Çocuklarının en temel eğitim gereksinimlerini karşılamakta zorlanan anne ve babalar, her geçen gün artan okul maliyetleri karşısında ne yapacağını bilemez halde. Ders başı yapılmasıyla birlikte tavan yapan masraflar, ailelerin ana gündem maddesi haline geldi.

BİR ÖĞRENCİNİN SADECE KIRTASİYE GİDERİ 7 BİN LİRAYA ULAŞTI
Eğitim döneminin açılışıyla birlikte ortaya çıkan acı tablo, velilerin cebini yakmaya devam ediyor. Tek bir öğrencinin yalnızca kalem, defter, çanta, boya ve yardımcı materyal gibi en temel kırtasiye masrafının yaklaşık 7 bin TL seviyesine dayanması, eğitim maliyetlerinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Lüks değil, okula başlayabilmek için zorunlu olan bu gereksinimler, özellikle asgari ücretle geçinmeye çalışan ve birden fazla çocuğu bulunan aileleri çaresiz bırakıyor. Çok sayıda veli, evladının okul gereksinimlerini karşılayabilmek adına mutfak harcamalarından, faturalardan ve giyim masraflarından kısmak durumunda kalıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Konya Kadın Kolları, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiğini hatırlatarak, kağıt üzerindeki sloganlar ile ailelerin yaşadığı gerçekler arasındaki tezata dikkat çekti. Gerçek anlamda bir aileyi korumanın yolunun, anne ve babaların kira ile fatura arasında sıkışmadan evladının beslenme çantasını doldurabilmesinden ve masrafları düşünmeden karşılayabilmesinden geçtiği vurgulandı.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ DERİN YARA ALIYOR
Sosyal devlet anlayışına göre eğitimin paranız kadar satın alabildiğiniz bir ayrıcalık değil, doğuştan gelen temel bir hak olduğu ifade edilen değerlendirmelerde, mevcut ekonomik şartların eşitsizliği daha da derinleştirdiği belirtildi. Bir tarafta çocuğunun tüm isteklerini rahatça karşılayan kesim yer alırken, diğer tarafta ay sonunu nasıl getireceğini düşünen milyonların bulunmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi. Devletin görevinin sadece beton binalar inşa etmek olmadığı, o binaların içerisinde her bir çocuğa nitelikli, eşit ve güvenli eğitim ortamı sunmak olduğu aktarıldı. Mali yükün yanı sıra velilerin zihnini kurcalayan fiziki güvenlik kaygılarına da değinildi. Anne ve babaların çocuklarını okula teslim ederken endişe değil güven duymak istedikleri; servis denetimlerinden okul çevrelerinin güvenliğine, yangın ve deprem gibi afet tedbirlerinden fiziki şartların yeterliliğine kadar pek çok sorunun yanıt beklediği dile getirildi.
SAADET PARTİSİ KONYA KADIN KOLLARI’NDAN İKTİDARA ÇAĞRI
Eğitim politikalarının sadece öğrenci sayıları veya inşa edilen okul binaları üzerinden okunamayacağını belirten Saadet Partisi Konya Kadın Kolları, yetkililere açık bir çağrıda bulundu. Yıllık eğitim maliyetlerinin kıyafetten servise, beslenmeden yardımcı kaynaklara kadar tüm kalemleriyle şeffaf şekilde ortaya konulması ve dar gelirli vatandaş üzerindeki bu ağır faturayı hafifletecek kalıcı çözümlerin derhal devreye sokulması istendi. Açlık sınırında hayat mücadelesi veren ailelere sadece çocuk sayısı tavsiyesinde bulunmanın yetersiz kalacağı, o çocukların beslenme, barınma ve geleceğe umutla bakma haklarının güvenceye alınması gerektiği ifade edildi. Eğitimin ticari bir meta olmaktan çıkarılıp her çocuk için ulaşılabilir kılınması ve adaletin henüz okul kapısında başlaması gerektiğinin altı çizildi.




