Türkiye genelinde milyonlarca mesken abonesini yakından ilgilendiren kritik bir enerji düzenlemesi hayata geçiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından alınan yeni kararlar doğrultusunda elektrik tüketim alışkanlıklarında köklü bir döneme giriliyor. Resmi Gazete içerisinde yayımlanan tebliğ ile birlikte konut aboneleri için son kaynak tedarik tarifesinde uygulanacak yıllık tüketim limiti netleşti. Bu gelişmeyle beraber belirli bir miktarın üzerinde elektrik harcayan haneler için fatura maliyetlerinin ciddi oranlarda artması bekleniyor.

Söz konusu düzenlemenin temel amacı enerji verimliliğini artırmak ve yüksek tüketim yapan abonelerin maliyetleri gerçek piyasa koşullarına göre karşılamasını sağlamak olarak öne çıkıyor. Uygulamanın detaylarına bakıldığında özellikle kalabalık aileler veya evinde çok sayıda elektrikli cihaz bulunduran vatandaşlar için risk unsuru taşıdığı görülüyor. Enerji sektörü uzmanları, hanelerin bu süreçte tüketim alışkanlıklarını yakından takip etmesi ve gereksiz enerji kullanımının önüne geçmesi gerektiğini vurguluyor.

Konutlarda Yıllık Sınır 3 Bin Kilovatsaat Olarak Belirlendi

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararına göre 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren mesken tüketici grubu için yıllık sınır 3 bin kilovatsaat seviyesinde uygulanacak. Bu sınır; müstakil evleri, apartman dairelerini, konut kooperatiflerini ve siteleri kapsarken, binaların ayrı sayaçla ölçülen asansör, hidrofor ve merdiven otomatiği gibi ortak alanlarını da içine alıyor. Yapılan hesaplamalar bu rakamın aylık ortalama 250 kilovatsaate denk geldiğini gösteriyor. Kış mevsiminde ısınma amaçlı elektrikli cihazlar kullanan veya evinde sürekli çalışan beyaz eşya bulunduran meskenlerin bu limiti aşması oldukça muhtemel görünüyor.

Tüketicilerin bu sınıra ulaşıp ulaşmadığını anlaması için son on iki aylık elektrik faturalarını incelemesi gerekiyor. Elektrik dağıtım şirketlerinin çevrim içi platformları veya e-Devlet kapısı üzerinden geçmiş dönem tüketim verilerine kolayca ulaşılabiliyor. Aylık ortalama tüketimi 250 kilovatsaatin üzerinde seyreden abonelerin, yılbaşından itibaren daha yüksek maliyetli son kaynak tarifesine geçiş yapma ihtimali bulunuyor. Bu durum, hanelerin bütçelerini korumak adına şimdiden önlem almasını zorunlu kılıyor.

Son Kaynak Tedarik Tarifesi ve Piyasaya Etkileri

Serbest tüketici limitini aşan ancak herhangi bir tedarik şirketiyle ikili anlaşma yapmayan aboneler otomatik olarak son kaynak tedarik tarifesine dahil ediliyor. Bu tarife, elektrik birim fiyatlarının piyasa maliyetlerine belirli bir katsayı eklenerek hesaplanması nedeniyle standart ulusal tarifeden çok daha pahalı bir yapı sunuyor. Vatandaşlar bu tarifeye geçiş yaptığında elektrik faturalarında yüzde 30 ila yüzde 50 arasında değişen artışlarla karşılaşabiliyor. Piyasada oluşan bu fiyat farkı, aboneleri alternatif tedarikçi arayışına itiyor.

Aboneler bu yüksek maliyetlerden kaçınmak için lisanslı elektrik tedarik şirketleriyle ikili anlaşmalar yapma hakkına sahip bulunuyor. Serbest piyasa koşullarında sunulan bu özel anlaşmalar, son kaynak tarifesine kıyasla çok daha cazip fiyat avantajları barındırabiliyor. Ancak sözleşme imzalarken birim fiyatların sabit mi yoksa değişken mi olduğunun, taahhüt sürelerinin ve cayma bedellerinin çok dikkatli incelenmesi gerekiyor. Yanlış yapılan tercihler ilerleyen dönemlerde beklenmedik fatura yükleriyle sonuçlanabiliyor.

Fatura Maliyetlerini Düşürmenin ve Sınırı Korumanın Yolları

Belirlenen 3 bin kilovatsaatlik yıllık sınırın altında kalmak ve yüksek faturalardan korunmak için ev içerisinde uygulanabilecek pek çok tasarruf yöntemi bulunuyor. Öncelikle enerji verimliliği düşük olan eski beyaz eşyaların A sınıfı veya daha tasarruflu yeni nesil cihazlarla değiştirilmesi uzun vadede büyük avantaj sağlıyor. Aydınlatma sistemlerinde geleneksel ampuller yerine tasarruflu LED ürünlerin tercih edilmesi enerji tüketimini doğrudan aşağı çekiyor. Ayrıca televizyon, bilgisayar ve şarj cihazları gibi elektronik eşyaların bekleme modunda bırakılmayıp tamamen kapatılması gerekiyor.

Çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam kapasiteyle ve düşük sıcaklık programlarında çalıştırılması da elektrik sarfiyatını ciddi oranda azaltıyor. Özellikle kış aylarında elektrikli ısıtıcı yerine doğal gaz veya klima gibi alternatif ısınma sistemlerini verimli kullanmak büyük önem taşıyor. Konutlarda yapılacak ısı yalıtımı çalışmaları, enerji kaybını minimuma indirerek ısıtma maliyetlerini düşürüyor. Hanelerin bu tedbirleri bugünden hayata geçirmesi, yeni yılda gelebilecek yüksek fatura sürprizlerinin önüne geçmek için kritik bir adım oluşturuyor

KOBİ’lere dev destek: 50 milyar liralık yeni nefes kredisi başvuruları başlıyor
KOBİ’lere dev destek: 50 milyar liralık yeni nefes kredisi başvuruları başlıyor
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım