Son dönemde Avrupa ülkelerine gitmek isteyen vatandaşların karşılaştığı vize krizi, organize dolandırıcıların yeni ekmek kapısı haline geldi. Özellikle Schengen vizesi almak için randevu bulmakta zorlanan seyahat severleri hedef alan yasa dışı yapılar, geliştirdikleri yeni yöntemlerle binlerce kişiyi mağdur etmeye devam ediyor. Sosyal medya platformlarında boy gösteren ve kendilerini yetkili merci gibi tanıtan bu şahıslar, hızlı işlem garantisi adı altında vatandaşların bütçesini sarsıyor. Yaşanan mağduriyetlerin ardından konuya ilişkin çok önemli açıklamalar gelirken, yurt dışı planı yapanların hangi adımları izlemesi gerektiği net bir şekilde ortaya kondu.
VİZE RANDEVULARI KARABORSAYA DÜŞTÜ: TALEP EDİLEN RAKAMLAR DUDAK UÇUKLATIYOR
Schengen vizesi başvuru süreçlerinde yaşanan yoğunluk ve sistem tıkanıklıkları, merdiven altı olarak tabir edilen aracı kurumların iştahını kabartıyor. TÜRSAB Genel Merkezi tarafından da yakından takip edilen süreçte, randevu sistemlerinin adeta bir karaborsa piyasasına dönüştüğü gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle acil seyahat planı olan ve randevu bulamayan çaresiz vatandaşlardan fahiş fiyatlar talep ediliyor. Öyle ki acil durumlarda bu randevu bedellerinin 1000 Avro gibi astronomik rakamlara kadar tırmandığı belgelendi. TÜRSAB, bu haksız kazanç kapısının ve vatandaş sömürüsünün önüne geçilmesi için resmi makamlara çağrıda bulunarak sürecin acilen kontrol altına alınması gerektiğini bildirdi.
Dolandırıcı şebekelerinin başvurduğu yöntemler ise her geçen gün daha profesyonel bir hal alıyor. Özellikle Instagram gibi popüler sosyal medya ağları ve gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan sahte web siteleri üzerinden yürütülen bu operasyonlarda, kendilerini resmi konsolosluk personeli ya da yetkilendirilmiş vize merkezi çalışanı olarak tanıtan kişilerin sayısında muazzam bir artış gözleniyor. Resmi kurumların logolarını izinsiz ve illegal bir şekilde kullanarak güven aşılamaya çalışan bu şahıslar, "garantili vize" veya "kesin onay" gibi asılsız vaatlerle insanları ağlarına düşürüp yüksek meblağlarda paralar topluyor.
SAHTE VİZE DANIŞMANLARINA KARŞI HUKUKİ SAVAŞ BAŞLATILDI
Vatandaşların yaşadığı ekonomik ve psikolojik mağduriyetlerin ardından TÜRSAB, illegal faaliyet yürüten bu yapılara karşı adli mekanizmaları harekete geçirdi. Genel merkez düzeyinde yapılan girişimlerle, kayıt dışı çalışan ve usulsüzlük yaptığı tespit edilen vize aracı kurumları hakkında adli süreçler başlatılarak yasal işlemler devreye sokuldu. Yasaların açık hükümlerine aykırı hareket eden bu korsan yapılardan zarar gören tüm vatandaşların, kendilerini dolandıran yasa dışı aracılara karşı yargı yoluna başvurma ve dava açma hakkına sahip oldukları hatırlatıldı.
Türkiye genelinde vize başvuru danışmanlığı ve seyahat organizasyonu hizmeti verme yetkisinin kanunla sınırlandırıldığı biliniyor. Yasal mevzuata göre bu alandaki tüm işlemler, sadece 1618 Sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan resmi belge almış seyahat acentelerinin tekelinde bulunuyor. Bu belgenin dışındaki hiçbir yapının vize danışmanlığı adı altında para toplama yetkisi bulunmuyor. Vatandaşların işlem yaptırmayı düşündükleri firmanın güvenilirliğini ve yasal statüsünü teyit edebilmeleri için TÜRSAB Dijital Doğrulama Sistemi büyük bir kolaylık sağlıyor. Seyahat planlayanların, paralarını ve pasaportlarını teslim etmeden önce bu sistem üzerinden acentenin yasal olup olmadığını mutlaka sorgulaması gerekiyor.
VİZE REDDİ DURUMUNDA PARANIZI GERİ ALAMAZSINIZ
Vize süreçleriyle ilgili bilinmesi gereken en önemli finansal kurallardan biri de harç ve hizmet bedellerinin iade politikalardan oluşuyor. Konsoloslukların veya resmi aracı kurumların koyduğu kurallar çerçevesinde, başvuru sonucunun olumsuz sonuçlanması durumunda hiçbir ücret geri ödenmiyor. Vize reddi yaşandığı takdirde konsolosluk harçları, aracı kurum hizmet bedelleri ya da danışmanlık adı altında ödenen ücretlerin iadesi mümkün olmuyor. Bu sebeple dolandırıcıların "vize çıkmazsa paranız iade" şeklindeki reklam içerikli vaatlerinin tamamen gerçeğe aykırı olduğu ve yalnızca müşteri çekmek amacıyla söylendiği gerçeği net bir şekilde görülüyor. Vatandaşların hem paralarından olmamaları hem de kişisel verilerini tehlikeye atmamaları için yalnızca bakanlık onaylı profesyonel seyahat acenteleriyle yollarına devam etmeleri büyük önem arz ediyor.