EKONOMİ

Vergi düzenlemesindeki yeni usul kimleri etkiliyor?

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni vergi düzenlemesi, küçük esnafın vergilendirilmesinde önemli değişiklikler getiriyor. Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Halil Bıçakçı, bu değişikliklerin detaylarını ve esnaf üzerindeki etkilerini anlattı.

Abone Ol

Halil Bıçakçı ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, basit usulden gerçek usule geçişin ne anlama geldiğini ve yeni sistemin neleri değiştireceğini konuştuk.

Resmi Gazete ‘de yayınlanan yeni vergi sisteminde ne gibi değişiklikler olacak?


Öncelikle, 9 Eylül 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (Karar Sayısı: 10380) ile vergi sisteminde köklü bir değişikliğe gidildi. Büyükşehir statüsündeki illerde, 2024 sonu itibarıyla ilçe nüfusu 30 binin üzerinde olan yerlerde faaliyet gösteren bazı küçük esnaf artık basit usul yerine gerçek usulde vergilendirilecek. Yani basit usulde vergilendirilen birçok esnaf, yeni düzenlemeyle birlikte kapsamdan çıkıp standart vergi sistemine geçecek. Bu oldukça önemli bir dönüşüm; zira Türkiye genelinde yaklaşık 3 milyon gelir vergisi mükellefinin neredeyse 1 milyonu bugüne dek basit usulde vergilendiriliyordu. Dolayısıyla küçük esnafın hatırı sayılır bir bölümü bu değişiklikten etkilenecek. Yetkililerin amacı da bu adımla vergi tabanını genişletmek, bazı sektörlerde mevcut olan haksız rekabeti önlemek ve vergi adaletini sağlamak. Gerçek usule geçecek işletmeler vergisel yükümlülüklerini tam yerine getireceği için, devletin gelir vergisi ve dolaylı vergiler (örneğin KDV) tahsilatında artış olması bekleniyor; böylece vergi sisteminde daha adil bir rekabet ortamı yaratılmak isteniyor.

Yeni vergi sistemi ne zamandan itibaren uygulanmaya başlayacak?


Karara göre bu düzenleme 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Yani 2025 yılının sonuna dek basit usul kapsamında vergi veren mükellefler, 2026 takvim yılı başı itibarıyla gerçek usule geçmiş olacaklar. Bu tarihten sonra sözünü ettiğimiz kapsamdaki esnaf, vergilerini yeni usule göre beyan edip ödemeye başlayacak.

Basit usul ve gerçek usul vergi sistemi nedir? Aralarındaki farklar nelerdir?


Basit usul, küçük ölçekli esnafın ve düşük gelirli işletmelerin vergi yükümlülüklerini daha basit şekilde yerine getirmesine olanak tanıyan özel bir vergilendirme yöntemidir. Gelir Vergisi Kanunu’nda belirlenen şartları (iş hacmi, işyeri büyüklüğü, yıllık ciro gibi sınırları) sağlayan küçük esnaflar basit usule tabi olabiliyor. Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin pek çok avantajı var: Ticari kazançları şu an gelir vergisinden istisna edilmiş durumda, yani elde ettikleri kâr üzerinden gelir vergisi ödemiyorlar. Bu nedenle yıllık gelir vergisi beyannamesi de vermiyorlar. Aynı şekilde defter tutma yükümlülükleri yok; işletme hesaplarını tutmaları yasal olarak aranmıyor. Satışları KDV’den istisna (muaf) olduğu için katma değer vergisi hesaplamıyorlar. Ayrıca yaptıkları ödemelerde vergi tevkifatı (stopaj) uygulanmıyor ve üç ayda bir geçici vergi beyanı da vermiyorlar. Kısacası, basit usul mükellefi, devlete yalnızca basit usulde tespit edilen ticari kazancının vergisini (o da istisna sağlandığından fiilen ödemediği bir vergiyi) beyan ediyor; başka bir vergisel yükümlülüğü olmuyor.

Gerçek usul ise normal (klasik) vergilendirme sistemi diyebiliriz. Basit usulün şartlarını taşımayan veya basit usul kapsamından çıkarılan mükellefler, ticari kazançları üzerinden gerçek usulde vergilendiriliyor. Gerçek usulde bir mükellef, gelirini ve giderini kanunen tutmak zorunda olduğu defterlere kaydederek yıl sonunda safi kârını hesaplıyor ve bu kâr üzerinden gelir vergisi ödüyor. Aynı zamanda gerçek usul mükellefleri faaliyetlerinin niteliğine göre Katma Değer Vergisi (KDV) mükellefi de oluyorlar; yaptıkları satışlarda KDV hesaplayıp devlete ödemek durumundalar. Bunun yanında, işyerine ait kira ödemelerinde veya çalışan ücretlerinde vergi stopajı (gelir vergisi tevkifatı) yapma sorumlulukları var. Yıl içinde üçer aylık dönemlerle geçici vergi beyannameleri vererek kazançları üzerinden peşin vergi ödemeleri gerekiyor. Görüldüğü gibi gerçek usulde, mükellefler KDV, gelir vergisi, stopaj, geçici vergi gibi pek çok vergi türüne tabi olurken; basit usulde bu saydığımız vergilerin hiçbiri doğrudan uygulanmıyor. Özetle aradaki fark, basit usulün vergi mevzuatı karşısında çok basit ve muafiyetli bir sistem olması, gerçek usulde ise tüm vergilerin tam olarak devreye girmesidir.

Gerçek usule geçilmesiyle birlikte ne gibi değişiklikler olacak? Esnaf açısından neler değişecek?


Basit usulden gerçek usule geçecek esnaf için bir geçiş süreci ve yeni yükümlülükler söz konusu olacak. En temel değişiklik, bu işletmelerin artık daha kapsamlı kayıt tutma zorunluluğunun doğmasıdır. Önceden birçoğunun defter tutma mecburiyeti yoktu; şimdi ise işletme hesabı veya gerekli ise bilanço esasına göre muhasebe kayıtlarını tutmaları gerekecek. Yaptıkları her satışı, her işi belgelemek (fatura veya fiş kesmek) durumunda kalacaklar. Dolayısıyla günlük faaliyetlerini daha resmi bir şekilde yürütmeleri gerekiyor. Ayrıca üç ayda bir geçici vergi beyannamesi verecekler, her yıl sonunda yıllık gelir vergisi beyannamesi hazırlayacaklar ve muhtemelen aylık veya üç aylık dönemlerde KDV beyannamesi de sunacaklar (çünkü artık KDV mükellefi olacaklar). Halbuki basit usulde iken yıllık beyanname vermiyor, KDV ile hiç uğraşmıyorlardı.

Elbette bu geçiş, beraberinde vergisel yükün artmasını da getiriyor. Basit usulde kazançları gelir vergisinden muaf oldukları için çoğu küçük esnafın vergi ödeme yükü yoktu veya asgari düzeydeydi. Şimdi gerçek usule geçtiklerinde kazançları üzerinden gelir vergisi ödemeye başlayacaklar ve KDV dahil diğer vergileri de üstlenecekler. Bu da birçokları için devlet hazinesine daha fazla ödeme yapmak anlamına geliyor – nitekim yapılan düzenleme sonrasında yüz binlerce esnafın artık daha fazla vergi ödeyeceği belirtiliyor. Örneğin, bir taksici eskiden elde ettiği kazanç için gelir vergisi ödemezken şimdi yıllık kârına göre vergilendirilecek; ayrıca müşterilerine kestikleri fişlerde KDV de göstermek zorunda kalacak. Bir tamirci ya da lokantacı da benzer şekilde artık kazancından vergi verecek, sattığı ürün/hizmet için KDV uygulayacak.

Bununla birlikte, gerçek usule geçmenin bazı yan etkileri ve yeni düzeni var. Olumlu tarafı, işletmeler artık gerçek kazanç üzerinden vergi ödeyeceği için vergilendirmede daha adil bir zemine geçiyorlar. Gelir vergisi hesaplanırken tüm belgeleyebildikleri giderlerini düşebilecekler, bu da yüksek gideri olan işletmeler için vergi matrahını azaltma imkânı demek (tabii giderlerin faturalı olması şartıyla). Yani önceki sistemde vergiden muaf oldukları için böyle bir ihtiyaç yoktu ama şimdi eğer giderleri yüksekse ödeyecekleri vergi de nispeten azalabilir. Ancak bunun için tüm harcamaların resmi faturalara dayandırılması gerekecek, aksi takdirde o giderler dikkate alınmaz. Bu da kayıt dışı işlem yapmamaya teşvik ediyor. Bir diğer sonuç, iş yükünün ve uzmanlık ihtiyacının artması: Defter tutmak, beyannameler hazırlamak teknik konular. Birçok küçük esnafımızın kendi başına bu sürece adapte olması zor olabilir. Bu işletmeler bir mali müşavirle çalışmak durumundalar. Nitekim kapsam genişledikçe işletmelerin muhasebe desteğine ihtiyacı artacağından, bu durumun meslek mensuplarına yönelik talebi ve belki muhasebe hizmeti maliyetlerini de artırabileceği konuşuluyor. Biz oda olarak üyelerimiz aracılığıyla esnafa destek olmaya, onları bu yeni döneme hazırlamaya çalışacağız. Genel olarak özetlersek, gerçek usule geçecek esnaf için daha fazla resmi prosedür, daha fazla vergi ödeme sorumluluğu, ancak daha şeffaf ve kayıtlı bir işletme yapısı söz konusu olacak.

Bu değişiklik kimleri etkileyecek? Hangi mükellefler gerçek usule geçecek?


Düzenleme belirli sektör ve faaliyet gruplarını hedefliyor, yani kapsam sadece taksici ve dolmuşçularla sınırlı değil. 2024 yıl sonu TÜİK verilerine göre nüfusu 30 bini aşan ilçelerde, büyükşehir belediyesi olan illerdeki basit usul mükelleflerden aşağıda saydığım faaliyetleri yapanlar 2025 yılı sonu itibarıyla basit usulden çıkarılıyor. Bunlar da 1 Ocak 2026’dan itibaren gerçek usulde vergilendirilecekler:

· Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar

· Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar

· İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar

· Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar

· Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler

· Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler

· Şehir içi yolcu taşımacılığı yapanlar

Yukarıda sayılan tüm bu meslek grupları, eğer büyükşehirlerde 30 bin üzeri nüfusa sahip ilçelerde faaliyet gösteriyorlarsa, artık basit usulden faydalanamayacaklar. Örneğin bir taksi durağı büyük bir ilçede ise oradaki taksiciler, ya da bir marangoz atölyesi imalat faaliyeti yürütüyorsa, 2026 itibarıyla gerçek usule geçmiş olacak. Kimler hariç tutuluyor? Küçük yerleşim yerlerindeki esnaf şimdilik kapsam dışında. Kararda açıkça belirtilmiş: büyükşehir belediyesi olan illerde, nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçelerdeki mükellefler bu kapsamın haricinde tutuluyor. Ayrıca yukarıda saydığımız sektörlerin dışındaki basit usul şartlarını taşıyan esnaflar (örneğin berberler, terziler, küçük çaplı tamirciler eğer imalat işi yapmıyorsa) yine basit usule devam edebilecek. Bir de kararda özel olarak vurgulanan, sabit işyeri olmaksızın gezici şekilde satış yapan seyyar satıcılar var; bunlar mal alım-satımı yapsalar bile sabit bir işyeri işletmedikleri için kapsam dışındalar. Dolayısıyla, köy ve kasabalardaki küçük esnaf ya da pazarcı, seyyar satıcı gibi gruplar basit usul avantajlarından yararlanmaya devam edecek. Ancak saydığımız yedi grup, büyük şehirlerde artık gerçek usule tabi olacak.

Peki bu sistem vergi çeşitliliğini artıracak mı? Yani bu esnaflar daha önce ödemedikleri yeni vergileri ödemek durumunda kalacaklar mı? Artarsa ne gibi vergiler gelecek?


Evet, vergilendirme çeşitliliği kesinlikle artacak. Başlıca yeni ödeyecekleri vergileri şöyle sıralayabiliriz:

· Katma Değer Vergisi (KDV): Gerçek usule geçişte mal veya hizmet satışlarında ilgili oranda KDV uygulanacak ve tahsil ettikleri bu KDV’yi beyan edip devlete ödeyecekler. Örneğin bir lokantacı artık hesap adisyonunda KDV göstermek zorunda kalacak.

· Gelir Vergisi: Basit usul mükellefleri kazançları için gelir vergisi muafiyetine sahipti; fiilen gelir vergisi ödemiyorlardı ve yıllık beyanname vermiyorlardı. Gerçek usulde ise her yıl kazançlarını beyan ederek gelir vergisi dilimlerine göre vergi ödeyecekler. Yani net kârları üzerinden (şu an yürürlükte olan oranlarla %15’ten başlayıp kazanç büyüdükçe artan oranlarda) gelir vergisi ödemeleri gerekecek. Bu, özellikle daha yüksek kazanç elde eden esnaf için önemli bir yeni yük olacak.

· Stopaj (Vergi Tevkifatı): Basit usulde faaliyet gösterenler için vergi tevkifatı (stopaj) uygulanmıyordu. Oysa gerçek usule tabi bir işletme, örneğin işyeri kirası öderken mal sahibine yaptığı kira ödemesinden belirli oranda gelir vergisi kesintisi (stopaj) yapmak zorunda. Aynı şekilde, yanında sigortalı eleman çalıştırıyorsa, çalışan maaşlarının gelir vergisini de stopaj yoluyla kesip devlete yatırmakla yükümlü olacak. Kısacası, daha önce aracılık etmedikleri bu tür kaynakta vergi kesintisi işlemlerini gerçek usule geçince yapmak durumunda kalacaklar.

· Geçici Vergi: Basit usul esnafı, yıl ortasında geçici vergi adı altında bir ödeme yapmaz; çünkü onlar üç aylık kazanç beyan etmezlerdi (yıllık beyanname dahi vermiyorlardı). Gerçek usulde ise yıl boyunca kazanç üzerinden peşin vergi ödemesi uygulaması var. Bu kapsamda, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında üçer aylık dönemlerin kârı üzerinden hesaplanan geçici vergi beyannamesini verip ödeme yapacaklar. Bu geçici vergi, yıl sonunda hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilmek üzere önceden alınan bir tutardır. Bu da basit usulden gelen esnaf için tamamen yeni bir yükümlülük olacak.

Bunların dışında, gerçek usule geçince esnafın vergi levhası alması, yazar kasa (ödeme kaydedici cihaz) kullanması, elektronik fatura veya e-arşiv fatura düzenlemesi gerekebilecek (ciro sınırlarını aştıklarında) gibi çeşitli teknik yükümlülükleri de olacak – fakat en temel yenilikler yukarıda saydığım vergi türleridir. Özetle, basit usulde neredeyse hiçbir vergi ödemeyen bu mükellefler, gerçek usule geçtiklerinde KDV, gelir vergisi, stopaj ve geçici vergi gibi bir dizi vergiyi ödemeye başlayacaklar. Bu, vergi sistemine daha geniş bir katılım anlamına geliyor ve doğal olarak devlet açısından vergi gelirlerinde artış sağlayacak bir adım olarak görülüyor.

Aktardığınız bilgiler için teşekkür ederiz Halil Bey. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben teşekkür ederim. Şunu eklemek isterim: Bu geçiş sürecinde esnafımızın kafasında birçok soru işareti olması doğal. Biz meslek mensupları olarak, bu yeni dönemde küçük işletmelerin yanında olacağız, onları bilgilendireceğiz. Esnafımız da mümkün olduğunca tez zamanda muhasebe altyapılarını kurmaya, belge düzenine alışmaya başlamalı. Düzenlemenin amacı kayıtlı ekonomiyi yaygınlaştırmak ve adaleti sağlamak; umarız ki geçiş süreci de tüm mükellefler için sorunsuz ve hayırlı olur