2012 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bilinen 6306 sayılı düzenleme, Türkiye genelinde güvenli konut inşasında yeni bir devri başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda bugüne kadar 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 2 milyon 369 bininde süreç başarıyla tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde ise inşa çalışmaları aralıksız sürüyor. Deprem riskine karşı yürütülen bu devasa seferberlikte Konya, dönüşüm hızıyla ön plana çıkan iller arasındaki yerini aldı.
KONYA DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜ İLLERİ ARASINDA YER ALDI
Deprem riskinin ve eski yapı stokunun yenilenmesi adına yürütülen çalışmalarda Anadolu'nun kalbi Konya, sergilediği performansla dikkat çekiyor. Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, son yıllarda yaşanan depremlerin kentsel dönüşüme olan ilgiyi artırdığına vurgu yaptı. Türkiye genelinde kentsel dönüşümün en yoğun ve başarılı şekilde yürütüldüğü şehirleri sıralayan Ersen; İstanbul, İzmir ve Ankara gibi metropollerin yanında Konya ve Elazığ’ın da dönüşümde ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Konya'da yürütülen planlı çalışmalar, şehri güvenli yapı stokuna sahip örnek merkezlerden biri haline getiriyor.
MEGAKENT İSTANBUL VE ÇEVRE İLLERDE İHTİYAÇ DEVAM EDİYOR
Dönüşüm kapsamındaki bağımsız birimlerin yaklaşık yüzde 47’sini barındıran İstanbul'da 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm kapsama alınırken, 998 bininin dönüşümü tamamlandı. İstanbul genelinde Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece ve Fatih gibi bölgelerde kentsel dönüşüme daha fazla ağırlık verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise vatandaşların dönüşüm talebinin eskiye nazaran belirgin şekilde arttığını kaydederek, plansız ve eski yapıların zaman kaybetmeden yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi.
"HAYALET BİNALAR" DEPREM OLMADAN DA TEHLİKE SAÇIYOR
Dönüşümün yalnızca yeni binalar inşa etmekten ibaret olmadığını belirten uzmanlar, kontrol edilmeyen ve terk edilmiş yapılara karşı uyarılarda bulundu. Kılınçarslan, bu tür binaları "hayalet binalar" olarak nitelendirerek, herhangi bir sarsıntı olmadan dahi parça kopmaları veya kısmi çökmelerin yaşanabileceğine dikkat çekti. Ülke genelinde riskli binaların önceden tespit edilip sisteme dahil edilmesi ve güvenlik önlemlerinin vakit kaybetmeksizin alınması gerektiği vurgulandı.




