BAKAN MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ DEV BÜTÇELİ ÇOCUK DESTEĞİNİN DETAYLARINI AÇIKLADI
Sosyal devlet politikasının en somut yansımalarından biri olan ödeneklerin detayları hakkında kamuoyunu bilgilendiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, geleceğimizin teminatı olan küçük yaştaki bireylere dönük faaliyetlerin kurumsal önceliklerinin başında geldiğini vurguladı. Her çocuğun kendine has gelişimsel ve eğitsel gereksinimleri bulunduğunu aktaran Bakan Göktaş, bakanlık bünyesinde geliştirilen tüm hizmet modellerini bu çeşitliliği ve hassasiyeti göz önünde bulundurarak şekillendirdiklerini ifade etti. Yaz tatili öncesinde aile ekonomilerine can suyu olacak bu mali hamle, devletin şefkat elinin ihtiyaç duyan her noktaya ulaştığının en net göstergesi olarak öne çıkıyor.

Bakanlığın bütçe planlamasından ayrılan bu dev kaynağın büyüklüğüne de dikkat çeken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için haziran ayına ilişkin 1 milyar 830 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hesaplara yatırdıklarını müjdeledi. Hak sahibi vatandaşların finansal sisteme tanımlı olan kart ve hesaplarına aktarılan bu milyarlık bütçe, binlerce hane halkının çocuk yetiştirirken karşılaştığı nakit sıkışıklığına doğrudan çare üretiyor.
AİLE ORTAMINDA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR GÜÇLÜ TOPLUMUN TEMELİ OLUYOR
Gelişim çağındaki bireylerin yurt veya sığınma evleri gibi kurumsal çatılar yerine, kendi biyolojik anne ve babalarının yanında, tanıdıkları sosyal çevreden koparılmadan büyümelerinin toplumsal doku açısından ne denli ehemmiyetli olduğuna değinildi. Bakan Göktaş, toplumsal değerlerin kuşaktan kuşağa sağlıklı bir biçimde aktarılabilmesinin ancak sevgi ve güven dolu bir aile atmosferinde mümkün olabileceğini hatırlattı. İşte tam bu noktada devreye giren Sosyal ve Ekonomik Destek mekanizması, sadece ekonomik bir yardım olmanın ötesinde, aile bütünlüğünü koruyan ve boşanma ya da parçalanma risklerini azaltan koruyucu bir kalkan vazifesi üstleniyor.
Devletin temel felsefesinin çocukları yuvalarından ayırmak değil, tam aksine kendi ailelerinin maddi imkansızlıklar sebebiyle zorlandığı noktada onlara arka çıkmak olduğunu belirten yetkililer, SED modeliyle binlerce çocuğun kendi odasında, kendi anne babasıyla birlikte geleceğe hazırlanmasının önünü açıyor. Ekonomik krizlerin ve piyasa koşullarının aileler üzerindeki sarsıcı etkisini en aza indiren bu yaklaşım, çocukların akranlarıyla eşit şartlarda büyümesine ve kendilerini toplumun dışlanmış bir kesimi olarak görmemelerine imkan tanıyor.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ VE SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN GECE GÜNDÜZ MESAİ
Bakanlık olarak nihai hedeflerinin sadece anlık gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak olmadığını aktaran Bakan Göktaş, yarının güçlü Türkiye'sini inşa edecek donanımlı nesiller yetiştirmek istediklerini dile getirdi. Çocukların eğitimli, sağlıklı ve kendine güvenen birer fert olarak yetişmeleri, güvenli ve sevgi dolu bir aile ortamında büyümeleri için gayretle çalıştıklarının altını çizen Bakan Göktaş, bu süreçte eğitim hakkının hiçbir maddi gerekçeyle engellenemeyeceğini belirtti. Okul sıralarındaki çocukların defter, kitap, kıyafet ve ulaşım gibi temel eğitim harcamalarının bu ödenek sayesinde güvence altına alındığı aktarıldı.
Eğitimde adaletin ve fırsat eşitliğinin tam anlamıyla tesis edilebilmesi amacıyla yürütülen bu finansal operasyon, aynı zamanda çocukların pedagojik gelişimini de olumlu yönde etkiliyor. Aile içi huzurun ve ekonomik istikrarın sağlandığı ortamlarda büyüyen gençlerin akademik başarı oranlarının çok daha yüksek olduğu gözlemlenirken, devletin sağladığı bu milyarlık haziran ayı desteğiyle birlikte yeni eğitim-öğretim dönemleri öncesinde de çocukların eksiklerinin giderilmesi hedefleniyor. Sosyal yardım ağlarının her geçen gün daha da dijitalleştiği ve hızlandığı bu sistemde, ödemelerin herhangi bir bürokratik gecikme yaşanmadan hak sahiplerine ulaştırılmış olması takdirle karşılanıyor.




