Yüksek faiz oranları ve sermayeye ulaşmada yaşanan ciddi sıkıntılar, Türkiye genelinde faaliyet gösteren köklü firmaları derinden sarsmaya devam ediyor. Bu kapsamda, bin dokuz yüz seksen altı yılında Bursa merkezli olarak kurulan ve yatırımlarını özellikle Balıkesir'in Edremit Körfezi bölgesinde yoğunlaştıran Özdemir Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi, biriken borçlarını ödeyemez duruma gelerek mahkemenin kapısını çaldı. Şirket yetkilileri, borç yapılandırması ve faaliyetlerini sürdürebilmek adına konkordato talebinde bulunurken, bu gelişme gayrimenkul sektöründe geniş yankı uyandırdı.

Yaşanan bu mali kriz, özellikle şirketin projelerinden ev sahibi olmak hayaliyle daire ve villa satın alan yüzlerce vatandaşı endişeye sevk etti. Bölgede uzun yıllardır güvenilir bir imaj çizen firmanın hukuki korunma talep etmesi, hem yatırımcıları hem de tedarikçileri yeni bir belirsizliğin içine itti. Şirketin mevcut projelerini tamamlayıp tamamlayamayacağı konusunda net bir bilgi beklenirken, alacaklılar hukuki süreçleri yakından takip etmeye başladı.

Kaz Dağları Eteğindeki Projeler Askıda

Özdemir Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi, ticari faaliyetlerinin büyük bir kısmını inşaat sektöründe yürütmüş ve özellikle Kaz Dağları eteklerindeki tatil beldelerinde adından söz ettirmişti. Akçay, Altınoluk ve Küçükkuyu gibi gözde bölgelerde hayata geçirilen projeler, Özdemir İnşaat ve Yatırım markasıyla pazarlanmıştı. Şirketin son dönemde hız verdiği iki büyük şantiyede çalışmaların ne yöne evrileceği ise şu an için büyük bir soru işareti barındırıyor.

Söz konusu projelerden biri Balıkesir'in Güre mahallesinde bin beş yüz dokuz metrekarelik bir arsa üzerinde inşa edilen altı adet lüks villadan oluşurken, diğer proje ise beş bin iki yüz beş metrekarelik alanda yükselen kırk sekiz dairelik siteyi kapsıyor. İnşaatların henüz tamamlanmamış olması, bu gayrimenkuller için peşinat ödeyen veya senet imzalayan kişileri kara kara düşündürüyor. Vatandaşlar, tapularına kavuşup kavuşamayacaklarını öğrenmek adına şirket yönetiminden gelecek resmi açıklamaları bekliyor.

Mahkemeden Üç Aylık Geçici Mühlet Kararı

Şirketin avukatları aracılığıyla yaptığı konkordato başvurusunu titizlikle inceleyen Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi, yirmi yedi Ekim yirmi yirmi altı tarihi itibarıyla şirkete üç aylık geçici mühlet verme kararı aldı. Bu karar doğrultusunda, şirketin mali yapısını denetlemek ve süreci şeffaf bir şekilde yönetmek üzere tecrübeli bir mali müşavir, bir hukukçu bilirkişi ve bir bağımsız denetçiden oluşan üç kişilik resmi komiser heyeti atandı. Atanan heyet, şirketin defterlerini inceleyerek borç batığının boyutu hakkında mahkemeye kapsamlı bir rapor sunacak.

Mahkemenin aldığı bu karar, aynı zamanda alacaklılar için de belirli yasal sürelerin başlaması anlamına geliyor. İlgili yasal ilanın kamuoyuna duyurulmasından sonraki yedi günlük zaman zarfında alacaklılar, mahkemeye dilekçe ile müracaat ederek konkordato şartlarının hakkaniyete uygun olmadığını delilleriyle birlikte savunabilecekler. Sürecin ilerleyişine dair kritik eşik olan ön inceleme duruşmasının ise yirmi Ocak yirmi yirmi yedi tarihinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Emeklilik Hesabında Büyük Yanılgı: Memurların O Günü Sayılmıyor Olabilir!
Emeklilik Hesabında Büyük Yanılgı: Memurların O Günü Sayılmıyor Olabilir!
İçeriği Görüntüle

Konkordato Sürecinin Haklar Üzerindeki Etkisi

Ticari hayatta sıklıkla karşılaşılan ancak detayları pek bilinmeyen konkordato müessesesi, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeme güçlüğü içine düşen şirketlere yasal bir kalkan sağlıyor. Mahkeme gözetiminde yürütülen bu süreç sayesinde, şirket aleyhine yeni icra takipleri başlatılması engelleniyor ve mevcut icra dosyaları geçici olarak durduruluyor. Buradaki temel amaç, şirketin iflas bayrağını çekmek yerine ticari faaliyetlerine devam ederek elde edeceği gelirle borçlarını tasfiye etmesine zemin hazırlamak.

Ancak bu durum, şirket projelerinden ev veya iş yeri satın alan bireysel tüketiciler için hukuki bir karmaşa yaratabiliyor. Uzmanlar, mağduriyet yaşamak istemeyen konut alıcılarının ellerindeki noter onaylı satış sözleşmelerini ve ödeme dekontlarını titizlikle saklaması gerektiğini vurguluyor. Aynı zamanda alacak bildirim sürelerinin kesinlikle kaçırılmaması ve hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alınması büyük önem arz ediyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım