Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, eylül ve ekim aylarında başlayan yağışların son derece bereketli geçtiğini vurguladı. Konya'nın uzun yıllar yağış ortalamasının 330-340 milimetre civarında seyrettiğini hatırlatan Çevik, "Bu yıl yağış miktarı 560 milimetrelere kadar yükseldi. Sadece Konya Kapalı Havzası'nda değil, Türkiye genelindeki pek çok bölgede yüzde 70'in üzerinde bir yağış artışı kaydedildi" dedi. Geçen yıl üreticiyi olumsuz etkileyen don olaylarının bu sezon yaşanmadığını belirten Çevik, iklim şartlarının üretim için mükemmel bir zemin hazırladığını ifade etti.
"YAĞIŞLAR ÜRETİMİ ARTIRIP ENFLASYONU DÜŞÜRECEK"
Mayıs ayının hububat üretimi için en kritik dönem olduğuna dikkat çeken KTB Başkanı Hüseyin Çevik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Buğdayın başak çıkarma ve sap büyütme döneminde toprak rutubeti üst seviyede. Eğer bu yağışlar olmasaydı çiftçimiz ürününe en az iki kez su vermek zorunda kalacak, ciddi bir enerji tüketecekti. Şu anda sulamaya bağlı enerji maliyetleri önemli ölçüde azaldı. Geçen yıl bu dönemlerde ovada yağmur duaları yapılıyordu. Önümüzdeki bir iki yıl daha bu şekilde yağışlı geçerse, ülkemizin tarımsal ve hayvansal üretimi hızla artar, maliyetler düşer ve bu olumlu tablo doğrudan enflasyonun düşmesine de etki eder."
SULU TARIMDA MALİYETLER YÜZDE 80 ORANINDA DÜŞTÜ
Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz de bahar aylarında düşen yağış miktarlarının son yılların ortalamasını geride bıraktığını dile getirdi. Yıl başından itibaren yüksek kesimlerin kar, ovanın ise bol miktarda yağmur aldığını belirten Kırkgöz, bu durumun hububata can suyu olduğunu ve sulu tarım yapan üreticilerin sulama maliyetlerinin yüzde 80 oranında azaldığını müjdeledi.
"YER ALTI SULARI RAHATLADI, ÇİFTÇİ İKİ SULAMADAN KURTULDU"
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu ise Konya Ovası'nın geçen yılla kıyaslanamayacak derecede iyi yağış aldığını ifade etti. Hububatta çıkış, kardeşlenme ve ilkbahardaki hızlı gelişim süreçlerinin stressiz atlatıldığını belirten Soylu, yağışların yer altı su kaynaklarına da nefes aldırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Soylu, "Geçen yılın ocak ve şubat aylarında ovada yağmurlama sistemleri harıl harıl çalışıyordu. Bu yıl ise sulama kuyuları yeni yeni devreye girmeye başladı. Çiftçimiz en az iki sulama yapmaktan kurtuldu. Bu durum hem yer altı su seviyelerini korudu hem de elektrik faturalarını ciddi ölçüde hafifletti" şeklinde konuştu.