2.165 ÖRNEKLEM ÜZERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Rapor Bülteni, 141. sayısında Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması (TGSS)’nin Türkiye’de İnanç ve Dindarlık kapsamında yaptığı saha araştırmasını yayımladı. Araştırma, Türkiye genelini temsil eden 2.615 kişilik örneklem üzerinde Olasılıklı Çok Aşamalı Tabakalı Küme Örnekleme yöntemiyle, TÜİK'in nüfus yoğunluğu ve kent-kır sınıflandırması dikkate alınarak 12 İBBS-1 bölgesindeki 26 ilde gerçekleştirildi.
ARAŞTIRMALAR YÜZ YÜZE YAPILIYOR
Elde edilen veriler yüz yüze görüşme (CAPI) ve kendi kendine doldurulan anket (CASI) teknikleri bir arada kullanılarak toplandı. Katılımcı yoğunluğunu önlemek için 589 soruluk geniş kapsamlı ankette, rotasyon sistemi uygulanarak tek bir kişiye en fazla 475 soru yöneltildi.
TGSS’nin cinsiyet, eğitim, yerleşim yeri gibi demografik değişkenlerin TÜİK verileriyle uyumlu şekilde kalbire ettiği istatistik verilerine göre yayımladığı raporda, elde edilen bilgiler ise şöyle sonuçlandı:
TÜRK TOPLUMUNUN YÜZDE 94’Ü ALLAH’A İNANIYOR
Türk toplumunun yüzde 94’ü Allah’a inanırken yüzde 67’si kendini dindar ya da çok dindar olarak tanımladı. Türkiye’de 5 vakit namaz kılanların oranı yüzde 40, ramazan orucu tutanların oranı ise yüzde 76 olarak hesaplandı. Erkeklerin yüzde 76’sının cuma namazını düzenli kıldığı kaydedildi. Cuma namazlarına katılımlar ise hem genç hem de yaşlı nüfusta oldukça yüksek görüldü.
Kadınlarda Allah inancı erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Beş vakit namaz kılan kadınların oranı erkeklere oranla daha yüksek olarak belirlendi. İleri yaş gruplarında düzenli namaz kılanların oranının ise genç nüfusa oranla daha fazla olduğu ölçüldü. Yaş ilerledikçe bireylerin kendilerini daha dindar olarak tanımlama eğilimlerinin artmasının yanı sıra ramazan orucu tutanların da yüzde 84 oranla 18-24 yaş arasındaki vatandaşların olduğu gözlemlendi.
KIRSAL KESİMLERDE ALLAH İNANCI DAHA YAYGIN
TGSS’nin yaptığı anket çalışmalarına göre kırsal kesimlerde yaşayan vatandaşların Allah inancının kent nüfusuna oranla daha güçlü olduğu ölçüldü. Türkiye’nin doğu bölgelerindeki hem inanç düzeyi hem de ibadet pratiği ülke ortalamasının üzerinde iken, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde dinî pratiklerdeki düşüş son derece belirgin.
GENÇLERDE BAŞÖRTÜSÜ TAKMA ORANI DAHA DÜŞÜK
Kırsal alanda yaşayan kadınların başörtüsü takma oranının kentlere kıyasla daha yüksek olduğu belirlendi. Kadınların yüzde 54’ü günlük yaşamlarında düzenli olarak başörtüsü takarken, 18-24 yaş aralığındaki kadınların başörtü kullanımı diğer yaş gruplarına göre daha düşük olarak tespit edildi. Özellikle, lisansüstü eğitim gören kadınlarda başörtüsü kullanımında keskin bir düşüş yaşandığı gözlemlendi.
EĞİTİM SEVİYESİ ARTTIKÇA DİNİ İNANÇ ZAYIFLIYOR
Yapılan saha araştırmasında eğitim seviyesinin Allah inancına olan etkisi gözler önüne serildi. Eğitim seviyesinin artmasıyla Allah’a olan inançta kademeli bir düşüş gözlemlenirken, eğitim seviyesi yüksek bireylerde düzenli namaz kılma eğilimi azaldığı görüldü.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA OLAN GÜVEN OLDUKÇA DÜŞÜK
Eğitim seviyesi yükseldikçe Diyanet İşleri Başkanlığı’na duyulan güven belirgin şekilde azalırken, katılımcıların yüzde 58’i Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenmediği vurgulandı. Cami imamlarına güvenmeyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü.
Toplumun %70’inin dini cemaat ve tarikatlara güven duymadığı sonuçlandı. Erkeklerin Diyanet’e, imamlara ve tarikatlara yönelik güvensizliği ise kadınlardan daha yüksek.
TOPLUMUN YÜZDE 84’Ü LAİKLİĞİN DİNE ENGEL OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR
TGSS’nin sahada yaptığı çalışmalar neticesinde Türk toplumunun yüzde 84’ü laik bir ülkede dinin rahatlıkla yaşanabileceğini söylerken, yüzde 82’si din ve siyasetin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini savundu. Anayasa ve yasaların İslami referanslara uygun olması gerektiği görüşünün doğu bölgelerinde çok daha baskın olduğu görüldü.
Toplumun %78’i dini liderlerin seçimlerde oy kullanımına etki etmemesi gerektiğini düşünürken, Türkiye’de dinin daha az etkisi olması durumunda ülkenin daha iyi olacağı fikrine toplumun %57’si karşı çıktı.Katılımcıların %56’sı anayasanın hiçbir maddesinin Kur’an ile çelişmemesi gerektiği görüşünü desteklerken, medeni kanunun İslam hukukuna uygun olması gerektiğini düşünenlerin oranı ise %48 olarak ölçüldü.
YAŞLILAR GENÇLERE GÖRE DAHA DİNDAR
Saha çalışmasının elde ettiği verilere göre ölümden sonraki hayata inananların oranı yüzde 77, dini mucizelere inananların oranı ise yüzde 75 olarak ölçüldü. Genç nüfus yaşlılara oranla kültürel inançlara daha yakın bulunurken, dini inançların ileri yaşlarda daha baskın olduğu ortaya çıktı.
TÜRKLERİN YÜZDE 69’U NAZARA İNANIYOR
Anket çalışmasından elde edilen verilerde, Türk toplumunun yüzde 69’unun nazara inandığı belirlendi. Büyü, burçlar, fal gibi kültürel inançlar toplum genelinde düşük seviyelerde seyrederken, kadınların dini mucizelere, nazara ve burçlara inanma oranı erkeklerden daha yüksek olarak ölçüldü.