Türkiye genelinde milyonlarca kadını yakından ilgilendiren tarihi bir yasal süreç resmen başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen 40 maddelik kanun teklifi, hayatını ev işlerine ve aile fertlerinin bakımına adayan kadınların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmasını amaçlıyor. Uzun yıllardır herhangi bir ticari işletmede sigortalı çalışmadığı için yaşlılık döneminde ekonomik güvenceden yoksun kalan ev kadınları, hazırlanan yeni mevzuat sayesinde emeklilik hakkına kavuşuyor. Söz konusu teklif, ev içinde harcanan ancak finansal karşılığı ödenmeyen emeğin resmi olarak sigortalılık süresinden sayılmasını ve pirim giderlerinin devlet tarafından üstlenilmesini öngörüyor.
Toplumsal yaşamda kadınların omuzundaki bakım yükünü hafifletmeyi hedefleyen paket, sosyal güvenlik uzmanları tarafından da devrim niteliğinde bir adım olarak değerlendiriliyor. Yürütülen saha araştırmaları ve istatistikler, Türkiye'de kadınların gün içinde ortalama 4 saat 3 dakika ev işi ve bakım hizmeti üstlendiğini, erkeklerde ise bu sürenin yalnızca 58 dakikada kaldığını gösteriyor. Aradaki bu devasa farkı kapatmayı amaçlayan yasa tasarısı, anayasal sosyal devlet ilkelerine dayandırılıyor. Kadınları aile içi gizli emek kıskacından kurtarmayı hedefleyen kanun maddeleri, sosyal sigorta mevzuatının yanında iş kanunu standartlarını da baştan aşağı değiştiriyor.
Sosyal Güvenlik Sisteminde Tarihi Dönüm Noktası
Meclise iletilen yasal düzenleme, ev hanımlarının geçmişe dönük kayıplarını telafi edecek son derece kapsamlı mekanizmalar sunuyor. Kanun teklifinin öne çıkan maddelerine göre evde yürütülen temizlik ve bakım çalışmaları doğrudan emeklilik hesaplamalarına dahil edilecek. Kadınların geçmiş yıllarda sigortasız geçirdiği tüm süreler için borçlanma hakkı tanınarak yaşlılık aylığı bağlatmasının önü açılacak. Bunun yanı sıra emeklilik için gerekli olan prime esas ödemeler tamamen Hazine kaynaklarından karşılanacak. İsteyen kadınlar kendi imkanlarıyla ek ödeme yaparak ileride alacakları emekli maaşı miktarını artırma şansına da sahip olacak.
Sistem sadece emeklilikle sınırlı kalmayıp genel sağlık sigortası imkanlarını da kapsayacak şekilde dizayn ediliyor. Ev emekçileri ve onların bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri, hiçbir prim ödemesi yapmadan devletin tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilecek. Sakatlık veya iş göremezlik durumlarında ise kadınlara %70 oranında malullük aylığı bağlanacak. Şayet kişi bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda ise bu bağlama oranı %80 seviyesine kadar çıkarılacak. Yaşlılık aylıklarında da yaş şartını tamamlayan vatandaşlar için çalışılan her yıla karşılık emeklilik bağlama oranı %90 sınırına kadar yükseltilecek.
Ev İşçilerine Tam Korumalı Çalışma Güvencesi
Düzenlemenin ikinci büyük ayağını ise başkalarının evine temizlik veya bakım hizmeti sunmaya giden kadınların çalışma şartlarının iyileştirilmesi oluşturuyor. Yeni mevzuatla birlikte ev hizmetlileri üvey evlat statüsünden çıkarılarak İş Kanunu güvencesine tabi tutuluyor. Bundan böyle 30 günden uzun süren tüm ev içi hizmetlerde yazılı iş sözleşmesi yapılması yasal zorunluluk haline geliyor. Sözleşmesiz işçi çalıştıran mülk sahiplerine cezai yaptırımlar uygulanırken, çalışan kadınlar kıdem tazminatı ve ücretli yıllık izin gibi tüm temel işçilik haklarına kavuşuyor.
İş sağlığı ve güvenliği kuralları da ilk kez ev içi çalışma ortamlarında bağlayıcı hale getiriliyor. Ev sahipleri yüksekten düşme riski taşıyan pencere temizlikleri veya tehlikeli kimyasal kullanımı gerektiren işlerde uygun koruyucu ekipmanları sağlamakla sorumlu tutulacak. Ayrıca ev işçilerine yönelik her türlü psikolojik baskı, mobbing, şiddet ve taciz kesin bir dille yasaklanıyor. Mağduriyet yaşayan çalışanların derhal koruma altına alınması hükme bağlanırken, çalışma ortamlarındaki tüm güvenlik standartları devlet denetimine açık hale getiriliyor.
Aile İçin Ücretsiz Destek Ve Mola Hizmetleri
Yasa tasarısı sadece finansal hakları değil, evde bakıma muhtaç yakını bulunan kadınların yaşam kalitesini artıracak sosyal destekleri de beraberinde getiriyor. Evde hasta veya yaşlı bakımıyla ilgilenen vatandaşlara kamu kurumları aracılığıyla ücretsiz psikolojik danışmanlık, bakım eğitimi ve hukuki rehberlik hizmeti verilecek. Sosyal Hizmetler Kanununda yapılacak değişiklikle evde bakım yardımı bağlanırken hane halkı toplam gelirinden ziyade, üstlenilen bakım yükünün fiziksel ve zihinsel ağırlığı temel kriter olarak dikkate alınacak.
Sürekli bakım vermek zorunda olan kadınların tükenmişlik yaşamasını önlemek amacıyla devrim niteliğinde bir mola sistemi hayata geçiriliyor. Kamu eliyle sağlanacak geçici bakım hizmetleri sayesinde bakım veren kişilere yılda en az 30 gün ücretsiz izin kullanma hakkı tanınacak. Bu dinlenme süreçlerinde devlet üstlenici sıfatıyla devreye girerek hastanın bakımını aksatmayacak ve kadınların almakta olduğu hiçbir sosyal yardım veya maaşta kesinti yapılmayacak. Böylece kadınlar sosyal hayattan kopmadan kendi kişisel gelişimlerine zaman ayırabilecek.
Yeni Düzenlemenin Hayata Geçiş Süreci
Kamuoyunda büyük bir heyecan yaratan mevzuat paketinin meclis ihtisas komisyonlarındaki görüşmelerinin ardından kısa sürede genel kurula indirilmesi bekleniyor. Siyasi partilerin ortak paydada buluşması beklenen düzenleme, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği andan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hızlıca uygulamaya konulacak. Başvuru şartları, başvuru mercileri ve borçlanma takvimine ilişkin detaylı rehberler düzenlemenin yasalaşmasının ardından kamuoyu ile paylaşılacak.
Türkiye'nin sosyal güvenlik kapsayıcılığında çığır açacak olan bu adım, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanması yolunda en somut devlet desteği olarak tarihe geçmeye aday görünüyor. Milyonlarca ev hanımı yıllardır verdiği görünmez emeğin karşılığını emeklilik hakkı ve ücretsiz sağlık güvencesi ile alacak. Yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye, ev içi emeğin belgelenip ödüllendirildiği modern sosyal devlet uygulamalarında küresel düzeyde örnek bir modeli hayata geçirmiş olacak.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım





