İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordineli şekilde sürdürülen fon soruşturması dosyasına giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, sınır ötesine aktarılan devasa meblağları gözler önüne serdi. Finansal piyasalarda geniş yankı uyandıran raporda, Türkiye ile İsviçre arasındaki bankacılık hatlarında gerçekleşen astronomik transferlerin resmi dökümü yer aldı.

Devletin denetim mekanizmaları tarafından adım adım takip edilen para trafiği, yüksek tutarlı sermaye aktarımlarının izini sürerek soruşturmanın seyrini bambaşka bir boyuta taşıdı. Yargı makamlarına sunulan resmi veriler, fon yönetimi ve holding kanadındaki tepe isimlerin uluslararası finans kurumlarıyla olan yoğun para hareketliliğini tüm detaylarıyla belgelemiş oldu.

BANKA HESAPLARINDA MİLYARLIK TRAFİK: İSVİÇRE HATTI MERCEK ALTINDA

MASAK tarafından hazırlanan kapsamlı inceleme raporundaki detaylara göre, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait finansal hesaplar ile İsviçre merkezli köklü finans kuruluşu Edmond de Rothschild Bank bünyesindeki bir hesap arasında devasa bir para akışı gerçekleşti. 1 Eylül 2026 tarihinde kaydedilen bu işlemde, tam 2 milyar 889 milyon TL tutarındaki rekor bir meblağın transfer edildiği resmi kayıtlara girdi.

Devletten vefa borcu: 571 şehit yakını ve gazi kamuda göreve başlıyor!
Devletten vefa borcu: 571 şehit yakını ve gazi kamuda göreve başlıyor!
İçeriği Görüntüle

İncelemelerini derinleştiren uzmanlar, İsviçre hattındaki tek büyük hareketliliğin bununla sınırlı kalmadığını saptadı. Raporun devam eden bölümlerinde, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın bireysel hesabından da benzer şekilde aynı banka kanalı kullanılarak yüksek montanlı bir aktarım yapıldığı tespit edildi. Turhan’ın hesabından 24 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleşen bu finansal işlemin büyüklüğünün ise yaklaşık 1 milyar 198 milyon TL seviyesinde olduğu belirlendi.


KRİTİK ZAMANLAMA İNCELEMEDE: ÖDEMELER KİLİTLENMEDEN ÖNCE AKTARILDI

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve denetçiler açısından dosyadaki en dikkat çekici unsur ise söz konusu milyarlık transferlerin yapıldığı tarihler oldu. Yapılan ayrıntılı takvim analizinde, yurt dışına yönlendirilen bu devasa tutarların, fon sisteminde ciddi aksamaların yaşandığı ve yatırımcılara yapılması gereken iade ödemelerinde temerrüde düşüldüğü belirtilen 15-16 Eylül 2026 tarihlerinin hemen öncesine denk gelmesi dikkat çekti.

Sistemde ödeme krizinin baş gösterdiği ve mali tıkanıklığın resmileştiği tarihlerden kısa bir süre önce milyonlarca liraya tekabül eden bu nakit akışının tamamlanmış olması, soruşturmanın odağını tamamen bu transferlerin niteliğine çevirdi. Başsavcılık kaynakları, yurt dışına çıkarılan bu kaynakların ne amaçla aktarıldığını, yasal dayanaklarını ve fon sahiplerinin mağduriyeti ile doğrudan bir bağının bulunup bulunmadığını netleştirmek adına adli ve idari tahkikatı derinleştirerek sürdürüyor.

Kaynak: Özel Haber