Kamuda görev yaparken sağlık problemleri sebebiyle çalışma kapasitesinde düşüş yaşayan memurların en çok endişe duyduğu konuların başında emekli aylıkları ve ikramiye tutarları geliyordu. Sosyal güvenlik mevzuatında yer alan düzenlemeler doğrultusunda, mesleki süreçte bünyesinde fonksiyon kaybı oluşan kamu görevlilerinin emeklilik haklarında herhangi bir hak kaybı yaşanmadığı ortaya çıktı. Bu çerçevede görevinden ayrılan personelin maaşı standart emeklilik şartlarıyla tamamen aynı ilkeler doğrultusunda belirlenirken, ikramiye ödemeleri de genel usuller çerçevesinde hesaba katılıyor.
Emeklilik Sandığı mevzuatında doğrudan bulunmayan bu ayrıcalıklı düzenleme, 5510 sayılı kanunun ilgili maddeleriyle eski kanuna tabi kamu görevlilerinin hayatına kazandırıldı. Göreve başladığı dönemde engelli kadrosunda bulunmayan fakat zamanla gelişen sağlık sorunları nedeniyle malullük şartlarını taşıyamayan kamu çalışanları bu imkandan doğrudan yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra işe girmeden evvel sağlık sorunu bulunmasına rağmen engelli statusüyle ataması yapılmamış personeller de bu hukuki haktan eksiksiz şekilde faydalanma imkanına sahip bulunuyor.
Hak Sahibi Memurlar Ve İstenen Gün Şartları
Bu özel emeklilik usulünden 1 Ekim 2008 tarihinden önce memuriyet hayatına adım atan çalışanlar yararlanabilmektedir. Süreçten faydalanmak isteyen personelin yetkili sağlık kurumlarından en az %40 oranında engel durumunu gösteren rapor temin etmesi zorunlu tutuluyor. Göreve başlamadan önce en az %40 oranında engelli olduğunu belgeleyen personelin emeklilik hakkı kazanabilmesi için toplamda 5400 gün prim veya emekli keseneği ödemiş olması yeterli kabul ediliyor.
Çalışmaya başladıktan sonra bedensel veya ruhsal kayıplara uğrayan memurların raporları ise Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından detaylı bir incelemeye tabi tutuluyor. Kurul tarafından belirlenen kayıp oranlarına göre istenen prim gün sayıları değişkenlik gösteriyor. Yapılan değerlendirmelerde çalışma gücü kaybı %50 ile %59 arasında tespit edilenlerin en az 5760 gün yani 16 yıl, kayıp oranı %40 ile %49 arasında kalanların ise en az 6480 gün yani 18 yıl fiili hizmet süresini tamamlamaları şart koşuluyor.
Emekli Maaşının Belirlenme Esasları
Mevzuattaki dayanak yeni sosyal güvenlik kanununda yer alsa da eski memurlar için hesaplama kuralları yine 5434 sayılı kanunun esaslarına göre yürütülüyor. Bu durum sonucunda bağlanan aylıklar ile emekli ikramiyesi miktarında herhangi bir hak kaybı meydana gelmiyor. Kanun metinlerinde geçen terim farklılıkları uygulamada bir mağduriyet oluşturmazken, malullük aylığı ile standart emeklilik aylığının hesaplanma yöntemi birebir aynı çizgide ilerliyor.
Hesaplama aşamasında devlet memurunun sahip olduğu derece, kademe, gösterge ve ek gösterge rakamları temel alınıyor. Bununla birlikte memur maaş katsayısı, kıdem aylığı, taban aylığı ve emeklilik tazminatı gibi tüm mali bileşenler formüle eksiksiz olarak dahil ediliyor. Sağlık durumu gerekçesiyle daha erken ayrılan memurların maaş katsayıları ile genel mali hakları standart emeklilerden hiçbir fark taşımıyor.
Gelir Farkını Oluşturan Temel Etkenler
Farklı emeklilik türleri karşılaştırıldığında hesaplama metodolojisi açısından herhangi bir ayrım bulunmadığı görülüyor. Memurların alacağı aylık ve ikramiye miktarındaki değişkenlikleri oluşturan asıl unsur, kişinin meslekte geçirdiği toplam hizmet süresi ile unvanına bağlı ek göstergesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla aynı derece ve ek göstergeye sahip iki personelden çalışma gücü kaybı sebebiyle ayrılan kişinin maaşı, sırf bu emeklilik türünü seçtiği için düşük belirlenmiyor.
Mevcut sistemde hizmet yılı ikramiye miktarında doğrudan belirleyici rol oynuyor. Çalışma gücündeki kayıp sebebiyle daha az prim günüyle emekliye ayrılan memurlar, toplam hizmet yılları daha kısa kaldığı için ikramiyelerini doğal olarak çalışılan yıl sayısı üzerinden alıyor. Bu durum tamamen prim ödenen sürenin uzunluğuyla ilişkilendiriliyor ve sistemsel bir ceza niteliği taşımıyor.
Başvuru Sürecinde İzlenmesi Gereken Adımlar
Sağlık sorunları nedeniyle bu yoldan ayrılmayı planlayan kamu çalışanlarının ilk olarak tam teşekküllü hastanelerden sağlık kurulu raporu alması gerekiyor. Alınan raporun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından onaylanması ve kayıp oranının kesinleşmesi sürecin ilk ve en kritik aşamasını oluşturuyor. Rapor onaylandıktan sonra memurun mevcut prim gün sayısının gerekli sınırları karşılayıp karşılamadığı inceleniyor.
Tüm şartları sağlayan personelin başvurusu çalıştığı kurum üzerinden resmi kanallarla yürütülüyor. Emeklilik talebinde bulunmadan önce memurların derece, kademe ve ek gösterge durumlarını detaylıca analiz etmesi büyük önem taşıyor. Bazen birkaç ay daha görevde kalarak kademe ilerlemesi sağlamak veya ek gösterge artışından yararlanmak, bağlanacak emekli aylığını kalıcı şekilde yükseltebiliyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




