Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir tartışılan emekli aylığı hesaplama yöntemleri son dönemde çok sayıda çalışanın odağı haline geldi. Sigortalıların yıllar boyunca SGK sistemine yatırdığı prim tutarları ve gün sayıları tamamen aynı olmasına rağmen, dilekçe verdikleri takvim yılının değişmesi sonucunda bağlanan kök aylıklarda ciddi bir uçurum meydana geliyor. Bu durum, çalışma hayatında aktif olarak yer alan ve emeklilik planı yapan vatandaşlar arasında büyük bir şaşkınlık ve rahatsızlık yaratıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde uygulanan güncelleme katsayısı ve enflasyon verileri, her yılın başvuru şartlarını doğrudan etkiliyor. Bir önceki yılın ekonomik parametreleriyle yeni yılın ilk aylarındaki katsayı uyumsuzlukları, emekli adaylarının alacağı net tutarın belirlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sistemdeki bu matematiksel kurgu nedeniyle aynı unvan ve aynı kazanç üzerinden prim ödeyen iki çalışma arkadaşı, sırf farklı tarihlerde emeklilik dilekçesi verdiği için ömür boyu farklı maaşlar almak zorunda kalıyor.

Kamu Denetçiliği Kurumuna Yapılan Başvuru Süreci Başlattı

Bir vatandaşın 2025 yılı içerisinde emeklilik hakkını kullanarak kuruma dilekçe vermesi, sistemdeki bu büyük gelir kaybını resmi makamların önüne taşıdı. Kendi şartları gereği ilgili dönemde emekli olmak zorunda kaldığını belirten sigortalı, bir önceki döneme kıyasla bağlanan maaşında yaklaşık %30 oranında bir düşüş gerçekleştiğini fark etti. Uğradığı bu hak kaybının hem ekonomik hem de manevi anlamda kendisini zor durumda bıraktığını dile getiren vatandaş, konuyu Kamu Denetçiliği Kurumuna taşıyarak mağduriyetinin giderilmesini istedi.

ATM’den Para Çekmede Yeni Dönem: İşte Güncel Limitler!
ATM’den Para Çekmede Yeni Dönem: İşte Güncel Limitler!
İçeriği Görüntüle

Yapılan bu resmi başvuru, sosyal güvenlik mevzuatındaki tarihsel katsayı farklarının emekli maaşlarına nasıl yansıdığını açıkça gözler önüne serdi. Bireysel başvuru metninde, tamamen aynı şartlara sahip olmalarına rağmen sadece birkaç günlük veya birkaç haftalık takvim farkı sebebiyle daha düşük aylık almaya başlayan binlerce kişinin durumu örnek gösterildi. Yaşanan bu gelişme, emeklilik hakkı kazanmış ancak henüz dilekçe vermemiş yüz binlerce çalışanı da yakından ilgilendiren hukuki ve idari bir süreç haline dönüştü.

Sosyal Güvenlik Kurumu Mevcut Uygulamanın Gerekçelerini Sıraladı

Konu hakkında inceleme başlatan inceleme merciinin bilgi talebi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri detaylı bir açıklama metni hazırladı. Kurum tarafından yapılan bilgilendirmede, emekli aylıklarının bağlama esaslarının yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü ve tarihsel süreçte kanunlarla belirlenmiş kuralların uygulandığı ifade edildi. Sigortalıların talep tarihindeki prime esas kazançları, toplam prim ödeme gün sayıları ve yaş kriterlerinin o günkü yürürlükteki mevzuata göre sisteme işlendiği vurgulandı.

Yetkililer, tahsis talebinin iletildiği tarihte geçerli olan güncelleme katsayısı ve mevzuat hükümleri ne ise hesaplamanın tamamen bu parametreler doğrultusunda yapıldığını savundu. Farklı yıllarda veya dönemlerde yapılan başvurularda ortaya çıkan maaş farklılıklarının sistemin doğal bir sonucu olduğunu belirten kurum, mevcut durumda oluşan bu katsayı farklarını eşitlemeye ya da gidermeye yönelik herhangi bir idari çalışma yürütmediklerini net bir dille bildirdi.

Sadece Bir Aylık Zaman Farkı Yüzde 30 Maaş Kaybına Yol Açıyor

Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yürütülen detaylı incelemeler, emeklilik başvuru zamanlamasının ne kadar büyük bir finansal kayba dönüşebildiğini somut verilerle ortaya koydu. Yapılan teknik analizlere göre, 2024 yılının aralık ayında emeklilik dilekçesini veren bir çalışanın 2025 yılının ocak ayından itibaren almaya hak kazandığı yaşlılık aylığı ile aynı şartlardaki başvurusunu 2025 ocak ayında yapan kişinin alacağı aylık arasında tam %30 oranında net bir fark tespit edildi.

Ortaya çıkan bu durum, sadece bir ay gibi kısa bir süre gecikmeyle dilekçe veren vatandaşların hayatları boyunca çok daha düşük bir emekli aylığı ile yaşamak zorunda kalacağını gösteriyor. Yıllarca aynı prim tutarını ödeyip aynı emek sweatini veren çalışanlar arasındaki bu eşitsizlik, sosyal güvenlik sisteminin adalet duygusunu zedeliyor. KDK tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına iletilen mevzuat değişikliği tavsiyesi, bu eşitsizliğin yasal bir düzenlemeyle giderilmesi gerektiğini vurgulasa da kararların tavsiye niteliğinde olması nedeniyle gözler ekonomi yönetiminin atacağı adımlara çevrilmiş durumda.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım