Binlerce yıllık medeniyet kalıntılarının gün yüzüne çıkarıldığı bu önemli bölge, korumasız kalması nedeniyle sokak köpeklerinin barınağı haline gelirken, yaşanan bu manzara hem tarih meraklılarının hem de çevre halkının tepkisini çekiyor.
Milattan önce binlerce yıl öncesine dayanan ticaret yollarının merkezini bulmak ümidiyle başlatılan ve her döneminde heyecan verici keşiflere sahne olan kazıların sessizliğe bürünmesi, bölgenin geleceğine dair endişeleri de beraberinde getirdi. Ortaya çıkarılan eşsiz mirasın doğa şartlarına karşı savunmasız bırakılması, tarihi değerlerin korunması konusundaki hassasiyeti yeniden gündeme taşıdı.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÖNCÜLÜĞÜNDE YÜRÜTÜLEN TARİHİ KAZIDA ROTA DEĞİŞİYOR
Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü koordinasyonunda ilk olarak 2020 yılında ilk kazmanın vurulduğu Üçhöyük arkeolojik alanı, 2024 yılından bu yana Konya Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Koçak’ın başkanlığındaki uzman bir ekip tarafından titizlikle inceleniyordu. Afyonkarahisar Valiliği, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Bolvadin Kaymakamlığı ve Bolvadin Belediyesi’nin güçlü destekleriyle sürdürülen bu bilimsel çalışmalarda, bugüne kadar Anadolu’nun karanlıkta kalmış ticaret tarihine ışık tutacak çok sayıda önemli eser tescil edilerek müzelere kazandırıldı.
Yapılan kazılarda antik dönemin bürokrasisini ve ticari ilişkilerini kanıtlayan mühürler, tekstil sanayisinin ilk izleri sayılan ağırşaklar, maden işçiliğinin zarafetini gösteren bakır ve kurşun iğneler ile küpeler bulundu. Bunların yanı sıra taş bıçaklar, günlük yaşamda kullanılan çanak çömlek parçaları, döküm kalıpları, dinsel inanışları sembolize eden heykelcikler ve devasa erzak küpleri ile yapı kalıntıları da toprak altından çıkarıldı. Tüm bu buluntular, tarihçilerin dikkatini Orta Anadolu'nun en büyük ticaret merkezlerinden biri olan ancak lokasyonu bir türlü netleştirilemeyen efsanevi kent Puruşhanda’ya çevirmişti.
AKAD BELGELERİNDEKİ GİZEMLİ KENT: PURUŞHANDA’NIN ÖNEMİ

Tarihi kaynaklarda adından sıkça söz ettiren Puruşhanda, özellikle Mezopotamya’da hüküm süren Akad Krallığı’na ait yazılı çivi yazılı belgelerde büyük bir öneme sahip. Milattan önce 2000’li yıllarda Anadolu topraklarındaki organize ticaret ağının ana kalbi ve en zengin eyaletlerinden biri olarak tarif edilen bu antik kent, küresel ölçekte arkeologların en çok merak ettiği noktalar arasında yer alıyor. Üçhöyük’te elde edilen her yeni bulgu, bu kayıp metropolün sınırlarının tam da bu bölgede olabileceğine dair güçlü kanıtlar sunuyordu.
Ancak son dönemde kazı merkezindeki faaliyetlerin askıya alınmasıyla birlikte, antik kentin izlerini barındıran parseller adeta kendi kaderine terk edildi. Yaklaşık iki yıldır derin bir sessizliğin hakim olduğu kazı çukurları ve koruma alanları, bakımsızlık nedeniyle tanınmaz hale geldi. Bölgedeki tarihi dokunun zarar görmesinden endişe eden yöneticiler ve vatandaşlar, çalışmaların acilen daha profesyonel bir koruma kalkanı altında yeniden canlandırılmasını talep ediyor.
JAPON ARKEOLOJİ HEYETİ BEKLENİYOR: YENİ PARSELLERDE YENİ BAŞLANGIÇLAR
Kamuoyunda oluşan endişelerin ardından yetkililerden konuya ilişkin resmi bir bilgilendirme yapıldı. Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarından edinilen bilgilere göre, mevcut alandaki çalışmaların tamamen iptal edilmediği, sadece kazı stratejisi doğrultusunda odak noktasının başka bir parsele kaydırıldığı ifade edildi. Mevcut parsellerdeki çalışmaların bu yer değişikliği sebebiyle geçici olarak durdurulduğu ve koruma tedbirlerinin bu geçiş sürecinde aksadığı belirtildi.
Aynı zamanda bölgedeki kazıların uluslararası bir boyut kazanması için de hazırlıklar sürdürülüyor. Yakın dönemde Türkiye’ye gelmesi planlanan uzman bir Japon kazı ekibinin de Üçhöyük’teki çalışmalara dahil olacağı ve yeni belirlenen alanlarda kazıların yabancı heyetle ortaklaşa yürütüleceği öğrenildi. Yeni etapla birlikte hem bölgedeki güvenlik önlemlerinin artırılması hem de modern arkeolojik yöntemlerle kayıp şehir Puruşhanda’ya giden yolda daha hızlı adımların atılması hedefleniyor.




