Uluslararası enerji piyasaları, Orta Doğu eksenli diplomatik gelişmelerin ve Washington'dan gelen stratejik adımların etkisiyle hareketli bir gün geçiriyor. Brent petrolün varil fiyatı, ABD ile İran arasında bir uzlaşı sağlanabileceğine dair sinyallerin artması ve askeri gerilimin düşürülmesine yönelik yasal girişimlerin ardından kritik eşik olan 95 dolar seviyesinin altına geriledi. Yaşanan bu düşüş trendi, küresel enerji arzına yönelik endişelerin hafiflemesiyle birlikte yatırımcıların risk algısını doğrudan değiştirdi.

Günü 97,81 dolar seviyesinden kapatan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, gün içinde saat 14.53 sularında kapanış değerine göre yaklaşık %3,1 oranında değer kaybederek 94,79 dolara kadar çekildi. Aynı zaman diliminde, ABD iç piyasası için gösterge niteliğinde olan Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı da benzer bir ivmeyle %3,1 azalış gösterdi ve 93,06 dolardan işlem gördü. Piyasalardaki bu ani geri çekilme, bölgedeki jeopolitik risk priminin azaldığını açıkça ortaya koyuyor.

Mayıs ayı enflasyonu açıklandı, faturalar uçuşa geçti!
Mayıs ayı enflasyonu açıklandı, faturalar uçuşa geçti!
İçeriği Görüntüle

Lübnan Ve İsrail Hattında Ateşkes İyimserliği Enerji Piyasalarını Rahatlattı

Orta Doğu coğrafyasında uzun süredir devam eden çatışma ortamının yumuşamasına dair gelen resmi açıklamalar, petrol fiyatlarındaki düşüşün en büyük tetikleyicilerinden biri oldu. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından yapılan açıklamalar, bölgedeki kalıcı barış umutlarını yeniden yeşertti. Avn, tarafların gerekli tüm teminatları sunması ve son onayların tamamlanması durumunda, İsrail ile planlanan ateşkes mutabakatının 24 saat gibi kısa bir süre içinde resmen hayata geçirilebileceğini duyurdu.

Basın mensuplarına yaptığı değerlendirmelerde Washington'da gerçekleştirilen dördüncü tur müzakerelerin önemine değinen Lübnan Cumhurbaşkanı, yayımlanan ortak deklarasyonun kapsamlı bir barış için son şans olduğunu ifade etti. Bu bölgedeki askeri hareketliliğin duracağına yönelik beklentilerin artması, lojistik hatların güvenliğine dair endişeleri ortadan kaldırdı. Savaş riskinin azalması, petrol sevkiyatında kesinti yaşanacağı korkusuyla fiyatları yukarıda tutan spekülatif baskıyı büyük oranda kırdı.

Amerikan Kongresinden Gelen Savaş Karşıtı Adımlar Gerilimi Azaltıyor

Petrol fiyatlarının aşağı yönlü hareket etmesindeki bir diğer majör etken ise ABD iç siyasetinde yaşanan askeri yetki tartışmaları oldu. ABD Temsilciler Meclisi, İran coğrafyasına düzenlenmesi muhtemel askeri operasyonların önünü kesmeyi hedefleyen kritik bir savaş yetkileri tasarısını onayladı. Bu yasal hamle, Beyaz Saray'ın bölgedeki askeri müdahale serbestisini kısıtlayarak sıcak bir çatışma ihtimalini masadan kaldırma yönünde güçlü bir sinyal olarak algılandı.

Oylama sürecinde 4 Cumhuriyetçi meclis üyesinin muhalefetteki Demokratlar ile ortak hareket etmesi, ABD yönetimi içerisinde dahi İran ile sıcak bir savaşa girilmesine yönelik isteğin oldukça sınırlı olduğunu gözler önüne serdi. Benzer bir yasa taslağının ABD Senatosu gündemine de taşınması, Kongre genelinde diplomatik çözümlere verilen desteğin arttığını kanıtladı. Yatırımcılar, ABD'nin askeri seçeneklerden uzaklaşmasını, küresel petrol arzının güvende kalacağının bir garantisi olarak yorumladı.

Washington Ve Tahran Arasındaki Diplomatik Temaslar Hız Kesmeden Sürüyor

Siyasi arenadaki bu yumuşamaya paralel olarak, İran kanadından gelen açıklamalar da piyasaların radarındaydı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD yönetimi ile dolaylı ve doğrudan iletişim kanallarının açık tutulduğunu doğruladı. Her ne kadar müzakere masasında henüz somut ve nihai bir ilerleme sağlanamadığını belirtse de diyalog sürecinin devam ediyor oluşu piyasalara moral verdi.

Diğer taraftan, ABD Başkanı Donald Trump'ın iki ülke arasındaki nihai uzlaşmanın hafta sonuna kadar netleşebileceğine dair iyimser öngörüleri, taraflar arasındaki makasın daraldığına işaret etti. Diplomatik kanalların aktif olarak çalışması, İran'ın enerji sektörüne yönelik yaptırımların esnetilebileceği ve ülkenin ham petrol üretim kapasitesinin yeniden küresel pazara entegre edilebileceği beklentisini doğurdu. Bu durum, arz fazlası oluşabileceği düşüncesiyle fiyatları baskılamaya devam ediyor.

Hürmüz Boğazı Ve Nükleer Mutabakat İddiaları Satış Baskısını Derinleştirdi

Uluslararası basında yer alan bazı kritik iddialar da petrol piyasasındaki satış dalgasının derinleşmesinde önemli bir rol oynadı. The Wall Street Journal gazetesinin ABD'li üst düzey hükümet yetkililerine dayandırdığı haber, pazardaki iyimser havayı zirveye taşıdı. İddialara göre Trump, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete tamamen ve güvenli bir şekilde açık kalmasını içeren geniş kapsamlı bir paket üzerinde çalışıyor.

Söz konusu anlaşma paketinin içeriğinde, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması ve mevcut zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tasfiye edilmesi gibi stratejik maddelerin yer aldığı öne sürülüyor. Dünyadaki deniz yoluyla yapılan petrol taşımacılığının en önemli düğüm noktası olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin garanti altına alınacağı algısı, küresel enerji koridorlarındaki tüm risk senaryolarını boşa çıkardı. Bu küresel gelişmelerin ardından, enerji koridorlarındaki rahatlama ham petrol fiyatlarındaki gevşemeyi kalıcı hale getirdi.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım