Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltan ve piyasa dengelerini bozan aldatıcı ticari uygulamalara karşı yürüttüğü amansız takibi kararlılıkla sürdürüyor. Son dönemde özellikle otomotiv sektöründe yoğunlaşan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini mercek altına alan kurul, gerçekleştirdiği son incelemelerde büyük bir ihlali gün yüzüne çıkardı. Japonya merkezli dünyaca ünlü bir otomotiv devinin piyasaya sürdüğü yeni nesil SUV modeli için hazırlanan reklam kampanyaları, gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle cezai yaptırımla karşı karşıya kaldı. Yapılan teknik ve idari incelemeler sonucunda, firmanın büyük iddialarla tanıttığı donanımların aslında araçta yer almadığı resmen tescillendi.
Reklamda var olan donanımlar sıfır araçta çıkmadı
Söz konusu otomotiv üreticisinin 2025 model prestijli SUV aracı için yürüttüğü küresel ve yerel lansman çalışmalarında vaat edilen pek çok konfor unsurunun, nihai tüketicinin kullanımına sunulan versiyonlarda bulunmadığı anlaşıldı. Reklam panolarında, broşürlerde ve dijital mecralarda aracın standart ya da öne çıkan özellikleri olarak pazarlanan kablosuz şarj ünitesi, arka kol dayama aparatı, acil durumların kurtarıcısı olan stepne ve yolcu konforunu artıran arka koltuk cepleri gibi kritik donanımların araçlarda yer almadığı saptandı. Tüketicilerden gelen geri bildirimler ve kurul müfettişlerinin detaylı incelemeleri neticesinde, ilan edilen özellikler ile satışa sunulan mevcut ürün arasında ciddi uçurumlar olduğu belgelendi. Bu durumun doğrudan tüketiciyi yanıltmaya ve haksız rekabet ortamı yaratmaya yönelik bir hamle olduğuna hükmeden Reklam Kurulu, ilgili otomotiv markasına 863 milyon liranın üzerinde rekor bir idari para cezası kesti.

Aldatıcı reklamla karşılaşan tüketiciler hangi haklara sahip?
Satın aldığı sıfır kilometredeki araçta reklamı yapılan özelliklerin bulunmadığını fark eden bir tüketicinin yasal olarak oldukça güçlü hakları bulunuyor. Uzmanlar, bu tür durumların hukuki literatürde doğrudan ayıplı mal kategorisine girdiğinin altını çiziyor. Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, mevzuatın bu tarz mağduriyetler yaşayan vatandaşlara tam dört farklı seçimlik hak tanıdığını ifade ediyor. Mağdur olan araç sahiplerinin, satın aldıkları aracın tamamen kusursuz olan yenisiyle değiştirilmesini talep etme hakkı bulunuyor. Bunun yanı sıra, eksik olan donanımların firma tarafından tamamen ücretsiz bir şekilde araca sonradan entegre edilmesini de isteyebiliyorlar. Ancak mevcut piyasa koşulları ve lojistik süreçler göz önüne alındığında, en rasyonel ve hızlı çözüm yolunun ayıp oranında bedel indirimi talep etmek olduğu vurgulanıyor. Yani tüketici, araçta bulunmayan kablosuz şarj veya kol dayama gibi özelliklerin piyasa değerini hesaplatarak, ödediği toplam ücretten bu miktarın kendisine iade edilmesini isteyebiliyor.
Hak arama sürecinde reklam kurulu kararları hayati önem taşıyor
Otomobil bayisinden teslim aldığı araçta ilan edilen özelliklerin eksik olduğunu gören vatandaşların izlemesi gereken hukuki yol haritası da netlik taşıyor. Mağduriyet yaşayan kişilerin ilk olarak vakit kaybetmeden Ticaret Bakanlığı bünyesinde görev yapan Reklam Kurulu'na resmi şikayette bulunmaları gerekiyor. Kurulun bu şikayetler üzerine başlatacağı resmi inceleme süreci ve bu sürecin ardından yayımlayacağı gerekçeli karar raporu, adli süreçlerde tüketicinin elindeki en büyük koz haline geliyor. Tüketici Mahkemeleri ya da Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde açılacak tazminat ve bedel iadesi davalarında, devletin resmi kurulu tarafından onaylanmış bu aldatmaca raporu, kesin ve bağlayıcı bir delil niteliği taşıyor. Böylece hak arama mücadelesine giren vatandaşlar, ellerindeki güçlü bürokratik rapor sayesinde haklılıklarını çok daha kısa sürede kanıtlayarak maddi kayıplarını telafi edebiliyorlar. Sektör temsilcileri, benzer mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi adına imza atılan bu rekor cezanın, diğer üreticiler için de çok ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor.




