Küresel piyasalarda yaşanan sıcak gelişmeler ve küresel enerji hatlarındaki güvensizlik ortamı, petrol fiyatlarını hızla yukarı tırmandırmayı sürdürüyor. ABD ile İran arasında tırmanan askerî ve siyasi gerginliklerin yanı sıra stratejik Hürmüz Boğazı üzerinde yoğunlaşan arz kaygıları, enerji pazarında ciddi bir şok dalgası yarattı. Yaşanan bu uluslararası kriz ortamı, dünya genelindeki ham petrol vadeli işlem sözleşmelerinde sert yükselişleri beraberinde getirirken ulusal ölçekte pompadaki akaryakıt rakamlarını da doğrudan etkileyecek yeni bir sürecin kapısını araladı.
Enerji uzmanları, jeopolitik risklerin bu seviyede seyretmesi durumunda önümüzdeki dönemde yakıt maliyetlerinin rekora koşacağını öngörüyor. Son dönemde bölgesel çatışmaların lojistik hatlara sıçrama ihtimali, piyasadaki fiyatlama mekanizmalarını tamamen altüst etmiş durumda. Petrol arzında meydana gelebilecek olası bir kesinti korkusu, ham petrol varil fiyatlarını yukarı çekerken yerel pazarda tüketiciye yansıyacak olan maliyet artışlarını da her geçen gün daha kaçınılmaz bir noktaya taşıyor.
Küresel Pazarlarda Brent Petrol Ve Piyasa Hareketliliği
Küresel çaptaki son gelişmelerle birlikte Brent ham petrolün varil fiyatı, %1,50 oranında dikkat çekici bir artış kaydederek 97,72 dolar seviyesine kadar tırmandı. Aynı süreçte ABD hafif ham petrolü WTI ise %1,31 değer kazanarak varil başına 92,78 doları gördü. Geçtiğimiz haftalık periyotta Brent petrolde toplamda %7,8 oranında bir artış yaşanırken, WTI tarafında bu yükseliş grafiği yaklaşık %10,0 seviyelerine kadar ulaştı.
Kısa vadede yaşanan bu olağanüstü ivmelenme, enerji analistleri tarafından son dönemin en sert piyasa hareketlerinden biri olarak tanımlanıyor. Küresel ham petrol vadeli fiyatlarındaki kalıcı tırmanış, rafineri çıkış maliyetlerine doğrudan yansıdığı için uluslararası ölçekte tüm benzin ve motorin pazarlarında çok ciddi bir baskı oluşturuyor. Enerji tüccarları ve finansal analizciler, fiyatların bu yüksek seviyelerde yatay seyretmesi hâlinde dahi akaryakıt üzerindeki yukarı yönlü yükün azalmayacağına dikkat çekiyor.
Motorin Fiyatlarında Beklenen ÖTV Ve KDV Düzenlemeleri
İç piyasada sürücülerin ve nakliye sektörünün en büyük gider kalemlerinden birini oluşturan motorin grubu için önümüzdeki aylarda aşamalı ve oldukça yüksek bir zam takvimi öngörülüyor. Hükümetin vergi politikaları çerçevesinde yürürlüğe koyacağı Özel Tüketim Vergisi artışları, Katma Değer Vergisi etkisiyle birleştiğinde pompa fiyatlarında görülmemiş bir tablo ortaya çıkaracak. Ekim ayıyla birlikte motorine uygulanacak 3 TL tutarındaki ÖTV artışı, vergi matrahındaki yükselişle birleşerek verginin toplam boyutunu 6 TL seviyesine çıkaracak ve %20,0 KDV uygulamasının ardından bu durum tüketiciye doğrudan 7,20 TL zam şeklinde yansıyacak.
Mali takvimin ilerleyen süreçlerinde vergi odaklı bu maliyet artışları katlanarak devam edecek. Kasım ayına gelindiğinde yapılması planlanan 3 TL boyutundaki yeni artışla birlikte toplam ÖTV yükü 9 TL seviyesine ulaşırken, KDV yansımasıyla oluşan zam etkisi tam 10,80 TL seviyesini bulacak. Aralık ayındaki son aşamada ise 3 TL daha eklenecek olan ÖTV tutarı toplamda 12 TL seviyesine yükselecek ve vergi ayarlamasının nihai faturası pompa fiyatlarına toplam 14,40 TL tutarında devasa bir zam dalgası olarak kaydedilecek.
Akaryakıt Pompalarında Son Durum Ve Sektörel Yansımalar
Uluslararası petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin iç piyasadaki pompa fiyatlarına yansıması kaçınılmaz bir ekonomik kural olarak işletiliyor. Geçtiğimiz günlerde uluslararası piyasalarda gözlenen ani tırmanışın ardından sürücüleri oldukça zor durumda bırakan tarihi bir fiyat ayarlaması yapılmıştı. 4 Eylül tarihinde motorin litre fiyatına uygulanan 8,24 TL tutarındaki tek seferlik zam, nakliye ve lojistik sektörlerinde adeta deprem etkisi yaratmıştı.
Yapılan bu devasa fiyat ayarlamasının ardından motorinin litre fiyatı birçok kentte 90,0 TL eşiğini resmen geride bırakmıştı. Petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerini koruması ve beklenen kademeli vergi artışlarının devreye girmesi durumunda, akaryakıt maliyetlerinin üretim ve dağıtım zincirleri üzerinde yaratacağı zincirleme etkiyle birlikte genel enflasyon dinamiklerini de derinden sarsacağı ifade ediliyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




