SAĞLIK

Sadece sıcaklardan sanıyorsanız yandınız! Vücudunuz bu gizli hastalığın alarmını veriyor olabilir

Vücut sıcaklığını dengelemek için ortaya çıkan terleme doğal bir süreç kabul edilirken, hiçbir fiziksel aktivite veya sıcaklık artışı olmaksızın gelişen aşırı terleme günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. Kıyafet değiştirmeyi zorunlu kılacak boyutlara ulaşabilen ve en çok avuç içleri, ayak tabanları, koltuk altları ile yüz bölgesini etkileyen bu durum, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddi sosyal ve psikolojik sorunlara yol açıyor.

Abone Ol

SIRADAN BİR DURUM MU YOKSA GİZLİ BİR HASTALIK MI?

Herhangi belirgin bir neden yokken bile ter bezlerinin aşırı çalışmasıyla karakterize olan bu problem, tıp dünyasında primer ve sekonder olmak üzere iki farklı kategoride ele alınıyor. Herhangi bir hastalıktan bağımsız olarak stres, egzersiz ya da genetik yatkınlıkla tetiklenen bölgesel terlemelerin yanı sıra, vücudun başka bir alarm mekanizması olarak ortaya çıkan türleri de bulunuyor. Özellikle obezite, diyabet, tiroit hastalıkları, menopoz, hamilelik, gut hastalığı, kalp ve solunum yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları ile bazı sinir sistemi bozuklukları, vücudun gereğinden çok daha fazla ter üretmesine yol açan temel gizli nedenler arasında yer alıyor.

ÇOCUKLARDA OKUL BAŞARISINI ERİŞKİNLERDE SOSYAL İLİŞKİLERİ VURUYOR

Aşırı terlemenin bireyler üzerindeki olumsuz etkileri yaş gruplarına göre büyük farklılıklar gösteriyor. Ciltte sürekli nem hissi, kıyafetlerde lekelenmeler, koku artışı ve zamanla gelişen tahrişler ortak belirtilerken, çocukluk döneminde bu durum daha işlevsel sorunlarla kendini belli ediyor. Okul çağındaki çocuklar yazı yazarken kağıdın ıslanması, bilgisayar klavyesi kullanırken zorlanma ya da enstrüman çalarken ellerin kayması gibi problemlerle boğuşuyor. Erişkinlik döneminde ise psikolojik etkiler çok daha ön plana çıkıyor; bireyler el sıkışmaktan kaçınabiliyor ve sosyal ortamlardan tamamen uzaklaşabiliyor. İleri düzey vakalarda eller silindikten saniyeler sonra bile yeniden sırılsıklam olabilirken, el bileklerinde renk değişimleri ve ciltte pullanmalar da gözlenebiliyor.

DOĞRU TEŞHİS İÇİN MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM ŞART

Bu problemi yaşayan kişilerin izlemesi gereken tıbbi rota dahiliye ve dermatoloji polikliniklerinden başlıyor. Hastalığın kaynağının tam olarak belirlenebilmesi için hastanın ayrıntılı öyküsü ve fiziki muayenesi büyük önem taşıyor. Altta yatan başka bir sistemik hastalıktan şüphelenildiğinde ise endokrinoloji, metabolizma hastalıkları veya nöroloji gibi branşlar devreye giriyor. Kan testleri, tiroit fonksiyon tetkikleri, kan şekeri ölçümleri ve kapsamlı hormonal incelemeler sayesinde, terlemeye yol açabilecek diğer kronik bozukluklar dışlanarak en net tanıya ulaşılıyor.

KREM TEDAVİSİNDEN BOTOKSA KADAR KİŞİYE ÖZEL ÇÖZÜMLER

Tedavi protokolü tamamen hastalığın türüne, şiddetine ve etkilediği bölgeye göre kişiye özel olarak şekillendiriliyor. Eğer sorun başka bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, öncelik diyabet veya tiroit gibi temel sağlık sorununun tedavi edilmesine veriliyor. Bölgesel vakalarda ise ilk basamakta ter bezlerinin çıkış noktalarını geçici olarak kapatan krem ve deodorant formundaki ürünler tercih ediliyor. Bu yöntemden yeterli sonuç alınamadığında modern bir alternatif olan botoks tedavisi devreye giriyor. Botulinum toksini, terlemeyi uyaran sinir iletimini geçici olarak bloke ederek özellikle koltuk altı bölgesinde uzun süreli, el bölgesinde ise birkaç ay süren etkili bir rahatlama sağlıyor. Tüm bu uygulamaların yetersiz kaldığı dirençli el ve ayak terlemelerinde ise düşük seviyeli elektrik akımı içeren tedavi yöntemlerinden faydalanılıyor.