Doğal ve organik beslenmenin ön plana çıktığı son yıllarda, yüksek yaylalarda binbir emekle hazırlanan şifa kaynağı ürünler sofralara ulaşmak için gün sayıyor. Bozkır yaylalarında hayvancılıkla geçimini sağlayan Yörük aileleri, bir yandan sürülerini otlatırken diğer yandan kışlık hazırlıklarını sürdürüyor. Günün ilk ışıklarıyla başlayan zorlu yayla temposuna kuşburnu ve keçiboynuzu mesaisi de eklendi.

“DİKENLİ AĞAÇLARDAN TEK TEK TOPLUYORUZ”

Eşiyle birlikte yayla hayatının zorlu mücadelesini göğüsleyen Fatmagül Şahin, bölgenin eşsiz lezzetlerini tamamen doğal süreçlerden geçirerek sipariş üzerine vatandaşlara ulaştırıyor. Kuşburnu marmelatı yapımının büyük bir sabır ve emek gerektirdiğini belirten Şahin, hayvancılıkla ilgilendikleri için zamanlarının oldukça kısıtlı olduğunu ifade etti.

Selçuklu’da öğrenci sağlığı için sıkı denetim!
Selçuklu’da öğrenci sağlığı için sıkı denetim!
İçeriği Görüntüle

Günün kısıtlı zaman dilimlerinde bu meşakkatli süreci yönettiğini dile getiren Şahin, "Öğle saatlerinde hayvanlarla ilgilendikten sonra kalan iki saatlik boşlukta dikenli ağaçlardan kuşburnularını tek tek topluyorum. Akşamları ise sobanın başında oturarak yaklaşık dört beş kova kuşburnunun uçlarını ve saplarını ayıklıyorum. Yıkanan meyveleri odun ateşinde pişiriyorum. Pişirilen kuşburnunun içindeki tüylerin ve kılçıkların tamamen ayrılması için birkaç aşamalı olarak ince eleklerden ve süzgeçlerden geçiriyorum. Kalan ürünü son kez ateşe koyarak marmelat kıvamına getiriyorum" dedi.

TOROSLAR'IN ORGANİK ŞİFA KAYNAĞI

Kuşburnu marmelatının yanı sıra sahil kesiminden temin ettikleri keçiboynuzlarını da Toros Dağları’nın temiz havasında odun ateşinde kaynattıklarını vurgulayan Şahin, doğal metotlarla hazırlanan pekmez ve marmelatların yoğun talep gördüğünü aktardı. Herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan süzgeçlerden defalarca geçirilerek elde edilen geleneksel lezzetler, hem kış aylarında hastalıklardan koruyor hem de bölge halkının aile ekonomisine önemli katkı sağlıyor.

Kaynak: AA