Türkiye'de şu anda (medya uzmanları tarafından ifade ediliyor) basın ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf iktidarın politikalarını desteklerken, bir taraf ise iktidarın politikalarının karşısında duruyor.

Bana göre de Türkiye'de basın ikiye bölünmüştür. Ancak bir farkla. Oda bir tarafta ekonomi-politik yapı içinde iktidarın yanında yer alıp yayın hayatını sürdüren basın, bir tarafta topluma doğruları aktarmaya, toplum yararına çalışan basın vardır...

Bu anlamda Yenigün Gazetesi ikinci vazifeyi seçmiştir. Kurulduğu ilk günden itibariyle Konya'ya rehber olma, gelişmelerden doğru bir şekilde bilgilenmesini sağlama görevini üstlendi.

İdealist düşünceyi hedef seçti. Çünkü alanımız, gücümüz sınırlı ve belli bir bölgeye hizmet ediyoruz. Onun için hakikati bölgemizdeki okurlarımıza en ayrıntılı ve doğru bir şekilde gösterme anlamında 6 yıldır yoğun bir gayret gösteriyoruz. Olayları en ince ayrıntısına kadar veriyoruz, toplumsal haberleri ile tartışma ve demokrasi zemini oluşturuyoruz.

İdealist gazetecilik düşüncesi ile halk adına hükümetin, yerel yönetimlerin fahri müfettişliğini yapıyoruz. Bu anlamda Konya'nın gözü, kulağı ve dili olduk. Bu güne kadar bölgemizde yaşanan olaylara seyirci kalmadık. Görmedim, duymadım, bilmiyorum ayağına üç maymunu oynamadık. Halkın dert ve ihtiyaçlarına tercüman olduk.

Yazacağımız olayları şu veya bu menfaatin aleti olmadan hakikat peşinde koşarak kaleme aldık. Yerel gazetecilikte bir numaral kural olan dürüstlükten taviz vermedik ve verdirmedik. Çünkü şunu çok iyi biliyorduk ki yaptığımız haber sonunda yine Konya halkımız ile yüz yüze gelecektik, bu düşünce ile kişisel hırs ve öfkeyle haber yapmaktan kaçındık...

Ancak fahri müfettişlik görevimiz ile yaptığımız haberler dolayısıyla okurlarımızdan memnuniyet aldığımız kadar, haberin muhataplarından tepki de aldık. Aldığımız her tepki karşısında yılmadık, 'demekki doğru yoldayız' diyerek yazmaya devam ettik, her teveccüh karşısında da şımarmadık, başarı iltifata tabidir anlayışı ile Konya'ya hizmet etmeye devam ettik. Kamusal çalışmaların, yatırımların ve uygulamaların da denetçisi konumumuzu sürdürdük...

En önemli etkinliğimizi kültürel kodlarımızı korumada verdik. Konya'nın kültürünü, Anadolu'nun gelenek ve göreneklerini, İslam'ın yüceliğini koruma adına haberler yazdık, köşelerimizde dile getirdik. Toplumda, ahlak ve maneviyat duygusunu sürekli ayakta tutmak için “Yaşanan yer” duygusuyla kültürel kimliğimize sımsıkı sarıldık.Kültürümüze, vatanımıza, dinimize saldıran yayınlara, kişilere ve kurumlara karşı cephe aldık ve almaya devam ediyoruz...

Yerel firmaların reklâmlarını ve tanıtımlarını sayfalarımızı taşıyarak bölge ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunduk. Bu sayede bölgenin marka olması yönünde de önemli bir işlevi yerine getirdik. Yaygın basın haber haber içindir, anlayışını benimserken, biz ise haber toplum içindir' anlayışını savunduk....

Bölgemizde yaşanan olumsuzluklara tepkisiz kalmak istemedik. Okurlarımızdan gelen her ihbar telefonunu, gündemimize aldık, gelen her telefonu titizlikle değerlendirdik. Vatandaş, “Çeşmelerimiz bağlanmadı, elektriklerimiz yok, sokakta kanalizasyon patladı, internetimiz şu kadar gün yok, telefon faturaları fazla geliyor, kurumunun sistemi çöktü, mahallemizi sokak köpekleri bastı...” gibi şikayetlerini dile getirdi, biz de sayfalarımızda kendilerine tercüman olduk. Bir anlamda vatandaş-gazete işbirliği içinde kamunun denetim görevini yerine getirdik...

Tüm bunları yaparken okurlarımıza nitelikli bir gazete sunmanın da farkındaydık. 21 Temmuz 2008'den 2013'ün Nisan ayına kadar tabloid boy gazete olarak çıktık. Bu 5 yıl içinde tabloid boyda önemli mesafeler kaydettik, 24 sayfa ile okurlarımıza dolu dolu haber sunduk. Ancak yine okurlarımızdan gelen istek üzerine gazetemizin boyunu büyüttük. Fakat, gazetenin boyunu büyütürken nitelikten ödün vermedik. İdealist gazetecilik ruhumuzla görsel ve nitelikli haber açısından iyi bir gazeteyi okurlarımıza ulaştırmayı hedef edindik. Özel haberlerimizle farkındalık oluşturduk ve Konya basın camiasında da adından söz ettiren gazete olduk. Titiz çalışmamızın karşılığını da okurlarımızın teşekkürü ve ödüller ile aldık. İki defa mizanpajda Türkiye birincisi olduk, haber ve dizi yazılarında ödülleri topladık, 5 yıl içinde adeta ödüllere boğulduk (maşallah deyin)...

Yenigün ekibi olarak bizi başarıya şüphesiz okurlarımızdan gelen teveccühün ve Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa Arslan'ın motivasyonun da katkısı büyüktür. Sayın Mustafa Arslan'ın verdiği destek ile Sorumlu Yazi İşleri Müdürümüz İbrahim Büyükeken, muhabirimiz Kerim Atıcı, grafikerlerimiz Onur Kalkan, Abidin Kurt ve yazarlarımızla başarı çıtamızı her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Henüz genç bir kadroyuz, hedeflerimiz büyük, başarma azmimiz var, Allah'ın yardımı ile inşallah hedeflerimize ulaşacağız...

Evet, halkın kulağı, dili ve gözü olan Konya Yenigün, 21. yüzyılda idealist gazetecilik sınavını başarıyla verdiğini gösterdi ve hızla büyümeye geçti. Konya basını içinde, parlayan yıldız olan Yenigün, yükselmeye devam ediyor. Bu yükselme, birilerini kızdırsa da, çatlatsa da, patlatsa da gerçeklerden kaçış yoktur. Çünkü biz geçmişten aldığı güç ve kültürel dinamikler ışığında Konya'ya hizmet ediyoruz. Yerel basındaki farkımız da işte budur...