Suça sürüklenme riski altındaki çocukların korunması, adli süreçteki bireylerin topluma yeniden kazandırılması ve ceza adalet sistemindeki caydırıcılığın artırılması amacıyla hazırlanan yeni kanun, çocukların hukuki statülerinden ceza alt sınırlarına kadar pek çok hayati alanda radikal yenilikler barındırıyor.

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM: TERMİNOLOJİDE RADİKAL DEĞİŞİM

Yeni yasayla birlikte çocuk adalet sisteminde yıllardır kullanılan ve çocuk üzerinde damgalayıcı, etiketleyici bir etki yarattığı gerekçesiyle hukukçular ile uzmanlar tarafından eleştirilen temel kavramlar tamamen rafa kaldırıldı. Yapılan kanuni düzenleme kapsamında, yasa metinlerinde ve adli süreçlerde sıklıkla yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi resmi olarak yürürlükten kaldırıldı. Bu ifadenin yerine, çocuğun üstün yararını gözeten, etik ve rehabilitasyon odaklı bir yaklaşımın simgesi olarak "adli süreçteki çocuk" kavramı getirildi. Terim değişikliğiyle birlikte çocukların yargılanma ve soruşturma süreçlerinde psikolojik olarak korunması, toplumsal entegrasyonlarının kolaylaştırılması ve adli merciler önünde yıpranmalarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım adalet sisteminin kurumsal bakış açısını da değiştiriyor.

12-18 YAŞ GRUBUNDA AĞIR SUÇLARA KARŞI CEZA YAPTIRIMLARI ARTIRILDI

Kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu Teklifi’nin en dikkat çeken ve kamuoyunda geniş yankı bulan maddelerinden bir diğeri ise ceza yaptırımlarındaki artış oldu. Suçla mücadelede caydırıcılığı artırmayı ve özellikle illegal yapılanmalar ile organize suç şebekeleri tarafından çocukların suça alet edilerek kullanılmasını engellemeyi amaçlayan yeni düzenleme uyarınca, 12-18 yaş grubundaki çocukların karıştığı ağır suçlara yönelik ceza alt ve üst sınırları yeniden belirlenerek artırıldı. Ağır cezalık suçlar kapsamında değerlendirilen fiillerde ceza indirim oranları ve sınırları yeniden düzenlenirken, adalet sisteminin caydırıcı gücü ön plana çıkarıldı. Kanun koyucular, bu adımla hem kamu vicdanını rahatlatmayı hem de çocukların ağır suç şebekelerinin hedefi haline gelmesini engellemeyi amaçlıyor.

81 ilde okullara 30 bin güvenlik görevlisi alınacak
81 ilde okullara 30 bin güvenlik görevlisi alınacak
İçeriği Görüntüle

ONARICI ADALET VE REHABİLİTASYON SÜREÇLERİ ÖN PLANA ÇIKARILIYOR

TBMM Genel Kurulu’ndan geçerek yasalaşan metin, sadece ceza yaptırımlarını artırmakla kalmayıp adli süreçteki çocukların topluma yeniden kazandırılmasına yönelik destek mekanizmalarını da güçlendiriyor. Yasayla birlikte, yargılama sürecine dâhil olan her bir çocuk için bireysel gelişim, eğitim ve psikolojik destek programlarının uygulanması zorunlu hale getirildi. Suçun tekrarlanmasını önlemek amacıyla koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının kapsamı genişletilirken, uzman psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının adli süreçteki rolleri pekiştirildi. Çocukların ceza infaz kurumlarından ziyade rehabilitasyon ve eğitim merkezlerinde topluma kazandırılması esası korundu. Bu adımlarla çocukların adli süreç sonrasında hayata adaptasyonu hızlandırılacak.

YASALAŞAN DÜZENLEME KAMUOYUNDA GENÇLİK VE ADALET VİZYONUNU GÜÇLENDİRİYOR

TBMM'deki kabulün ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve uygulanması beklenen yeni Çocuk Koruma Kanunu, Türkiye'nin adalet sisteminde çocuk hakları standartlarını üst seviyeye taşımayı vaat ediyor. Yasal düzenleme sayesinde adli süreçteki çocukların hukuki hakları en üst düzeyde güvenceye alınırken, diğer yandan toplum huzurunu tehdit eden ağır suçlarla mücadelede çok daha kararlı adımlar atılacak. Sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve hukuk çevrelerinin görüşleri doğrultusunda biçimlenen yeni kanun, adli makamlar tarafından titizlikle uygulanacak. Kanunun hayata geçmesiyle birlikte adli sistemde çocuk odaklı yeni bir dönem resmen başlamış oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ