Okullarda yürütülen kılık kıyafet standartlarının başörtülü öğrencileri kapsayacak şekilde daraltılması ve söz konusu uygulamanın mevzuata ya da laiklik ilkesine dayandırılması toplumsal düzeyde ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. Eğitim hakkının engellenmesi olarak değerlendirilen bu adım üzerine çok sayıda sivil toplum kuruluşu harekete geçerek kararın insan haklarına ve inanç özgürlüğüne aykırı olduğunu vurguladı.

Anadolu'nun köklü sivil toplum ağlarından biri olan Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, yaşanan gelişmeler karşısında sessiz kalmayarak kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yayımlanan metinde, inanç değerlerinin kamusal alandan soyutlanmaya çalışılmasının kabul edilemez bir yaklaşım olduğu belirtildi. Platform üyeleri, Türk milletinin her zaman yanında durduğu Azerbaycan'da kız çocuklarının sırf inançları sebebiyle dersliklerden uzaklaştırılmasını derin bir üzüntü ve kaygıyla karşıladıklarını dile getirdi.

LAİKLİK İLKESİ ÖZGÜRLÜKLERİN TEMİNATI OLMALIDIR

Eğitim kurumlarında başörtülü öğrencilere yönelik sergilenen tutumun hukuki ve vicdani boyutlarını ele alan sivil toplum temsilcileri, laiklik kavramının yanlış yorumlandığına dikkat çekti. Laik anlayışın bireylerin inançlarını özgürce yaşamalarını garanti altına alan bir şemsiye niteliğinde bulunması gerektiği aktarıldı. Bireysel tercihler ile dini sembollerin sıradan bir giyim eşyası olarak görülmemesi gerektiğini belirten yetkililer, temel hakların kılık kıyafet yönetmeliklerine kurban edilemeyeceğinin altını çizdi.

İnanç özgürlüğünün evrensel bir değer olduğu düşünüldüğünde, okul çağındaki çocukların bu tür kısıtlamalarla karşı karşıya kalması geleceğe dönük toplumsal bağlara da zarar veriyor. Alınan kararların kapsayıcı olmak yerine ayrıştırıcı bir nitelik taşıması, eğitimde fırsat eşitliği ilkesine darbe vuruyor. Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, devlet yetkililerinin bu tür kısıtlayıcı adımlar yerine her vatandaşı kucaklayan politikaları benimsemesi gerektiğine vurgu yapıyor.

C Qxy G 1791841043 5869

Fon soruşturmasında 187 milyar liralık rekor bloke!
Fon soruşturmasında 187 milyar liralık rekor bloke!
İçeriği Görüntüle

KARABAĞ ZAFERİ'NİN MANEVİ MİRASINA VURGU YAPILDI

Bakü yönetiminin aldığı kararların toplumsal hafızayla da çeliştiği ifade edilen değerlendirmelerde, yakın geçmişte kazanılan tarihi zaferlere atıfta bulunuldu. Dağlık Karabağ'ın işgalden kurtarılması sürecinde Azerbaycan halkının sergilediği destansı mücadelenin arkasında çok güçlü bir manevi ruhun ve milli birliğin yattığı hatırlatıldı. Karabağ sahasında büyük bedeller ödeyerek zafere ulaşan bir milletin evlatlarının, bugün kendi ülkelerinde dini değerlerinden dolayı eğitim sisteminin dışına itilmesinin büyük bir tezat oluşturduğu kaydedildi.

Destansı mücadelenin temelinde yer alan o manevi bağların koruma altına alınması gerektiği aktarılırken, eğitim çağındaki gençlerin bu mirasın bir parçası olarak görülmesi gerektiği ifade edildi. Bir milletin geleceğini inşa eden genç nesillerin inançları ile eğitimleri arasında tercih yapmaya zorlanması, toplumsal barışa katkı sağlamadığı gibi geçmişte elde edilen tarihi kazanımların manevi zeminini de zedeliyor.

İKİ DEVLET TEK MİLLET ANLAYIŞIYLA DOSTANE ÇAĞRI

Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından yapılan ortak açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağlara vurgu yapıldı. İki ülke arasındaki ilişkilerin sadece iyi günlerde bir arada bulunmaktan ibaret olmadığı, yanlış görülen adımlarda da kardeşlik hukuku çerçevesinde yapıcı uyarılarda bulunmayı gerektirdiği dile getirildi. "İki devlet, tek millet" şiarının yalnızca bir slogan olmadığını belirten platform temsilcileri, Bakü yönetimine doğrudan seslenerek mevcut kısıtlamaların vakit kaybetmeksizin kaldırılmasını talep etti.

Düzenlenen bildiride, tarihin her döneminde baskı ve yasaklarla inançların ortadan kaldırılamadığına işaret edildi. Toplumsal vicdanı yaralayan uygulamalardan dönülmesinin Azerbaycan'ın iç huzuruna ve milli birliğine katkı sunacağı ifade edildi. Bütün öğrencilerin herhangi bir ayrımcılığa uğramadan eğitim hayatlarına devam edebilmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin süratle hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Kamuoyunda geniş karşılık bulan bu çağrının ardından, kardeş ülkedeki yetkililerin konuyla ilgili atacağı adımlar merakla bekleniyor.

Muhabir: Ali Emir Arslan