur.