Çalışma hayatında kıdem tazminatı genellikle işverenin iş akdini feshetmesi durumunda gündeme gelen bir hak olarak biliniyor. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı kapsamında belirlenen şartları yerine getiren çalışanlar, yaş kuralına takılmadan kendi iradeleriyle işten ayrılarak toplu ödeme alma imkanına ulaşıyor. Bu haktan yararlanabilmenin temel koşulu ise aynı işverene bağlı iş yerinde kesintisiz en az 1 yıl boyunca görev yapmış olmak olarak uygulanıyor.

Sigortalılık başlangıç tarihi, tazminat alma koşullarının belirlenmesinde en kritik etken şeklinde öne çıkıyor. 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında ilk kez sigorta girişi yapılan çalışanlar için sistem iki farklı seçenek sunuyor. Bu gruptaki vatandaşlar 25 yıllık sigortalılık süresiyle birlikte 4500 prim gününü tamamladıklarında veya yıla bakılmaksızın 7000 prim gününü doldurduklarında ayrılma hakkını elde ediyor. 1 Ocak 2016 sonrasında iş hayatına girenlerde ise 5400 prim günü şartı aranıyor.

TMO’ya ürün satan çiftçiden depo kirası kesintisine tepki!
TMO’ya ürün satan çiftçiden depo kirası kesintisine tepki!
İçeriği Görüntüle

Sosyal Güvenlik Kurumundan Alınacak Resmi Belgenin Önemi

Yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlayan personelin izlemesi gereken hukuki prosedür resmi yazışmalarla başlıyor. Şartları sağlayan sigortalıların ilk olarak bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik Kurumu merkezine başvurarak kıdem tazminatına esas belgeyi temin etmeleri gerekiyor. Kurum yetkilileri, sistem üzerinden sigortalılık süresini ve ödenen prim gün sayısını detaylıca inceledikten sonra gerekli evrakı düzenleyip başvuru sahibine teslim ediyor.

Söz konusu belgenin işverene sunulmasıyla birlikte hukuki süreç işverenin sorumluluğuna geçiyor. İşverenlerin SGK tarafından düzenlenen bu resmi yazıyı işleme koymama veya ödemeyi reddetme gibi bir yetkisi bulunmuyor. İlgili evrakı alan işveren, personelin çalıştığı toplam yıl kadar hesaplanan kıdem tazminatı tutarını kanuni süreler içerisinde çalışanın hesabına yatırmakla mükellef kılınıyor.

İşten Ayrılış Sürecinde Doğru Sıralama Ve Prosedürler

Uzmanlar, hak kaybına uğranmaması ve hukuki uyuşmazlıkların yaşanmaması adına izlenecek adımların sırasına dikkat çekiyor. Çalışanların istifa dilekçesini vermeden önce mutlaka SGK merkezlerinden kıdem tazminatına esas yazıyı almaları öneriliyor. Önce istifa edip ardından evrak çıkarmaya çalışmak, işveren nezdinde haklı fesih statüsünü riske atabileceği için doğru bir yöntem olarak değerlendirilmiyor.

Alınan resmi evrakın işverene yazılı ve dilekçe eşliğinde sunulması, ayrılış gerekçesinin "emeklilik için gereken prim gün ve sigortalılık süresinin tamamlanması" olarak belirtilmesi önem taşıyor. Fesih bildiriminin noter kanalıyla veya imzalı evrak teslimi şeklinde yapılması, ileride doğabilecek olası anlaşmazlıklarda çalışanın elini güçlendiren resmi kanıtlar arasında yer alıyor.

Kıdem Tazminatı Belgesi İle İlgili Yasal Sınırlar

Çalışanlar arasında sıklıkla merak edilen konulardan biri de bu hakkın kaç kez kullanılabileceği meselesi olarak öne çıkıyor. Mevcut yasal düzenlemelerde Sosyal Güvenlik Kurumundan kıdem tazminatına esas yazının kaç defa alınabileceğine dair kısıtlayıcı bir sınır yer almıyor. Şartları taşıyan her çalışan, yeni başladığı iş yerinde en az 1 yıl çalıştıktan sonra bu hakkını tekrar kullanma imkanına sahip bulunuyor.

İşten ayrılan çalışanların yüzde 100 oranında hak ettikleri tazminat ödemeleri, son brüt ücret üzerinden hesaplanarak ödeniyor. Yasal kesintiler haricinde herhangi bir haksız indirim yapılamıyor. Bu sayede emeklilik yaşını bekleyen milyonlarca sigortalı, finansal planlamalarını yaparken biriken tazminat haklarını güvence altına alarak iş hayatındaki kararlarını şekillendirebiliyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım